Bu meslekler sizin için uygun olabilir!

Yeni ve gelecek vadeden meslekler

  • 1

    Bu meslekler sizin için uygun olabilir!

    Bu meslekler sizin için uygun olabilir!
    Popüler mesleklerden birine sahip olmak iş bulmayı kolaylaştırabilir ancak iş bulmak başarmak demek değildir... Peki hangi mesleği seçmeli? Hangileri gelecek vaat ediyor? Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Teknoloji Araştırma Merkezi’nden Araştırmacı Ergün Çetin ve Prof.Dr. Muammer Kaya araştırdı...
  • 2

    Toplam Kalite ve Stratejik Planlama Uzmanlığı

    Toplam Kalite ve Stratejik Planlama Uzmanlığı
    Tüm dünyada giderek yaygınlaşan küreselleşme eğilimi, Türkiye’nin AB ilişkileri ve dünya devletleri ile daha fazla entegre olmamız, kurum ve kuruluşlarımızı küresel ölçekte içeride ve dışarıda büyük rekabet ortamına soktu. Giderek artan rekabet şartları karşısında başarılı olmanın temel koşulu işletmelerin kurumsallaşmasından geçiyor. Bunun için de tüm işletmeler toplam kalite yönetimlerini benimsemeli, stratejik yol haritalarını hazırlayıp buna göre gelişimlerini sürdürmeli... Ancak Türkiye üniversitelerinde toplam kalite standardizasyonu ve stratejik planlama konularında uzmanlar yetiştirilmiyor. Oysa "Toplam Kalite Yönetim Sistemi"nin akademik bir çalışmaya ihtiyacı var. Aşırı dokümantasyon içermesi, sistemin işlerliğini olumsuz olarak etkiliyor ve terk edilmesine neden oluyor. "Toplam Kalite Yönetim Sistemleri" akademik çalışmalarla geliştirilebiliyor. Kurumsallaşmak isteyen işletmelerin rekabet edebilirliğini artırmak isteyen iş çevrelerinde sistem konusunda akademik eğitim almış uzmanlara ihtiyaç var. Üniversitelerin İdari Bilimler Fakültelerinde en az lisans düzeyinde verilecek eğitimle mezun edilecek "Toplam Kalite ve Stratejik Planlama Uzmanları", müşavirlik denetçilik yapabileceği gibi, kamu ve özel işletmelerde kolaylıkla istihdam edilecek aranan elemanlar olacaklar...
  • 3

    Hukuk ve Mevzuat Müşavirliği

    Hukuk ve Mevzuat Müşavirliği
    Üniversitelerin hukuk fakültelerinde genel hukuk eğitimleri veriliyor ancak lisans düzeyinde bir uzmanlaşma söz konusu değil. Örneğin; ticaret, adli suçlar, terör ve AB hukuku konularında uzmanlaşmış avukatlar yetiştirilmediği gibi, idari davalarda da uzmanlaşmış avukatlar bulunmuyor. Avukatlar mükellef talepleriyle vekâlet ettikleri davalarla kendilerini geliştirirlerken de kılavuz olarak Yargıtay kararlarını emsal alıyorlar. Bu durum, olaya ve mevzuatlara göre farklılık arz ettiği durumlarda yanlış yorumlara ve haksız yargılara yol açıyor. Gerçek ve tüzel kişilere ait işletmeler ise hukuki sorunlarında avukatlara yöneliyor. Özellikle yeni girişimciler de karşılarına çıkan mevzuatlar nedeniyle bazıları iş yeri açmadan vazgeçmek zorunda kalabiliyor. Mevcut yasa ve mevzuatların yanı sıra Resmi Gazete'de yayımlanan yasa ve tebliğler dışında kamu kurumlarının yönergelerini de iyi takip edecek uzmanların yetiştirilmesiyle toplum yaşamında ve iş dünyasında ihtiyaç duyulan talebin karşılanabileceği ve bu eğitimin vatandaşla devlet arasındaki bağları da güçlendireceğini düşünüyoruz. Üniversitelerin Hukuk veya İdari Bilimler Fakültelerinde açılacak uzmanlık alanında yapılacak akademik çalışmalarla yasa ve mevzuatların geliştirilerek uluslararası normlara kavuşturulması temin edilirken, mezunları da serbest müşavirlik yapabilecekleri gibi avukatlarla ortak çalışabilir, kamu kuruluşlarında ve büyük özel işletmelerde istihdam edilebilirler.
  • 4

