Toplumun tamamını ilgilendiren bir düzenleme bugün Meclis gündemine geliyor.

Tüketicileri, tüketicilere mal ve hizmet satanları çok yakından ilgilendiren yasa tasarısı genel kurulda görüşülmeye başlanacak.

Yaklaşık 2.5 yıldır üzerinde çalışılan Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Tasarısı’nın en güncel maddesi, kredi kartı aidatları. Konuyla ilgili, NTV yayınına katılan Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı açıklamalarda bulundu.

Bakan Yazıcı, mevcut kanunun 1995 tarihli olduğunu, dünyanın geldiği noktanın yeni düzenlemelere gereksinimi ortaya çıkardığını, bu amaçla uzmanlar, paydaşlar ve akdemisyenlerle yapılan müzakelere sonucu yeni bir kanun kanaatine varıldığını söyledi.

2011’in ekim ayında başlatılan çalışmanın bugün Meclis Genel Kurulu gündemine geleceğini söyleyen Yazıcı, çok geniş kapsamı olan tasarının en çok konuşulan kısmının banka – tüketici ilişkileri olduğunu söyledi.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı'nın, NTV Ankara İstihbarat Şefi Ahmet Ergen'in sorularına verdiği yanıtlar şöyle;

Nasıl bir ihtiyaçtan doğdu bu düzenleme ve ne gibi yeni düzenlemeler içeriyor?
Bugün 4077 sayılı Tüketicinin korunması kanunu 95 tarihli. Dünyada ticaretin gelişmesine paralel olarak üretimin çeşitliliği itibariyle tüketici hakları bakımından da gelişme süreci yaşanıyor. Tüketici bilinçleştikçe bu düzenlemelere ihtiyaç artıyor. Tabi Türkiye'de de ticaretin büyümesi, tüketicinin bilinçleşmesi, ve gümrük birliğini başladığı süreçleri de içine katarsak üyelik müzakeresi süresi içinde fasılların müzakeresi kapsamında tüketicisi hukuk alanında düzenlemeler müzakere konusu ediliyor. Hem uygulamada rastladığımız sıkıntıları ortadan kaldırmak, mevcut ticari yöntemleri de değişiyor tabi internet üzerinden ticaret yapılıyor filan bütün bunları dikkate aldığımız da mevcut kanun ihtiyaçları karşılama bakımından eksik kaldı. Sonuçta yeni baştan bir tüketici koruma kanunun yapılmasının daha doğru olacağı kanaatine vardık. 2011 yılı Ekim ayında başlattığımız çalışmayı bu sene mecliste ilgili komisyondan geçti 9 kısım 88 maddeden oluşan tasarı inşallah bugün meclis genel kurulunda görüşülmeye başlanacak.

Özellikle vatandaşların bankalarla olan ilişkileri konusunda çok ciddi yenilikler var. Burada ne tür yeni hükümler devrede olacak yeni yasayla?
5411 Sayılı Bankalar Kanunu var ve faizin belirlenmesi görevi BDDK’ya bırakılmış. Ama bankaların faiz dışı gelirleri var birde. Buna ilişkin hiçbir sınırlama hiçbir düzenleme yok. Ücretlerin tavanının ne olacağı gibi bir düzenleme yok. Bankalar bu alanda istedikleri gibi planlıyor ve icraata koyuyor. Türkiye'de 56 bin 500 dolayında kredi kartı kullanılıyor. 96 milyon 400 bin dolayında da banka kartı kullan var. Aşağı yukarı 153 milyon dolayında oluyor toplamı. Bankalar bu kartlar altından değişik isimlerle ücretler alıyorlar. 30 kalemdi bunlar şu anda da 64-65 dolayına çıkmış bulunuyor. Elbette bu alan düzenlemeye muhtaç bir alan. Banka ticari bir müessesedir yaptığınız hizmetin karşılığını almayın demeyiz. Ama yaptığınız hizmetin bedelini alırken eski deyişle küfür, yeni deyişle denk hukuk diliyle de ölçülü olması gerekiyor.

Bu 65 kalemin tamamı devam edecek mi?
Yasada faiz dışı hangi hizmetlerden ücret alınacağını gümrük ticaret bakanlığının görüşünü almak şartıyla bankacılık düzenleme denetleme kurulu belirleyecek. Burada bir tarife yapmaktan kaçındık. Bir tarife yapsaydık bu defa bütün bankalar ortada bir tarife var diye olduğu gibi uygulayacaklardı. Alınacak ücretleri de bankalar arası rekabet kurulu belirleyecek. Nitekim bazı bankalar bu tasarının tartışılmaya başlandığı zaman buna benzer uygulama yapıyorlar. Haksız rekabet olduğu zaman rekabet kurulu devreye girer tabii ki.

