Yılmaz: Şu an ortada sorun yok ama...

Merkez Bankası Yılmaz, "Kredi genişlemesine, cari açığa bakınca biz bu tempoda gidersek ileride başımıza bir sorun çıkabilir" dedi. Yılmaz, Cumhurbaşkanı ile ilgili ilginç bir anısını açıkladı ve Londra'daki evini Gül'e bıraktığını kaydetti.

30.12.2010 - 09:23

Yılmaz: Şu an ortada sorun yok ama...

Beş yıllık görev süresini Nisan ayında dolduracak olan Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, NTV/CNBC-e ortak yayınında soruları yanıtladı.

Yılmaz'ın öne çıkan açıklamaları şöyle: "Bir sorun yok, fakat olabilir. Eski bir Fed başkanının bir sözü var. Merkez bankalarının görevi partinin doruğa ulaştığı, herkesin partiyle ilgili mutluluğun zirvesine çıktığı bir noktada işlerin daha da karışmaması için merkez bankasının şişeleri toplayıp herkesi evine rahat şekilde ulaştırması gerekir. Şu an ortalıkta problem yok. Kredi genişlemesine, cari açığa bakınca biz bu tempoda gidersek ileride başımıza bir sorun çıkabilir. Onun tedbirlerini almaya çalışıyoruz. İhtiyatlı ve dikkatli olmakta fayda var. Büyüyelim ama istikrarlı gidelim, yapmaya çalıştığımız bu. Aldığımız önlemler olası gelişmelere karşı tedbir niteliğinde. Biz ne yaptığımızı biliyorsak da muhatabımızın da ne yaptığımızı anlaması lazım. Kamuoyuyla temasın bir nedeni de bu.

Yurtdışında bir takım tespitler yapıldı. Financial Times'ta üç yazı çıktı. WSJ'de çıktı. Merkez Bankası ne yapıyor sorusu soruldu. Hiçbir zaman olmayan bir para politikası aracı kullanmıyorsunuz. Siz faizi düşürüyorsunuz, öbür taraftan sıkılaştırmak diyorsunuz. Bu zihinlerde soru işareti yaratıyor. Yeni ortamda biz bir politika karışımı ortaya koyduk. Bu son tahlilde parasal sıkılaştırmadır diyoruz. Bunun için de konuşuyoruz, konuşmak zorundayız.

Para politikasının başarısı için kamu maliyesi disiplini şart. Ekonominin içerideki ve dışarıdaki çapasına bakınca IMF ve AB bu görevi gördü. Önümüzde bir seçim var dikkatli olmamız gerekiyor. Orta vadeli hedeflere uyulduğu sürece para politikasında bir sorun görmüyoruz. Biz ekonomiden sorumlu bakandan çok büyük destek gördük. Tüm bakanlar için aynı şeyi söyleyemem.

EVİMİ GÜL'E BIRAKTIM
Cumhurbaşkanı Gül'le aynı okulda okumadım. Bir çeteden söz edildi. 1976 yılında üniversiteyi bitirip Türkiye'ye dönmeye karar verdiğimde Londra'da onunla tanıştım. Onları orada evime davet ettim. Bulunduğum evi cumhurbaşkanına bıraktım ve Türkiye'ye döndüm.

5 YIL YETERLİ DEĞİL
Başkanlıkk için herhangi bir isim telaffuz etmem spekülasyon olur. Bu işi burada bırakayım diyorum. Herkes gibi benim de bazı isimler üzerinde etkilerim var. 5 yıllık süre yeterli değil. Ya iki dönem olmalı, ya 7-8 yıl olmalı. Göreve gelmem biraz sancılı oldu. Herkesin zihninde soru işaretleri vardı. Benim açımdan bu 2-2.5 yıl zaman aldı. Ben TCMB Başkanı olarak uluslararası merkez bankacıları arasında kendime yer edindiğimi düşünüyorum. Benden sonra gelecek arkadaşın iki dönem ya da 7-8 yıl görev süresi olması daha iyi olur.

MEDYADAN RAHATSIZ OLMADIM
Ekonomi medyacılığı çok eski değil. Ekonomik birimlerin yaptıklarının kamuoyuna tercüme ediyor. Medya elemanlarının da yetişkin olması lazım. Basınımızda bu konuyu çok iyi bilenler var. Yaptığı eleştirinin hakkını verenler var. Fakat başında bir şeyi söyleyip sonunda başka şey söyleyenler de var. Medyadan ben hiç rahatsız olmadım.

