Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) hazırladığı ''2010 Yılı Hampetrol ve doğalgaz Sektör Raporu''ndan derlenen bilgilere göre, küresel ekonomik krizin ardından 2010 yılında dünya enerji talebi 2009 yılına göre yüzde 2 arttı. Geçen yıl dünya enerji ihtiyacının yüzde 35'ini ham petrol, yüzde 23'ünü ise doğalgaz karşıladı.

Dünya petrol tüketimi geçen yıl, önceki yıla göre günde 1,3 milyon varil artarak 85,4 milyon varile ulaştı. Dünya petrol üretimi de yüzde 2,25'ik artışla 81,75 milyon varil/gün oldu. Yeni bulunan sahalar sayesinde dünya petrol rezervi ise yüzde 10 artarak 1,46 trilyon varil oldu. Buna göre 45,7 yıl olan dünya petrol rezervi ömrü, geçen yıl yüzde 7,7 arttı ve 49,2 yıl olarak hesaplandı.

Küresel ekonomik krizin etkilerinin azalması ile doğalgaz ticaretinde de artış gözlendi. Doğalgaz talebi geçen yıl tüm dünyada yüzde 7'lik artış ile 3,1 trilyon metreküp olarak gerçekleşti. Doğalgaz rezerv miktarı ise 188,3 trilyon metreküp olarak tespit edildi. Doğalgaz üretimi de 2010 yılında yüzde 6 artarak 3,1 trilyon metreküpe yükseldi.

Krizin etkilerinin azalması ile talep arttı ve doğalgaz rezerv ömrü yüzde 5,3 azalarak 59,5 yıl olarak hesaplandı.

TÜRKİYE'NİN REZERVİ 291 MİLYON VARİL
Türkiye'de geçen yıl toplam 216 adet kuyu açılarak 325 bin 592 metre sondaj yapılırken toplam 2,5 milyon ton petrol ve 726 milyon metreküp doğalgaz üretildi.

Son 10 yılda Türkiye'deki petrol üretiminde yüzde 3,2 oranında düşüş gözlenirken yeni petrol sahalarının keşfedilmesi ve ikincil üretim yöntemlerinin geliştirilmesi ile üretim düşüşü kısmen engellendi.

Türkiye'de üretilebilir petrol rezervi 291,5 milyon varil (43,14 milyon ton), doğalgaz rezervi ise 6,2 milyar metreküp olarak hesaplandı. Yeni keşifler yapılmadığı takdirde, bugünkü üretim seviyesi ile Türkiye'de 17,3 yıllık ham petrol rezervi, 8,6 yıllık doğalgaz rezervi kaldı.

Rapora göre, West Texas Intermediate (WTI) petrolünün varil fiyatı, 2011 yılında ortalama 105 dolar olarak tahmin ediliyor. İran ve Suudi Arabistan'da yaşanabilecek siyasi istikrarsızlıklar, 2011 yılı beklentilerini zayıf bir beklenti olmakla birlikte 200 dolar/varilin üzerine taşıyabilecek.

Japonya'da yaşanan deprem ve tsunaminin etkisi ile 2011 yılında dünya genelindeki petrol tüketimi, 2010 yılına oranla daha az artacak.

Japonya'daki deprem ve tsunami felaketinin ardından dünyada nükleer enerji üretiminin sorgulanmaya başlandığının belirtildiği raporda, bu nedenle uzun dönemde elektrik üretiminde doğalgazın önem kazanabileceğine işaret edildi.

'S. ARABİSTAN'A SIÇRARSA SIKINTI YAŞANABİLİR'
Genel olarak 2011 yılında da dünya ekonomisinin büyümeye devam edeceği ve buna bağlı olarak enerji talebinin artacağının beklendiği ifade edilen raporda, şu görüşlere yer verildi:

''Mısır ve Libya'da yaşanan gelişmeler petrol fiyatlarının 100 doların üzerine sıçramasına neden olmuştur. Uzun vadede petrol fiyatlarının artış trendini sürdürmesi beklenmektedir. Petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi ile alternatif enerjilere yatırımların gündemde kalması ve hükümet desteklerinin önemini sürdürmesi 2011 yılı beklentileri arasında sayılabilir.

Şubat 2011 tarihinde başlayan siyasi istikrarsızlık nedeniyle Libya'da üretim yapan şirketlerin bölge ile iletişimi tamamen kesilmiş, bölgede üretimin devam edip etmediğine dair bilgiye ulaşma imkanı kalmamıştır. Ancak 1,6 milyon varil/günlük üretimin 0,6 milyon varil/gün seviyelerine düştüğü tahmin edilmektedir. Suudi Arabistan 1,5-2 milyon varil/günlük yedek kapasitesini üretime alabileceğini açıklamıştır. Ancak, bölgede yaşanan siyasi hareketlenmenin Suudi Arabistan;a sıçraması halinde petrol arzında ciddi sıkıntılar yaşanması olasıdır. Suudi Arabistan ve İran;da yaşanabilecek karışıklıkların 2011 yılı ham petrol fiyatlarını 200 doların üzerine çıkarması mümkün görülmektedir.''