Elektrik ve doğalgaza zam yapılıp yapılmayacağı belirsizliğini koruyor.

Ankara'da düzenlenen bir çalıştay sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Enerji Bakanı Taner Yıldız, 1 Ekim itibariyle elektrik ve doğalgaza zam gelip gelmeyeceğine ilişkin olarak, "Daha bugün perşembe'' dedi.

Mali sürdürülebilirlik açısından BOTAŞ ve TETAŞ gibi kurumların petrol ve döviz fiyatlarının artışından etkilendiğini kaydeden Yıldız, bu kurumların sıhhatli çalıştırılmasının önemine dikkat çekti.

Yıldık, ''Vatandaşın lehine kullanabilecek yapıyla kurumlarımızın bütçelerinin bilançolarının mutlaka optimum bir noktada buluşması lazım. O yüzden özellikle döviz fiyatlarının arttığı, hammadde fiyatlarının arttığı, doğalgaz fiyatının petrol fiyatlarının arttığı ortamda tabii ki bu manada zorlanıyoruz'' dedi.

Bir basın mensubunun, ''Türkiye'nin Suriye'ye yaptırımları söz konusu. Orada TPAO'nun çeşitli anlaşmaları vardı, bu anlaşmalar ne olacak?'' şeklindeki sorusu üzerine Yıldız, Suriye'ye insani bir pozisyon olan elektrik ihtiyacıyla alakalı konuda şu anda bir değişiklik bulunmadığını, fakat petrol ve doğalgaz ile ilgili çalışmaların ve işbirliklerinin süreçten etkilenebileceğini söyledi.

Kıbrıs'ta sondaj kriziyle alakalı gelişmelerin sorulması üzerine Yıldız, bölgeden elde edilecek gelirlerin bütün Kıbrıs halkı ile paylaşılması halinde tavırlarının ılımlı olacağını söylediklerini hatırlattı ve Piri Reis gemisinin de sismik faaliyetlerine devam edeceğini bildirdi.

'ELEKTRİKTE SÜREÇ ÇOK FAZLA UZAMAMALI'
Elektrik dağıtım ihalelerinde en yüksek ikinci teklifi veren firmalara tanınan sürenin bugün sona ereceğinin hatırlatılması üzerine Bakan Yıldız, konuyla ilgili dün bir toplantı yaptıklarını bildirdi.

''Finansmanı tedarik edenler olduğu gibi edemeyenlerin de olduğunu biliyorum'' diyen Yıldız, ÖİB'nin gelişmeleri bugün akşam 18.00-19.00 gibi kamuoyu ile paylaşacağını söyledi.

Yıldız, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: ''Özellikle piyasanın serbestleşmesiyle alakalı, dağıtım ve üretim şirketleriyle alakalı bir takvimimiz var. Bu takvimin çok fazla etkilenmemesi lazım ki biz kanunla ortaya koyduğumuz tarihlere uyabilelim. Çok fazla uzamasını ben temenni ediyorum. Firmaların da bu konuda iradelerini daha hızlı ortaya koymalarını özellikle tavsiye ediyorum sektör için. Bir kısım aktörler, bir kısım oyuncular yeni girebilir. Bir kısım oyuncular devreden çıkabilir. İsimler bizim için ikinci planda. Önemli olan verdikleri taahhüttür, arkasında durabilecekleri bir yapıyı oluşturmuş olmalarıdır. Sağlam bir sistem kuracağız. Bugün karar veriyoruz, ama 2036 yılına kadar sürecek bir sistemin temelini atmış oluyoruz. Çalışmalarıyla, teknolojik girişimleriyle, rekabetçi ortamla, verecekleri hizmetlerle bütün bu sistemi doğru kurmamız lazım. 1 ay geç olabilir, 3 ay geç olabilir ama sonunda 2036'ya kadar hizmet verecek bir yapıyı sıhhatli bir şekilde kurmamız lazım.''