Araştırma Geliştirme Merkezinin yaptığı ağustos ayına ait yoksulluk sınırı araştırması açıklandı.

Buna göre ağustosta yoksulluk sınırı bir önceki aya göre yüzde 0,77 oranında oranında yükselerek, bin 996 lira 41 kuruş oldu.

Bir çalışanın kendisi ve ailesinin (4 kişi) insanca yaşaması için gerekli olan en düşük tutarı ifade eden refah sınırı da (asgari geçim haddi) bir ay içinde yüzde 1 artışla 4 bin 78 lira 71 kuruşa çıktı.

Buna göre aylık geliri 4 bin 78 liranın altında kalan ailelerin yoksulluk riski ile karşı karşıya olduğu kaydedildi.

Araştırmaya göre çalışan tek kişinin açlık sınırı da bir önceki aya göre yüzde 0,75 oranında artarak bin 542 lira 93 kuruş olarak hesaplandı.

Okulların açılacak olması nedeniyle öğrenim gören çocukların okul harcamalarında yaşanacak artışın aile bütçesine ek yükler getireceği belirtilen araştırmada, ilköğretime giden bir çocuğun aile bütçesine aylık 846 lira 24 kuruş ek yük getirdiği bildirildi.

İlköğretimde okuyan bir çocuğun aile bütçesine getirdiği ek yükün 2013 yılının aynı ayında 734 lira 46 kuruş olarak hesaplandığı hatırlatılan araştırmada, okul masraflarının son bir yılda yüzde 15,2 oranında yükseldiği kaydedildi.

Araştırmayı değerlendiren Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, eylül ayının gelmesiyle birlikte artan masraflara dikkati çekerek, artan enflasyon karşısında maaşların eridiğini ifade etti. Koncuk, şunları belirtti:

''Geçtiğimiz yıl ile karşılaştırdığımızda sadece okul masraflarının 112 lira arttığı ortaya çıktı. Bir yıl için memurlara 123 lira zam verildiği düşünüldüğünde, memurlarımızın enflasyon farklarının elinden alınarak ne büyük bir zarara uğratıldığı görülmektedir. Zaten zorunlu tüketim harcamalarındaki artış, yılın başında alınan zammı eritmişti.

Artan enflasyonla birlikte okulların açılması da aile bütçesine ek bir yük olarak karşımıza çıkmaktadır. Sınav ve yerleştirme sistemindeki çarpıklık nedeniyle öğrencilerin ailelerinden uzak okullara yerleştirilmesi de okul masraflarını artıran bir başka etken olmaktadır. Hayat pahalılığı almış başını giderken, memurların enflasyon farkı haklarının da gasbedilmesi aile bütçesine indirilmiş en büyük darbe olmuştur.

Yapılan araştırmalar, son 10 yılda, ülkedeki tasarruf oranının büyük ölçüde düştüğünü göstermektedir. Buna göre vatandaşlarımız, borçlanarak yaşamakta, çocuklarımızın geleceği için hiçbir yatırım yapamamaktadır.''

İyi bir eğitimin yolunun doğru bir sistem ve yeterli ekonomik kaynaktan geçtiğini vurgulayan Koncuk, ''Bu bakımdan memurlarımızın eriyen maaşlarını enflasyondan korumak için enflasyon farkı uygulamasına derhal geçilmeli, çocuğu eğitim gören vatandaşlarımıza eğitim öğretim yardımı yapılmalıdır'' görüşüne yer verdi.