    Sibernetik Mühendisliği

    Sibernetik Mühendisliği
    Sibernetik, makine ve canlılarda kontrol ve haberleşmenin şartlarını ve kânunlarını tespit eden bilim dalı. Sibernetikte makine durum değiştirme, yani transformasyon kabiliyetinde olan her türlü dinamik sistem anlamına geliyor. Gerek makinelerin, gerekse canlıların bütün faaliyetleri, birer transformasyondan ibaret. Makinelerde transformasyon, enformasyon ve feed-back kontrol sistemiyle gerçekleşiyor ve buna da "Otomatik Kontrol Sistemleri" deniyor. Canlılar da bilinç ve zihinsel faaliyetlerle gerçekleşen transformasyon kabiliyeti, teknolojinin ilerlemesiyle bir ölçüde makinelerde de gerçekleştirilebiliyor. Sibernetik makineler de geliştirilen bilgi alışverişi, denge kurma ve yönetim kabiliyetini makine ve insan arasında karşılıklı bilgi alışverişiyle yönetme kabiliyetini gerçekleştiyor. Uçakların otomatik pilota bağlanarak yol alması, gemilerin açık denizde rotasını belirleyerek yol alması, otomobiller de yol kontrol sistemlerinin geliştirilmesi ile robot teknolojileri sibernetik biliminin gelişimiyle mümkün... Ayrıca sibernetik teknolojiyle üretilen medikal cihazlar da tıbbın hizmetine sunuluyor. Sibernetik konusunda çeşitli üniversitelerimizde çalışmalar yapılıyor ancak halen bir bilim dalı misyonu yok. Dünyanın bir çok ülkesinde küçük devletler de bile "Sibernetik Enstitüleri" var. Sibernetik biliminde Ar-Ge çalışmaları yapıp Sibernetik Mühendisleri yetiştirirken bu hususta eksik kalmamız üzücü... Üniversitelerimizde Sibernetik bilim dalının kurulması, Sibernetik Enstitülerinin açılması, Mühendislik Fakültelerinin Sibernetik Mühendisleri yetiştirmesiyle ülkemizde ileri teknoloji yatırımlarına ilgi daha da büyüyecek...
  • 5

    Genetik Mühendisliği

    Genetik Mühendisliği
    Genetik mühendisliği, canlıların kalıtsal özelliklerinin değiştirilerek, onlara yeni işlevler kazandırılmasına yönelik araştırmalar yapan bilim alanı. Genetik mühendisleri; genlerin yalıtılması, çoğaltılması, farklı canlıların genlerinin birleştirilmesi ya da genlerin bir canlıdan başka bir canlıya aktarılması gibi çalışmalarla uğraşırlar. Genetik mühendisliği, bilim insanlarının genleri bir organizmadan alıp diğerine aktarmalarına imkân veren bir teknolojidir. Bu teknoloji; nükleik asit hibridizasyon, rekombinant DNA, PCR, RNA,hücre kültürü ve monoklonal antikor tekniklerini içerir. Genetik Mühendisliğinin uygulama alanlarının başında endüstri gelmektedir. Çeşitli endüstriyel ürünlerin (ilaç, besin vb.) istenilen nitelikte üretilmesi için yapılan çalışmalar bu teknolojinin daha da gelişmesine neden olmuştur. Tıpta özellikle kalıtsal hastalıklarının tanısının yapılmasında, tarım ve hayvancılıkta istenilen özellikte ürünlerin elde edilmesinde, çevre kirliliğin önlenmesi, madencilik vb. gibi pek çok alanda yine genetik mühendisliği kullanılmaktadır. Bugün, genetik mühendisliği uygulamalarıyla daha sağlıklı yiyecekler, daha güvenli temiz bir çevre ve sağlık alanındaki gelişmeler insanlara sunulmaktadır. Günümüzde büyük bir hızla gelişen bu teknoloji, özellikle gelişmiş ülkelerde bir yarış halini almıştır. Hemen hemen tüm çevreler 21. yüzyılın "Biyoloji Çağı" olacağı görüşünü, büyük ölçüde moleküler düzeyde ve biyoteknolojide genetik mühendisliği tekniklerinin gelişmeleriyle ilişkilendirmektedir. Üniversitelerimizde Genetik Mühendisliği bulunmamakla birlikte Genetik teknoloji Bilim dalı olarak Tıp Fakültelerinde ve Fen Edebiyat Fakültelerinde önemli çalışmalar yapılmakta, başta İTÜ ve Boğaziçi Üniversitesi olmak üzere birçok üniversitemizde Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümleri lisans ve lisansüstü düzeyinde eğitim vermektedirler.
  • 6

