4 milyonda 1 görülüyor: Bu hastalığa yakalanan en fazla 20 yıl hayatta kalabiliyor
22.12.2024 15:02
Son Güncelleme: 22.12.2024 15:06
Öznur Doğan
Sadece 4 milyonda 1 görülen bir hastalık olan Hutchinson-Gilford Progeria Sendromu'nda maksimum yaşam süresi, 20 yıl olarak biliniyor. Çocukları mevcut yaşından 8 kat daha büyük gösteren bu genetik rahatsızlıkta, hücresel stres artıyor ve DNA hasarı oluşuyor. İlk 46 kromozomla birlikte oluşan bu hastalığın, telomer zincirin kısalığından kaynaklandığı biliniyor.

Hutchinson-Gilford Progeria Sendromu, çok nadir görülen, erken yaşlanma ile karakterize edilen genetik bir hastalıktır. Bu hastalık, genellikle 18-24 ay arasında çocuklarda belirginleşmeye başlar ve zamanla hızla ilerleyen yaşlanma süreci ile tanınır. Progeria, kalıtsal değildir ve sporadik bir mutasyon sonucu ortaya çıkar.

Progeria, LMNA genindeki bir mutasyon nedeniyle meydana gelir. Lamin A, çekirdek zarfının önemli bir bileşenidir ve hücrenin şeklinin korunmasında, DNA'nın düzenli bir şekilde fonksiyon görmesinde önemli bir rol oynar. LMNA geninde meydana gelen bir mutasyon, progerin adı verilen hatalı bir proteinin üretimine yol açar. Progerin, normal lamin A’dan farklı olarak çekirdek zarfına bağlanarak hücresel yapıları destabilize eder ve bu da hücrelerin erken yaşlanmasına neden olur.





Yüzdeki belirgin yaşlanma belirtileri arasında küçük çene yapısı, çıkık burun, büyük baş, ince dudaklar, büyümüş gözler ve büyük bir alın yer alır. Cilt, ince, kuru ve kırışıklıdır. Ayrıca vücutta ince damarlar gözle görülür hale gelir. Çocuklar, saç dökülmesi ve kelliğe bağlı olarak vücut kıllarının kaybını yaşayabilirler. Eklem hareketliliği azalır ve zamanla kemik deformasyonları ve osteoartrit gelişebilir.
Progeria’lı bireylerde erken yaşta atardamar sertliği gelişir. Bu durum kalp krizi, inme, kalp yetmezliği ve hipertansiyon gibi kardiyovasküler sorunlara zemin hazırlayabilir.

Progeria tanısı, genellikle klinik belirtilerle koyulsa da, kesin tanı için genetik testler gereklidir. Genetik test, LMNA geninde bulunan mutasyonu tespit ederek tanıyı doğrular. Bu test, özellikle progeria tanısı koyulmuş çocuklarda, hastalığın genetik temeli hakkında kesin bilgi verir.
Progeria’nın tedavisi henüz mevcut değildir ancak semptomların yönetilmesi ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesi mümkündür.