Aylık iş ve ekonomi dergisi CNBC-e Business, Türkiye’nin cari açığında en büyük role sahip, sektör, ürün ve iş kollarını belirledi. Petrolün rolü bilindiğinden, enerji dışı kalemlerdeki durumu inceleyen derginin haberinde şu ifadeler yer aldı:

Türkiye, krizden az etkilenen ülke olarak bütün dünyanın dikkatini çekti. Dünya basınında, bu başarıyla ilgili pek çok olumlu yazı yayınlandı, iş ve finans çevrelerinde toplantılara, konferanslara ve üniversitelerde akademik çalışmalara konu oldu. Ama son dönemde bu parıltının üzerine gölge düştü. Cari açığın hızla büyümesi, yani ciddi oranda döviz açığı verilmesi bir türlü önlenemiyor. Gerçi, Türkiye tarihinde her zaman bir döviz açığı problemi yaşandı. Ama bu kez durum farklı gibi görünüyor.

Cari açık 2010 yılında 48.5 milyar doları aştı. Oysa çok değil, geçtiğimiz yılın başlarında 2010 için beklenen rakam sadece 22.3 milyar dolar düzeyindeydi.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) dış ticaret verileri, 2010 yılında 71 milyar dolarlık dış ticaret açığı verildiğini ortaya koyuyor. Bu açığın bir kısmı net turizm gelirleri, net müteahhitlik gelirleri gibi girdiler sayesinde kapatılsa da yeterli olamıyor.

Peki dış ticaret açığına, dolayısıyla cari açığa en büyük katkıyı hangi sektörler yapıyor? Bu sorunun cevabını, TÜİK’in fasıllar bazında dış ticaret verilerinde aradık .

UÇAK ALIMLARI AÇIĞI ARTIRDI
71 milyar dolarlık dış ticaret açığında en büyük pay 38.5 milyar dolara yakın ithalatın gerçekleştiği petrol dahil fosil yakıt ve türevlerine ait.

4.5 milyar dolara yakın ihracatın gerçekleştiği bu fasılda net açık yaklaşık 34 milyar dolar. Yani 71 milyar dolarlık toplam ticaret açığının yüzde 50’sine yakın.

Aslında 2009 yılında bu sektörün toplam ticaret açığı içindeki payı (25 milyar dolar) çok daha yüksekti. Ancak o yıl toplam ticaret açığı 38.7 milyar dolar olduğu için fatura 2010’daki kadar can yakıcı olmamıştı...

Türkiye’nin “enerji açığı olmasa cari açık da olmaz” cümlesi sık sık kullanılır. O halde enerji faslının ticaret açığı içindeki payına alışılmış bir durum gözüyle bakıp diğer fasıllara bakalım...

Enerji faslı dahil 15 sektör geçtiğimiz yıl 1 milyar dolar ve üzerinde net ticaret açığı vermiş durumda.

Bunlar arasında metal, makina, demir çelik, elektrikli gereçler, plastik, organik kimyasallar, eczacılık ürünleri, optik ve tıbbi aletler, hava-uzay araçları, bakır ve mamulleri, pamuk ipliği, pamuklu mensucat, kağıt karton, yağlı tohumlar, deri kimyasalları gibi sektör, ürün ve faaliyet kolları yer alıyor.

Bunlar arasında, bir önceki yıla göre net açık rakamının en çok arttığı kalemlerin başında, açık rakamının yüzde 274 arttığı “hava taşıtları ve parçaları” faslı geliyor. Sonuçta çok hızı büyüyen hava yolları sektörü cari açığı da aynı hızla büyütüyor. THY’nin başarısı, uçak alımlarının hızlanması, filonun güçlenmesi hoşumuza gidiyor ama madalyonun diğer yüzü de var. Uçak yedek parçalarının neredeyse tamamının ithal olması da şüphesiz olumsuz bir faktör. THY yönetiminin bir süredir, yedek parçaların bir kısmını Türk sanayicilerine yaptırmaya gayret ettiğini de vurgulayalım.

Uçak ve aksamlarını, yüzde 136’lık artışla “pamuk, pamuk ipliği ve pamuklu mensucat” faslı izliyor.