    Nanoteknoloji Mühendisliği

    Nanoteknoloji Mühendisliği
    Nanoteknoloji, maddeyi atomik ve moleküler seviyede kontrol etme bilimi. Maddenin nano boyutta kütle halinden farklı özellikler göstermesi, kütle halinde iken bir başka maddeyle reaksiyona girmeyen bir maddenin nano boyutta tam tersi özellik göstermesi nanoteknoloji bilimini önemsetmektedir. 1 nm, metrenin milyarda biridir. Fizik, malzeme, elektronik, kimya, biyoloji gibi bilim dallarında nanoteknoloji çalışmaları yapılmaktadır. Nanoteknolojinin tıp, elektronik, bilişim, iletişim, savunma, uzay, malzeme, çevre, kimya, tekstil, gıda ve enerji üretimi gibi alanlarda uygulanma potansiyeli vardır. Dünyada nanoteknoloji alanındaki araştırmalar; ABD, AB, Japonya, Çin, G. Kore eksenli olarak yoğunlaşmıştır. Ayrıca Tayvan, İsrail, Kanada, Rusya ve Singapur’da da önemli çalışmalar yapılmaktadır. Ülkeler nanoteknolojiye çok büyük miktarda yatırımlar yapmaktadırlar. Nanoteknolojiyle üretilen ürünler hızla yaşamımıza girmektedir. Kişisel bakım ürünleri, cam, seramik, LED televizyonlar, tekstil ve tıbbi sağlık malzemeleri nanoteknolojiyle üretilerek kullanıma sunulmaktadır. Türkiye de Bilkent, İTÜ, ODTÜ, Sabancı Üniversiteleriyle TÜBİTAK Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde kurulan Nanoteknoloji Araştırma Merkezlerinde önemli çalışmalar yapılmaktadır. Nanoteknoloji Mühendisliği yakın geleceğin en popüler mesleklerinden biri olmaya adaydır. Ancak Türkiye de henüz hiçbir üniversitede mevcut olmamakla birlikte Malzeme, Metalürji, Fizik, Biyoteknoloji ve Kimya Mühendisliklerinde okuyanlar, öğrenci değişim programları vasıtasıyla yabancı üniversitelerin Nanoteknoloji Mühendisliği bölümlerine geçebilirler.
  • 7

