Yılın ilk yurt dışı tahvil ihracına rekor talep

Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın yıl ilk yurt dışı tahvil ihracı başarıyla sonuçlanırken, yatırımcı talebinin tarihi seviyede gerçekleştiği ihraçla uluslararası sermaye piyasalarından toplam 3,5 milyar dolarlık finansman sağlandı.

Anadolu Ajansı 20.01.2021 - 17:38

Yılın ilk yurt dışı tahvil ihracına rekor talep

Bakanlığın 2021 dış finansman programı çerçevesinde gerçekleştirdiği yılın ilk tahvil ihracı için Citi, Goldman Sachs ve JP Morgan yetkilendirildi.

Dolar cinsinden 2026 ve 2031 vadeli gerçekleştirilen çift dilim tahvil ihracında, uluslararası sermaye piyasalarından toplam 3,5 milyar dolarlık finansman elde edildi.

Ocak 2026 vadeli tahvilin kupon oranı yüzde 4,75, getiri oranı yüzde 4,90 düzeyinde gerçekleşti. Haziran 2031 vadeli tahvilin ise kupon oranı yüzde 5,875, getiri oranı yüzde 5,95 oldu.

Toplam yatırımcı talebi, uluslararası sermaye piyasalarında şu ana kadar gerçekleştirilen ihraçlara gelen en yüksek yatırımcı talebi olarak kayıtlara geçti.

Tahvil dilimlerine toplamda 300'den fazla yatırımcı, 15 milyar doların üzerinde talep gösterdi. Tahvilin yüzde 35'i İngiltere, yüzde 33'ü ABD, yüzde 16'sı diğer Avrupa ülkeleri, yüzde 10'u Türkiye ve yüzde 6'sı diğer ülkelerdeki yatırımcılara satıldı.

"MALİYETLERİN DAHA ÖNCEKİLERE KIYASLA GERİLEMİŞ OLMASI POZİTİF"

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Deniz Yatırım Strateji Bölüm Müdürü Orkun Gödek, Hazine'nin 2021 için daha önce açıkladığı dış finansman rakamı olan 10 milyar doların yüzde 30'unu dün yaptığı ihalelerde borçlanarak önemli bir eşiği geçtiğini söyledi.

Gelen 5 kat talep ve yatırımcı bazında kırılan rekorun, geçen yılın kasım ayının ikinci yarısında olumlu anlamda terse dönen yabancı girişinin ve güvendeki toparlanmanın teyidi konumunda olduğunu vurgulayan Gödek, şunları kaydetti:

"Maliyetlere baktığımızda CDS ve genel algıdaki iyileşmeyi hak ettiği ölçekte yansıttığını söylemek güç ama daha öncekilere kıyasla gerilemiş olması pozitif. Kredi notu seviyeleri bu noktada etkili oluyor. Birlikte karşılaştırıldığımız ülkelere baktığımızda temel anlamda açıklanabilecek bir durum olmaması kuruluşlardaki algının değişmekte zorluk çekmesini gösteriyor.

En azından bugün bulunulan seviyeleri hak etmediğimiz tartışmaya kapalı bir gerçek. Yansıması ise maalesef dış borçlanmadaki maliyetlere oluyor. 2021'de not seviyesi olmasa dahi görünümde değişim olmasını yüksek olasılık görüyoruz."

"BU YIL PLANLANAN EUROBOND İHRACININ YAKLAŞIK 3'TE 1'İ TEK SEFERDE GERÇEKLEŞMİŞ OLDU"

Albaraka Türk Stratejik Planlama ve Ekonomik Araştırmalar Müdürü Ömer Emeç de Hazine'nin gerçekleştirdiği yılın ilk eurobond ihraçlarının çok ciddi teveccüh gördüğünü belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Yaklaşık 5 katı talep gelirken, bu yıl planlanan eurobond ihracının yaklaşık 3'te 1'i tek seferde gerçekleşmiş oldu. Geçen yılın genelini göz önüne aldığımızda; bu ihraçta böylesine yüksek bir talep görmek ülkemize duyulan güvendeki gelişmeyi görmek adına oldukça sevindirici. Aynı şekilde yatırımcı güvenindeki bu artış risk priminde ve dolayısıyla borçlanma maliyetlerinde düşüş olarak yansıyor.

Nitekim bu ihraçlar da maliyet olarak geçtiğimiz yılbaşından bu yana en düşük seviyede gerçekleşti. Halen maliyetler açısından ülkemizin makro ekonomik dinamiklerini tam manasıyla yansıtan seviyelere indiğimizi düşünmüyorum ancak son birkaç ayda yurt içinde attığımız adımların, finansal piyasalardaki azalan volatilitenin karşılığını bir bakıma bu şekilde almış olduk."

Emeç, küresel manada bu yıl dolar likiditesinin görece bol olacağı bir dönemin yaşanabileceğini, ABD tarafında son dönemde açıklanan teşvik paketinin de bu durumun bir işareti olduğunu söyledi.

Likiditenin görece bol olacağı bir dönemde Türkiye'nin kendi hikayesini çok daha verimli bir şekilde yazabileceği dile getiren Emeç, "Önümüzdeki dönemde de yurt içinde doğru adımları atmaya devam etmemiz halinde hem bu borçlanma maliyetlerin daha da aşağı gelmesini, hem de hisse senedi gibi diğer kanallardan yurt içine döviz girişinin hızlanmasını beklemek oldukça mümkün" ifadelerini kullandı.

"HEDEFLENEN BORÇLANMA GERÇEKLEŞMİŞ GÖZÜKÜYOR"

Ata Yatırım Direktörü Cem Tözge ise mevcut koşullar altında başarılı bir ihalenin gerçekleştiğini söyledi. Bu yıl Hazine'nin yaklaşık 10 milyar dolarlık borçlanma hedefi olduğunu hatırlatan Tözge, bunun 3,5 milyar dolarının ilk ayında gerçekleştirdiğini belirtti.

Hazine'nin geçen yıllarda yaklaşık 8,75 milyar dolarlık borçlanması olduğunu ifade eden Tözge, şunları kaydetti:

"Bu yıl ilk ayda bu rakamda bir tahvil ihracı gerçekleştirmesi olumludur. Oluşan faiz çok düşük değil. Sonuçta, risk primi göstergesi CDS'ler aşağı geldi. Şunu unutmayalım; ocak ayı içerisinde ABD tahvil faizlerinde yukarı yönlü bir hareket oldu. Bundan dolayı oluşan faizi bir önceki ihraç ile kıyasladığımızda hemen hemen aynı seviyede gerçekleşti.

Bunun sebebi dediğim gibi Türkiye'ye ve MENA'ya bakış açısındaki negatiflikten kaynaklı değil. Bir miktar yukarı giden ABD tahvil faizlerinden kaynaklı olduğunu düşünüyorum."

Tözge, ABD tahvil faizlerinde son yükseliş yaşanmasaydı Hazine'nin bir miktar daha aşağıda borçlanabileceğine işaret ederek, "Genel olarak baktığımız zaman olumlu bir tahvil ihracı gerçekleşti. Özellikle hedge miktarı oldukça tatminkar. Hedeflenen borçlanma gerçekleşmiş gözüküyor" diyerek sözlerini tamamladı.

Sayfa Yükleniyor...