CNBC-e Tüketici Güven Endeksi, Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 6.5 oranında artış gösterdi.

Haziran ayında benzer bir oranda düşüş gösteren endeksin Temmuz ayında hızlı bir toparlanma gösterdiği izleniyor. Bu güçlü toparlanma Temmuz ayı CNBC-e Tüketici Güven Ön Endeksinde de izlenmiş ve endeks yüzde 8,2 oranında artış ile 104.58 değerini almıştı.

Endeksin detaylarına bakıldığında, artışın özellikle gelecek 12 aya ilişkin beklentilerdeki iyileşmeden kaynaklandığı anlaşılıyor. Bu çerçevede, CNBC-e Tüketici Beklenti Endeksi bir önceki aya göre yüzde 11 artarak 88.46 değerini aldı.

Mayıs ayındaki düşüşün temel nedeni de beklentilerdeki kötüleşmeydi. Mevcut dönemin dayanıklı ve dayanıksız tüketim malları ile konut ve otomobil almak için uygunluğunu ölçen CNBC-e Tüketim Eğilimi Endeksi ise bir önceki aya göre yüzde 1.5 düşüş gösterdi. Mayıs ayına göre ise çok sınırlı bir artış oldu.

Tüketici Güven Endeksi’nde son iki ayda gözlenen ters yönlü ve sert olan iki hareketin beklentilerdeki hızlı oynaklıktan kaynaklandığı anlaşılıyor. Mayıs ayının ikinci yarısından Haziran ayının sonuna kadar geçen dönemde jeopolitik gelişmeler, iç siyaset ve artan terör eylemleri gibi faktörler beklentileri olumsuz etkiledi. Aynı dönemde, özellikle AB ekonomisine ilişkin yaşanan sorunların had safhaya çıkması finansal piyasalarda türbülansa neden oldu, döviz kurları ve faizler artarken borsaların düşmesine yol açtı.

Endeks sonuçlarını değerlendiren Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erhan Aslanoğlu şunları kaydetti: "Haziran ayında hem finans piyasalarında hem ekonomi dışı faktörlerde yaşanan olumsuzluğun, Temmuz ayında azaldığını gözlemledik. Tüketici Güven Endeksi’nin yükselişinde bu gelişmelerin etkili olduğunu düşünüyoruz. Son veriler, tüketici güveninde bir önceki ay yaşanan bozulmanın şimdilik geçici olduğuna işaret ediyor. Veriler, aynı zamanda yaşanan belirsizliklerin tüketici beklentilerini çok oynak ve kırılgan bir hale de getirdiğine işaret ediyor. Son aylarda beklentilerdeki oynaklığa karşın tüketim eğiliminin çok değişmemesi de bunu gösteriyor diye düşünüyoruz."