    Endüstriyel Tasarım Mühendisliği

    Endüstriyel Tasarım Mühendisliği
    İnovasyon çağımız için oldukça önemli. Bir ürünün görselliğinin yanı sıra teknik özelliklerinin de geliştirilmesiyle uluslararası rekabette pazar şansı artıyor. Endüstriyel Tasarım Mühendisleri pazar ihtiyaçları ve müşteri beklentilerine göre ürün özelliklerini geliştiriyorlar. Temel mühendislik, inovasyon teknikleri ve endüstriyel bilgilerle donatılarak üniversitelerden mezun olan Endüstriyel Tasarım Mühendislerinin; otomotiv, uçak, gemi, makine imalat sanayi, moda, tekstil, cam, seramik endüstrisi, savunma sanayi, biyomedikal, tıp, plastik, toplu taşım üretim teknoloji şirketleri gibi pek çok geniş istihdam alanları bulunuyor. Üniversitelerimizde Endüstriyel Tasarım Mühendisleri yetiştirilmiyor ama bazı üniversitelerimizde lisans düzeyinde Endüstriyel Tasarım Bölümleri bulunuyor. Ancak bu bölümlerde de temel mühendislik dersleri yok. Sadece ürün görselliğinin geliştirilmesine yönelik eğitim veriliyor. Mevcut bölümlerden mezun olanlar halen Meslek Yüksek okullarında bulunan Mekatronik veya Makine bölümlerinde önlisans eğitimiyle temel mühendislik bilgisi edinmek suretiyle mesleklerini geliştiriyorlar. Erciyes Üniversitesinin geçtiğimiz Mayıs ayında Mühendislik Fakültesinde açtığını duyurduğu Endüstriyel Tasarım Mühendisliği bölümünün ülkemize yararlı olmasını ve yaygınlaşmasını diliyoruz.
  • 8

    Network (Ağ) ve Yazılım Mühendisliği ya da Bilişim Sistemleri Mühendisliği

    Network (Ağ) ve Yazılım Mühendisliği ya da Bilişim Sistemleri Mühendisliği
    10 yıl öncesine kadar haberleşmenin sadece telefon ve telsiz ile sağlandığı çağımızda bugün kablosuz bilgisayar ağlarıyla iletişim modelleri sunulmakta, yeni nesil sistemlerin gelişimiyle veri hatları üzerinden ses ve görüntünün aktarıldığı uygulamalar ve video konferans teknolojileri her geçen gün yaygınlaşıyor. Bilgisayar tabanlı yazımlarla kurulan network topolojilerinin sunduğu imkânlarla gelişen ses ve görüntü aktarma işlevleri video konferans uygulamaları GSM tabanlı yeni nesil telefonlarla ceplerimize kadar girdi. Türkiye üniversitelerinde Bilgisayar Mühendisliği ve Yazılım Mühendisliği bölümlerinde network ve yazılım eğitimleri veriliyor. Uluslararası Ortak Lisans Programları kapsamında son iki yılı ABD’deki üniversitelerde olmak üzere İTÜ ve Atılım Üniversitesinde Bilişim Sistemleri Mühendisleri yetiştiriliyor. Boğaziçi Üniversitesi de 2003 yılında Bilişim Sistemleri Mühendisliği bölümlerine öğrenci aldı ancak üniversite senatosunda alınan kapatma kararıyla 2006 yılından itibaren öğrenci alınmıyor. Bilişim Sistemleri Mühendisliği öğrencilerine temel bilgisayar, yazılım, donanım, network topolojileri ve telekomünikasyon dersleri veriliyor. Bilişim sistemleri, organizasyonel amaç ve hizmetlere ve bu hedeflere varmak için bilgi teknolojisinin kullanımına odaklanıyor. Bilişim Sistemleri Mühendisleri gerekli bilgisayar donanımlarını temin ederek talep olunan yazılımı hazırlayıp hedeflenen iletişim şebekesi kurabilirler. Çok yaygın istihdam alanı var.
  • 9

