İlişkili Haberler

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Çetinkaya, TCMB'nin 87. Hesap Dönemi Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda, küresel büyümenin yılın son çeyreğinde yavaşladığını, öncü göstergeler ve beklentilerin orta ve uzun vadede daha düşük büyüme hızlarına işaret ettiğini söyledi.

Ticarete ilişkin korumacılık eğilimlerinin güçlenmesi ve buna bağlı olarak belirsizliğin artmasının küresel büyüme görünümündeki bu yavaşlamada etkili olduğunu değerlendirdiklerini anlatan Çetinkaya, 2018'de küresel ölçekte para politikası normalleşme sürecinin devam ettiğini, yakın dönemde küresel büyüme görünümündeki yavaşlamanın da etkisiyle para politikasının normalleşme adımlarının hız kestiğini bildirdi.

Gelişmiş ülke merkez bankalarına dair 2019 sonu için beklenen politika faizi seviyelerinin önemli oranda aşağı yönlü güncellendiğinin gözlendiğini vurgulayan Çetinkaya, küresel belirsizliklerin devam etmesi ve iktisadi faaliyetteki yavaşlamaya bağlı olarak gelişmiş ekonomilerin para politikası normalleşme sürecinde daha temkinli adımların beklendiğini kaydetti.

Çetinkaya, bu gelişmelerin, 2018'de sermaye akımlarının oynak seyir izlemesine neden olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Finansal piyasalarımızda önemli dalgalanmaların yaşandığı mayıs-ağustos döneminde gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy akımlarında ciddi yavaşlama gözledik. Yakın dönemde ise gelişmiş ekonomilerde para politikası normalleşme sürecinin hız keseceğine dair beklentilerin güçlenmesiyle küresel finansal koşulların ve portföy akımlarının nispeten daha destekleyici seyir izlediğini görmekteyiz. Bununla birlikte küresel likiditeye dair risklerin önemini koruduğunu vurgulamak gerekiyor."

İKTİSADİ FAALİYETTE DENGELENME SÜRECİ

Türkiye'de iktisadi faaliyetin 2016 sonundan itibaren güçlü artış eğilimi sergiledikten sonra 2018'in ikinci çeyreğiyle dengelenme sürecine girdiğini ifade eden Çetinkaya, son dönemde açıklanan verilerin 2018'in ikinci yarısında iktisadi faaliyetteki bu sürecin belirginleştiğini gösterdiğini belirtti.

Yurt içi talebin özel tüketim ve yatırımlardaki gelişmelere bağlı olarak yavaşlarken net ihracatın katkısının iktisadi faaliyetteki ivme kaybını sınırladığını anlatan Çetinkaya, yurt içi talebin mevcut görünümünün ithalat talebini sınırlayan temel etken olduğunu, buna karşılık dengelenme sürecinde mal ve hizmet ihracatı performansındaki iyileşmenin de güçlü katkısının olduğunu söyledi.

Çetinkaya, öncü göstergelerin net ihracatın yıllık büyümeye desteğinin 2019 ilk çeyreğinde de devam ettiğine işaret ettiğini vurgulayarak, bu gelişmelere bağlı olarak 2018 ortalarından itibaren cari işlemler açığında kayda değer iyileşme eğilimi görüldüğünü ifade etti.

"PARA POLİTİKASINDAKİ SADELEŞMEYLE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİĞİ ARTIRDIK"

Geçen yıl enflasyondaki artışın temel belirleyicisinin döviz kuru gelişmeleri ve buna bağlı olarak yılın üçüncü çeyreğinde fiyatlama davranışlarında kaydedilen bozulma olduğunu hatırlatan Çetinkaya, "Bu dönemde petrol ve işlenmemiş gıda fiyatlarındaki arz yönlü gelişmeler de enflasyonu yükseltici etki yaptı. 2018'in son çeyreğinde ise uygulanan koordineli politikalarla döviz kurunun istikrar kazanması ve beklentilerdeki bozulmanın durması sonucu enflasyon dinamiklerinde bir miktar iyileşme gözlendi." diye konuştu.