FAZLA VERENLER DE VAR
Türkiye’de net ticaret fazlası veren 36 fasıl var. 1 milyar dolar ve üzerinde net fazla verilen kalem sayısı sekiz ile sınırlı. Bunlar arasında, tekstil ana başlığı altında toplanabilecek kalemler ağırlıklı bir yer tutuyor. 6.7 milyar dolarlık net ticaret fazlası veren örme giyim eşyası ve aksesuvarları, 3.1 milyar dolar fazla veren örülmemiş giyim eşyası ve aksesuvarları, 1.6 milyar dolar fazla veren mensucattan mamul diğer eşya, kullanılmış eşya ve paçavralar, 1.1 milyar dolar fazla veren halılar ve diğer yer kaplamaları başı çekiyor. 1 milyar dolar sınırının altında da kalsa, yaklaşık 900 milyon dolarlık fazla ile örme eşyayı da bunlara eklemekte yarar var.

Sebze ve meyveye dayalı işlenmiş gıdada da 1.4 milyar dolarlık net ticaret fazlası var.

Net açık verilen demir çelik ana kalemine karşın, Türkiye, demir ve çelikten eşya faslında ticaret fazlası (2.9 milyar dolar) veriyor. Çimento, mermer, tuz, kükürt gibi toprağa dayalı ya da topraktan çıkarılan ürünlerde de 2.2 milyar dolara yakın bir fazlalık söz konusu...

Bakalım hükümet cari açığı azaltmak için ne tür formüller bulacak? Kriz sonrası doğrudan yabancı sermayeyi çekmek için yeni uygulamalara mı gidecek, Merkez Bankası’nın katkısıyla döviz kuru işlemleriyle mi sonuç alacak? Ya da yeni, farklı bir yol mu bulacak.

Belki bugün için biraz hayal ama cari açığın tek çözümü, eğer iyi bir petrol damarınız yoksa, iyi bir yüksek teknoloji ülkesi olmaktan geçiyor. Petrolsüz olup cari fazla veren ülkelerin hepsinin ortak yönü bu.

DENGEYİ BOZAN ÖNEMLİ DIŞ TİCARET KALEMLERİ

12 MİLYAR DOLAR
Ekonomik büyüme yatırım malı ithalatını artırdı. Bu durum, “kazan, makina ve cihazlar, aletler ve parçaları” kalemindeki net dış ticaret açığını yüzde 32 artışla 12 milyara yaklaştırdı.

7.3 MİLYAR DOLAR
Sanayi üretimindeki hızlı artışla inşaattaki hareketlilik, demir çelikteki ithalatı artırdı. Bunun etkisiyle demir çelik faslındaki net ticaret açığı yaklaşık ikiye katlandı ve 7.3 milyar doları buldu.

7 MİLYAR DOLAR
Yatırımlar, yatırım malları ithalatını artırdı. Bunlar arasında yer alan “elektrikli makina ve cihazlarla bunların aksam ve parçaları” ithalatı da hızlı büyüdü. Bu fasıldaki net ticaret açığı yüzde 26 artışla 7 milyar doların üzerine çıktı.

6 MİLYAR DOLAR
Sanayi üretimi başta olmak üzere ekonomik faaliyetlerdeki büyüme, plastik ve plastik eşya ithalatını da patlattı. Bu kalemdeki net ticaret açığı yüzde 56 artışla 6 milyar doları aştı...

3.8 MİLYAR DOLAR
Modern tarım yatırımları artarken “organik kimyasallar” ithalatının da yüzde 30’a yakın artması şaşırtıcı değil. Aynı şekilde bu alandaki net ticaret açığı da yüzde 30’a yakın artışla 3.8 milyar dolar seviyesine çıktı.

3 MİLYAR DOLAR
Sivil havacılıktaki hızlı büyüme uçak ve uzay araçlarıyla bunların aksam ve parçalarının ithalatını artırıyor. Bu kalemdeki net açık bir önceki yıla göre yüzde 274 artarak 3 milyar dolara yaklaştı.