    Pilotluk

    Pilotluk
    Çağımızda yaşam standartlarının yükselmesi hava taşımacılığında ki gelişmelerle mümkün olmuştur. Hava taşımacılığının yaklaşık yüz yıllık tarihsel gelişimine baktığımız da hava trafiğinde çok hızlı bir gelişim görülmekte, askeri ve sivil alanda önemi giderek artmaktadır. Hava araçlarında ki gelişim uçakla yolculukları yaygınlaştırmış uzay yolculuklarının da önünü açmıştır. Günümüz teknolojisiyle kısa kalkış ve dikey iniş yapabilen askeri uçak sistemlerinin sivil havacılıkta da kullanılmasıyla ve dikey kalkış ve dikey iniş yapabilen hava araçlarının geliştirilmesiyle hava taşımacılığının daha da yaygınlaşacağı yaşamımızın ayrılmaz bir parçası olacağı kuşkusuzdur. Mevcut hava taşımacılığın da pilot ihtiyacının karşılanmasında güçlük çekilmesi ülkemizde yeterli sayıda pilot yetiştirilmemesi önümüzde ki yıllarda pilot ihtiyacında ülkemizin yetersiz kalacağını göstermektedir. Türkiye de Hava Harp Okulunda, Anadolu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksek Okulunda, Türk Hava Kurumunda ve özel uçuş okullarında ücreti mukabilinde sivil Pilotluk eğitimi verilmektedir. Bazı üniversitelerimizin Meslek Yüksek Okullarında verilen sivil havacılık eğitimleriyle de yer hizmetleri için ara elemanlar yetiştirilmektedir. Hava taşımacılığının önemi ve pilot ihtiyacı gözetilerek yeterli sayıda pilot yetiştirilmesini teminen üniversitelerimiz de Pilot Eğitim Programları yaygınlaşmalıdır. Türkiye de bir uçuş okulunun kuruluş maliyetinin 3 milyon Euro’yu bulması, bir eğitim uçuşunun maliyetinin 250 Euro’yu bulması, kısıtlı imkânlara sahip üniversitelerimizde Pilot Eğitim Programlarının yaygınlaşamamasının en büyük nedenidir. Devletimiz belli başlı bazı üniversitelerimizi Pilotluk Eğitim Programı açması için teşvik etmelidir. Aksi halde önümüzde ki yıllarda pilot açığı giderek büyüyecek Hava Yolu şirketleri yabancı pilotlara yönelecek kaynaklarımızın yurt dışına çıkmasına neden olunacaktır
  • 10

    Alternatif Enerji Mühendisliği

    Alternatif Enerji Mühendisliği
    Enerji üretiminde yaygın kullanılan fosil (petrol-doğalgaz) yakıtların tükenebilir olması, çevreye olumsuz etkileri ve yüksek maliyetleri nedeniyle bilim adamları yenilenebilir alternatif enerji kaynaklarına yönelmiştir. Günümüzde yenilenebilir enerji kaynakları olarak güneş, rüzgâr, biyoyakıt, denizlerde ki gel-git ve dalgalar değerlendirilmektedir. Ancak bilim adamları daha birçok alanda alternatif enerji kaynakları araştırmakta, yenilenebilir enerji kaynaklarının insan yaşamına en rantabl ve ekonomik sunulması için yeni teknolojiler geliştirmektedirler. Alternatif Enerji Kaynaklarını değerlendiren ülkeler önemli miktarda kaynak israfından kurtulacağı gibi yüksek miktarda ilave ekonomik getiri de sağlayabileceklerdir. Büyük Sahra çölünün sadece %0,3’nün güneş panelleriyle kaplanması sonucu Türkiye dâhil tüm Avrupanın enerji ihtiyacının karşılanabileceğinin ortaya çıkmasının ardından Almanya 100 Gigawatt enerji üretmek üzere Sahra çölünde yatırıma başlamış 2015 yılına kadar 1 Gigawatt üreteceği 11 Güneş Enerjisi projesi için 5,5 milyar sterlin ayırmıştır. Sadece bu yatırım alternatif enerji kaynaklarına verilmesi gereken önemi göstermektedir. Türkiye de birçok üniversitemiz de Enerji Mühendisliği konusunda lisans ve doktora eğitimleri verilmektedir. Üniversitelerimiz de yenilenebilir enerji kaynakları, enerji tasarrufu, enerjinin verimli kullanılması ve enerjinin yönetimi alanlarında bilimsel çalışmalar yapılmakta danışmanlık hizmetleri sunulabilmektedir.