Enflasyondaki yükselişin beklentiler ve fiyatlama davranışları üzerindeki olumsuz etkilerini sınırlamak ve fiyat istikrarını desteklemek amacıyla 2018 boyunca önemli adımlar attıklarını anımsatan Çetinkaya, para politikasındaki sadeleşme sürecini tamamlayarak öngörülebilirliği önemli ölçüde artırdıklarını belirtti. Bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını politika faizi olarak tanımlayarak Merkez Bankası fonlamasının tamamını bu kanaldan sağlamaya başladıklarını anımsatan Çetinkaya, böylelikle parasal aktarım mekanizmasının güçlendirilmesini hedeflediklerini söyledi.

Ağustostaki kur hareketlerinin fiyat istikrarı üzerinde oluşturduğu riskleri sınırlamak amacıyla eylülde güçlü parasal sıkılaştırma gerçekleştirdiklerini dile getiren Çetinkaya, finansal piyasalarda gözlenen aşırı oynaklık karşısında piyasaların etkin işleyişini sağlamak için finansal istikrar odaklı önlem aldıklarını kaydetti.

Atılan adımlar ve makroekonomik politikalarda artan koordinasyon piyasalardaki oynaklığın sınırlanmasında önemli rol oynadığına dikkati çeken Çetinkaya, fiyatlama belirsizliğinin de azalmasıyla getiri eğrisinin aşağı yönlü eğilimi belirginleştiğini, bu gelişmelerin etkisiyle son aylarda enflasyon göstergelerinin de nispeten daha ılımlı seyir izlediğini bildirdi.

"KURUMSAL DÖNÜŞÜM ��ABALARI KESİNTİSİZ SÜRECEK"

Çetinkaya, geçen yıl kurumsal dönüşüm sürecinin hızlandığı bir dönem olduğuna dikkati çekerek, dönüşüme dair temel vizyon belgesi olan 2019-2021 dönemi Stratejik Planı'nı tamamladıklarını, işlevselliği ve verimliliği hedefleyen yeni organizasyon yapısını yürürlüğe koyduklarını, bankayı geleceğe taşıyacak dönüşümü tasarlarken merkez bankacılığındaki küresel değişimleri izleyerek ve teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek operasyonel süreçleri etkinleştirmeye devam ettiklerini anlattı.

Bütüncül strateji çerçevesinde paydaşlarla iletişimi güçlendirmek amacıyla bir yandan reel sektör temsilcileriyle firma görüşmelerine devam ederken diğer yandan finansal kesimle ve yatırımcılarla teknik içerikli etkileşimleri sürdürdüklerini vurgulayan Çetinkaya, "Fiyat istikrarına yönelik farkındalığı artırmak amacıyla başlattığımız girişimleri yaygınlaştırdık. Büyük veri uygulamalarını tahmin modellerimize ve para politikası karar süreçlerine daha fazla dahil etme yönündeki çalışmalarımızı sürdürdük. Önümüzdeki dönemde küresel ölçekte değişen trendler ve teknolojik gelişimleri yakından takip ederek dönüşüm çabalarımızı kesintisiz olarak devam ettireceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

"FİYAT İSTİKRARI İÇİN BÜTÜN ARAÇLARI KULLANMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Çetinkaya, 2018'de yaşanan dalgalanmalara karşı verilen güçlü ve koordineli politika tepkisinin enflasyon görünümündeki bozulmayı kısmen sınırlamakta etkili olduğunu belirterek, bu dönemde dış talebin nispeten gücünü korurken iktisadi faaliyetin yavaş seyir izlediğini kaydetti.

Bu gelişmeler çerçevesinde cari dengedeki iyileşme eğiliminin belirginleştiğine işaret eden Çetinkaya, Merkez Bankası olarak fiyat istikrarı doğrultusunda ellerindeki bütün araçları etkin şekilde kullanmaya devam edeceklerini bildirdi.