Kredi kartları banka kartları boyutunda aidat konusu çok tartışmalı.
Biz bankalara finans kuruluşlarına hizmet yapın kart vermeyin, ya da sadece şu kartları verin diyemeyiz. Kredi kartı hizmeti sunan bankalar veya katılım bankaları hiçbir ücret almayacakları bir kredi kartı türünü de tüketiciye sunmak zorunda. Tüketici ücret ödemek istemiyorsa o kartı alacak diğerlerini almayacak. Ama bankalar onun dışında bir takım özellikler yüklemek suretiyle özendirici bir takım kartları da devreye sokacaklar. Yalın kart konusunda da oluşacak rekabet piyasası bu alandaki ihtiyaçları karşılayacak diye düşünüyoruz.

Bazı kurallar mevcut durumda da var ama özellikle vatandaşların bilgilendirilmesi konusunda eksikler olduğu şikayetleri var. Bu söylediklerinizin yapılmaması durumundaki yaptırımlar neler olacak acaba?
Birçok yaptırım var ben şimdi hepsini tek tek sayamam burada. Tabi ki bu yeni tasarının mantığında burada ön görülen düzenlemelere uymayanlar konusunda idari yaptırımlar öngörülüyor. Ben idari yaptırımların etkinliği çok seri uygulamaya konulmasıdır. Birde sözleşmelerdeki küçük harflerle ilgili harf en az 12 punto olması öngörülüyor, okunabilir olması gerekiyor. Kredi kartı sözleşmelerinde süreçlerde krediyi kullandıran tüketici aleyhine herhangi bir şart değişikliğine gidemeyecek lehine olanlar uygulanacak tabi.

Konut kredilerinde maketten satış en çok konuşulan. Bu yasada maketten satış konusunda düzenleme var.
Bir kere inşaat ruhsatı alınması şart. Tüketicinin hukukunun korunması bakımından da bir sigorta müessesi getiriyoruz. Sigortalamaya ilişkin ikincil düzenlemeyi hazine müsteşarlığı bünyesinde bulunan sigorta genel müdürlüğü var onlar tarafından yapılacak, ama inşaattaki konut sayısı ve diğer verilerle ilgili düzenlemeyi bizim bakanlığımız yapacak. Bir banka üzerinden kredilendirme yapılmışsa zaten orada krediyi kullandıran banka veya finans kurumu tarafından garanti altına alınmıştır. Mesela 30 ay içinde konutu teslim edilmemesi halinde gayrimenkulün bedeli kadar ceza ödemek zorunda kalıyor. Tabii, bu sektörü batırma riski olan bir şey olduğu için süreleri 36 aya çıkardık.

Birden çok taksiti ödemek veya tamamını kapatmak kredinin konusunda yeni haklar geliyor ama neler sağlıyor yeni tasarı?
Bu tür kredi kullandırmalarda kredileri tamamen kapatmanız halinde bankalarla sorunlar yaşanıyor. Biz bu alanı yeniden düzenliyoruz. Taksitlerini planlanmış süreden önce ödemesi halinde ona göre bir yaptırım uygulanmayacak ancak yapılan masraflar nedeniyle toplamının yüzde 2’sini aşmamak suretiyle bir tazminat ödeme kredi verene gerekecek. Burada finans kuruluşları kredileri kullandırılırken bir planlama yaparlar. Düşünün bütün tüketiciler bankalardan kullandıkları bütün kredileri erken öderlerse banka bir zarar uğrayacaktır.

Taklit olarak tanımladığımız ürünleri önleyecek ne gibi maddeler olacak? Özellikle gıda konusundaki taklit ürünlerde cezada bir artış var mı?
Buradaki cezaları tabi fiili ağırlığa etkisine göre arttırmış bulunuyoruz. Bir defa tüketici ne yiyor ne içiyor zaten gıda kodeksi kanunu da bu taklit konusunda önemli düzenlemeler getirdi. Üreticilerin veya tedarikçilerin bu ürünleri arz ederken bu kurallara uygun davranmadığı elbette denetleyeceğiz. Bu alanlardaki ihlalleri ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Markaları korumayı da hedefliyoruz biz burada. Bir şahsın ürettiği ürünün büyük firmalar tarafından satılması halinde onun bilinirliliği ortadan kalkıyor. Tüketici neyi tükettiğini ne zaman tükettiğini neleri içerdiğini bilmesi de önem taşıyor.

