Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Kamu Politikaları Eğitim ve Araştırma Enstitüsü Direktörü Ümit Özlale ile Araştırmacı Ayşegül Dinççağ tarafından hazırlan "AB Pazarındaki İhracat Kayıpları" başlıklı politika notunda, parası değer kaybeden Türkiye'nin pazar payı gerilerken, parası değer kazanan Çin'in artırıldığı belirtildi.

Notta, küresel krizle beraber Türkiye'nin ihracat performansının çok olumsuz etkilendiği, kapsamlı bir ihracat stratejisinin eksikliği sonucunda ihracatçıların yaşadığı finansman sıkıntısı gibi birçok olumsuzluğun krizden toparlanma sürecinde Türkiye'yi dünyanın gerisinde bıraktığı ifade edildi.

Ekim 2008-Eylül 2009 döneminde önceki yılın aynı dönemine göre dünyadaki toplam ihracatın yüzde 26, Türkiye’nin ihracatının ise yüzde 27 azaldığı kaydedilen çalışmada, "2009 yılının son çeyreğinden itibaren dünya ihracatında yaşanan toparlanmaya Türkiye eşlik edemedi. Bu dönemde dünyada toplam ihracat yüzde 27 arttığı halde Türkiye'de sadece yüzde 7'lik bir artış kaydedilmiştir" denildi.

EKSEN KAYMASI
Politika notunda, ihracatın bölgesel dağılımında 2008-2009 arasında AB'nin payının yüzde 48'den yüzde 46'ya düşerken, Ortadoğu, Asya ve Kuzey Afrika'ya yapılan ihracat payının artmış olmasına dikkat çekildi ve şu ifadelere yer verildi:

"Bu dağılımdaki değişmenin nedenlerinden biri dünya ticareti içinde AB pazarının payının düşmesi ve AB pazarındaki daralmaya politika tepkisi olarak Hükümet’in ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi yönündeki faaliyetleridir. Üzerinde hak ettiği kadar fazla durulmayan bir başka etken ise çok uluslu şirketlerin ya da bu şirketlerle iş yapan yerli firmaların uzmanlaşma

stratejilerindeki değişim sonucunda üretimlerini AB pazarından diğer pazarlara kaydırmalarıdır. Bu açıdan, küreselleşme sürecinde yeniden tanımlanan şirket stratejileri sonucunda AB'den diğer pazarlara doğru bir eksen kaymasının yaşandığından da söz edilebilir."

İHRACAT KAYIPLARI İÇİN KUR DIŞINDA ÇÖZÜMLER ARANMALI
TEPAV’ın çalışmasında kurun dış ticaret dengelerini olumsuz etkileyecek ölçüde değerli olduğu savı da ele alındı. TL'nin, 2008’in son çeyreğinden 2009’un ilk çeyreğine kadar diğer para birimleri karşısında reel bazda değer kaybettiği, sonraki dönemde kurda değerlenme olsa da TL’nin henüz kriz öncesindeki değerine ulaşamadığına dikkat çekilen çalışmada, şöyle denildi:

“AB'ye ihracatta kur dinamiklerinin etkili olduğu savı, en azından kriz öncesi ve sonrasını kapsayan dönem için desteklenmemektedir. Para birimi değer kaybeden Türkiye, Tayvan ve Kore’nin pazar paylarının azalması, para birimi değer kazanan Çin, Endonezya ve Singapur’un ise pazar paylarının artması ihracatın döviz kuru dışında yapısal faktörler tarafından da etkilendiği

anlamına gelmektedir. Bu sonuç ihracat kayıpları için kur politikası dışında da çözümler aranması gerektiğini göstermektedir."