Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen İstanbul Finans Merkezi Konferansı'nda yaptığı konuşmada "İleride olabilecek ısınmaya karşı tedbirler alıyoruz, 2011 yılında kontrollü büyüme elde etmeye çalışıyoruz" dedi.

"Yüzde 20-25 kredi büyümesinin üzerine çıkılırsa bir miktar risk biriktirebiliriz" diyen Babacan, bankalardan son uygulamalarla ilgili olumsuz yaklaşımlar olduğunu belirtti.

Babacan, şu anda Avrupa'da birçok ülkede bütçe açığının büyük, borç stoğunun çok yüksek olduğunu, bu ülkelerin tedbir almak zorunluluğu bulunduğunu, alacakları tedbirlerin bir kısmının vergi artışı yönünde olacağını söyledi.

Vergi deyince bugünlerde birçok ülkede pek çok hükümetin aklına finans sektörünün geldiğini ifade eden Babacan, şöyle konuştu: ''Biraz da siyasi açıdan daha kolay vergilendirilecek bir alan. Konuyu 'Krizin sebebi bankalar, bankalara da vergiyi yüklüyoruz' diyen liderler için, hükümetler için anlatması kolaylaşıyor. Dolayısıyla pek çok Avrupa ülkesinde finans sektörüyle ilgili vergi oranlarının, genel vergi oranlarının önümüzdeki birkaç yıl içinde artış trendinde olması sürpriz olmayacak. Ama Türkiye'ye gelince, Türkiye'nin bütçe açığı zaten kontrollü. Kamu borç stoğumuz düşüş trendinde. Dolayısıyla bizim yıllarca vergi artırma gibi bir mecburiyetimiz olmayacak. Çünkü ihtiyacımız yok, kamu dengelerimiz sağlam. Büyüyen ekonomide vergi gelirlerimiz de artıyor. Dolayısıyla bırakın vergi artırmayı, tam tersine biz seçici olarak toplam vergi tahsilatını aksatmayacak şekilde nerelerde indirim yapabiliriz bunun arayışındayız. Türkiye'de finans sektörüyle ilgili vergiler zaten bugün itibariyle birçok Avrupa ülkesine göre avantajlı. Bu avantajımız, göreceli olarak gittikçe daha da artacak. Üstelik Türkiye'nin son krizde bankacılık sistemini sapa sağlam götürüyor olması da itibarımızı da artırdı.''