Bu tüketici hakem heyetleri konusunda nasıl çalışacaklar ve şikayetleri giderme açısından yeni haklar getirecek mi?
Tüketici sorunları hakem heyeti ismini bir defa değiştiriyoruz. Tüketici hakem heyetleri şeklinde dönüştürüyoruz. Bütün il merkezleri ve ilçelerde bulunuyor. Belli miktarda tüketici ile tedarikçi veya üretici arasındaki ihtilaflara bakan bunları çözümleyen idari mekanizmalardır. Örneğin 2012 yılında tüketici hakem heyetlerini 446 bin başvuru olmuş 263 bin tanesi banka kredileri ile ilgili. Dolayısıyla bu hakem heyetlerinin olması dolayısıyla bu kadar sorun mahkemelere intikal etmemiş. Tatmin olmayan kişi elbette o sorunu tekrar tüketici mahkemesine taşıma hakkına sahip ama orada bir eleme işlevi görüyor. Bu sene itibariyle 8 ayda 373 bin başvuru var. Banka sorunlarıyla ilgili yüzde 69’a çıkmış oran. Biz tüketici hakem heyetlerine raportör istihdamını öngördük. Bunlar uzman olacak sürekli o kadroda yer alacak. İlk olarak 500 raportörü atayacağız. Bunların baktıkları olay itibariyle de şu an itibariyle kadar 1190 TL değeri aşmayan tüketici tedarikçi üretici sorunlarına bakabiliyorken biz bunu büyükşehirlerde 3 bin TL’ye çıkarıyoruz diğer yerlerde 2 bin TL’ye çıkartıyoruz. Ama her yıl maliye bakanlığının belirledi değerlendirmelerle bu oranlar artacak.

Perakende sektörünün düzenlenmesi alanında bir tasarıda hazırladınız. Kamuoyunda bu biraz Alışveriş Merkezi Yasası olarak biliyor. Daha öncede birkaç kez gündeme gelmişti ama bu kez takvim öngörünüz nedir?
Bu alan düzenlemeye muhtaç bir alan. Biz bunun üzerinde uzun süreli bir çalışma yürüttük sektörle ilgili görüşmeler oldu, sanıyorum bu Kasıma ayının 7’sinde bir aylık görüş bildirme süresi vermiştik bu süre dolacak. Sanıyorum Kasım ayı içinde bakanlar kuruluna sunarız oradan meclise gelir ve 2014 yılının ilk çeyreğinde bu önemli tasarıyı çıkarmış oluruz. Başbakanımızın bu konuda ne oldu bu kanun bir an evvel yapın gecikti gibi talimatları var dikkatle takip ediyor.

Artık yeni alışveriş merkezi açılması daha mı zorlaşacak yoksa bir kriterler dahilinde mi gerçekleşecek açılışlar?
Bir düzenleme getiriyoruz. En önemli düzenlemelerden birisi stratejik ticari plan yapılmasını öngörüyoruz. Bütün şehirlerin imar planları var ama ticari planları yok. Bunların planlamasını yapacak bir planlama olacak. Şehirlerin ticari planlamalarını yapacağız hangi caddenin neye ihtiyacı var bakılacak. İnsanlar yanlış yerde yatırım yapmak suretiyle karşılığını almadığı bir harcama yapmasın. Bir bakkal, bir manav açmak isterse burada verimli çalışamazsın ama açarsan sen bilirsin diyeceğiz. Stratejik ticari plan kapsamında olmayanlar bütün desteklerden yoksun kalacaklar. Özellikle AVM’lerin gelişmesine bağlı olarak esnaf ve sanatkarlarımızın aleyhine bir gerileme süreci yaşıyoruz. Elbette bunları korumamamız gerekir. AVM’lere ilişkin büyüklüklerine göre esnaf ve sanatkarlar için belli orada mekanlar tahsis edilmesini öngörüyor bu tasarı. Bunların kira bedelleri raiç bedelin yüzde 50’sini aşmayacak şekilde öngörüyoruz. AVM’lerde kreştir, ibadet yeridir, hastanedir gibi sosyal üniteler olmasını zorunlu hale getiriyoruz. Bir defa esnaf ve sanatkarımızın organize olup mal tedariki yapma konusunda bir alışkanlığı bir uygulama esnekliği yok. Biz bunu yeniden düzenliyoruz. Bir araya gelerek bir şirket oluşturmak suretiyle doğrudan doğruya kendi üyelerinin ihtiyaçlarını karşılayacak materyalleri tedarik edebileceği yapılar kurulmasını bu yasayla öngörüyoruz.