Bir sivil toplum örgütü görüş bildiriyor. Sizin elinizdeki verilere göre iki ay önceki eleştiriye göre yapmıyorsunuz. Fakat zaman içerisinde bir noktaya gelince yapmanız gerekiyor. Burada iki ay önceki öneriler örtüşüyor. Bu söyledi yaptı deniyor. Önlemleri Başbakan'ın uyarısı ile değil, gelen verilere göre aldık. Merkez Bankası Başbakan söylediği için yapmıyor.

G20'DE GEITHNER'A KARŞI ÇIKTIM
Merkez Bankası'nın hedefi fiyat istikrarını sağlamak. Kur bizatihi politika aracı değil. Enflasyon yüksek olduğu için faiz yüksek olmuş oluyor. ABD'de ekonomilerin başın derde girdi. Son önlemlerimiz borçluluk oranlarının kontrol edilmesine yönelik. Cari açığın GSYH'ye oranı konusunda kafamızda bir hedef yok. G20'de ABD Hazine Bakanı Geithner cari açığa sınır koyulmasını istedi. Cari açıa sınır konulmasına karşı çıktım. Brezilya, Güney Afrika bizi destekledi. AB'de finansal istikrar gözardı edildi. Borçluluk oranları çok yükseldi. Avrupa fiyat istikrarı sağlanmış olmakla birlikte onu tehdit eden finansal istikrarın tesisi için düzenlemeye gitti.

Merkez Bankası hala fiyat istikrarına odaklanmış durumda. Fiyat istikrarının olmazsa olmazı finansal istikrar. Nisan ayından beri bunu vurgulamaya başladık. Cari açıktan sorumlu tek kuruluş biz değiliz. Cari açıkta kaygımız var, diğer kurumlar da tedbirlere katkı yapmalı.

FAİZ ARTIRIMI OPSİYONU MASADA
Eğer fiyat istikrarı açısından Merkez Bankası'nın faiz artırmasını gerektiren ortam olursa faizi artırırız. Faiz artırımı opsiyonunu masadan kaldırmadık. Biz elimizdeki verilere göre ne yapacağımıza karar vereceğiz. Ona göre bir değerlendirme yapacağız.

Rezerv biriktirmenin maliyeti ve ekonomideki toplam likiditeyi bir arada düşünerek, gidebileceğimiz bir yer var. Döviz rezevleriimizi artıracak alanlarımız var.

Enflasyon hedeflemesine geçmeden önce bir hazırlık olması gerekiyordu. Bir yöntem olarak da hazırlık döneminin geçmesi gerekiyordu. Açık enflasyon hedeflemesiyle faiz kararını 7 kişilik kurul alıyor.

Başkanın önceden açıklanmasına yasal engel varsa 'Eyvallah' deriz.

(Taşınma konusu) Merkez Bankası bir itfaiye aracı gibi. Ama yangının nerede çıkacağını bilmiyoruz. Sıkacağınız suyu Hazine üstleniyor. Operasyonel tarafı Merkez Bankası'na kalıyor. Hortumu bağlayacağınız yerin orada olması lazım.

2011'DE İHTİYATLI OLUNMALI
AB'deki karar alma mekanizmalarının çalışmasına bakınca 2011'de ihtiyatlı olmakta fayda var. Kararlar ivedilikle alınmıyor, çok tartışılıyor. Avrupa'da sorunlar var ve bankacılık sistemi göründüğü karar güçlü değil. 2011 için söyleyeceğim şu herkes ihtiyatlı olsun, olanı biteni çok yakından takip etsin. 2011 2010'dan daha iyi olacak mı derseniz, ben herhangi bir rakam vermek istemiyorum.

Enflasyonla ilgili en büyük risk emtia fiyatları ve özellikle işlenmemiş gıdanın iklim konuşllarına bağlı olması.

Bizim aldığımız tedbirlerin belirleyicisi Avrupa'daki borç dinamikleri. Eğer borç krizi çözülmez, ABD'de işsizlik çözülemezse sermaye bizim gibi ülkelere gelmeye devam edecek. Bu da kur açısından bizim için olumsuz etkileri olabilir."

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...