VİDEO: FİYATLAR DÜŞMEDEN ENFLASYON DÜŞER Mİ?

Genel Kurul'da söz alan hissedarlardan Ahmet Mirza, bankanın 1930 yılında 250 bin hisseyle kurulduğunu anımsatarak, bunun 48 binini 100 lira değerinde hisse senedi alan küçük hissedarların oluşturduğunu ifade etti.

Merkez Bankası yönetimini başarılı bulduğunu ve takdir ettiğini dile getiren Mirza, "Merkez Bankası'nın başkanı, yönetimi konusunda hiçbir şikayetim yok. Yönetmelik ve tüzükte bizim ne haklarımız var, onu öğrenmek istiyorum. Haklarımız yıllardır yenmiş, her yıl konu mankeni olarak genel kurula katılıyoruz. 100 lira değerinde hisse senedi alan kişilerden bir kişi bile bu bankada görev almamıştır. İktidarlar bizim hisselerimizi hep Hazine'ye aktarmışlar. 100 liralık hisselerimiz nasıl 1 lira olmuş, anlayamıyorum. En azından bankanın hissedarları adına bir tesis yapılsa, başarılı çocuklarımız yurt dışına eğitime gönderilse, fena mı olur?" diye konuştu.

Hissedar Jale Yazıcıoğlu ise babasının 42 hisseyle Merkez Bankası'na ortak olduğunu belirterek, "Senelerdir temettü almadığım halde 15 gün önce Merkez Bankası'na gittim ve 2016-2017 senelerinin temettülerini aldım. İki yıl için 48 kuruş. Bu kadar çok parayı nasıl taşıyacağımı bilemedim" ifadelerini kullandı.

"HİSSEDARLARIMIZIN TÜM KAYITLARINI CANLI TUTUYORUZ"

Hissedarların eleştirilerini yanıtlayan Çetinkaya, her genel kurulda, hissedarların sermaye ve kar dağıtımına ilişkin eleştirilerini değerlendirdiklerini söyledi. Bu kapsamda Merkez Bankası'nın kuruluş sürecinden, bugüne kadarki yapılanmasına dair bilgilendirme notu hazırlayıp hissedarlarla paylaşacaklarını dile getiren Çetinkaya, "Yıllar içinde erişim zorluğu yaşamış bir miktar hissedar var ama biz bütün kayıtlarımızı canlı tutuyoruz ve varisler kanalıyla da bilgilendirmeler yapmaya çalışıyoruz" diye konuştu.

Merkez Bankası hakkında hissedarların şikayete konu ettiği hususların kanuni düzenleme gerektirdiğine işaret eden Çetinkaya, "Bu kapsamda geçtiğimiz yıllarda da aslında birçok değişim ve bilgilendirmeler oldu. Toplantıdaki konunları sizden gelen değerlendirmeler ve taleplerle birlikte ilgili makamlarla paylaşacağız" ifadesini kullandı.

Merkez Bankası olarak akademik çalışmalara destek programları çerçevesinde katkı sağlamaya çalıştıklarını vurgulayan Çetinkaya, bu konuda ilave bilgilendirmelere ihtiyaç olduğunu belirtti.

Kurumsal sosyal sorumluluk konularında Merkez Bankası'nın yıllardır devam ettirdiği çabalar olduğunu hatırlatan Çetinkaya, bu konuda yeni önerilere açık olduklarını kaydetti.

Konuşmaların ardından 2018 yılına ait bilanço kar ve zarar hesabı ile kar dağıtımına ilişkin teklif onaylandı. Banka Meclisi üyeleri ile Denetleme Kurulu da ibra edildi.

Genel Kurul toplantısı, boşalan Banka Meclisi ve Denetleme Kurulu üyelikleri için yapılan seçimin ardından sona erdi.