Ivanka Trump ile bir fincan kahve için 60 bin dolar veren Türk (Ozan Özkural kimdir?)

ntv.com.tr

Donald Trump'ın kızının başlattığı hayırseverlik kampanyasında bir Türk finansçı Ivanka Trump'la kahve içmek için yaklaşık 60 bin dolar önerdi. Peki kimdir bu Ozan Özkural?

  • 1

    ABD'nin yeni başkanı Donald Trump'ın kızı Ivanka Trump'ın (35) sosyal medya üzerinden başlatttığı bir hayır kampanyasında kıran kırana bir açık artırma yaşanıyor.
  • 2

    KAZANAN TRUMP'LA KAHVE İÇECEK

    Hayırseverlik sitesi Charitybuzz'da açılan "Ivanka Trump'la bir kahve" açık artırmasında Londra'ya yaşayan Türk finansçı Ozan Özkural 57 bin 888 dolarlık teklif verdi. Açık artırmayı kazanan Trump'la bir kahve içecek.
  • 3

    NEDEN TEKLİF VERDİ?

    Tanto Capital Partners'ın yönetici ortağı Özkural, New York Times'a yaptığı açıklamada, Donald Trump'ın Türkiye ve diğer ülkelerle gelecekteki olası anlaşmaları üzerine bilgi edinmek amacıyla Ivanka Trump'la tanışmak istediğini söyledi.
  • 4

    İLK SIRAYA ÇIKMIŞTI

    33 yaşındaki Özkural, 60 bin dolara yakın teklifiyle açık artırmada bir ara öne geçse de şimdilik dördüncü sıraya gerilemiş görülüyor. Peki kimdir bu Ozan Özkural?
  • 5

    OZAN ÖZKURAL KİMDİR?

    Babadan dededen bankacı bir aileden gelen Ozan Özkural, çocukluğundan itibaren finansçı ailelerin arasında büyüdü. Dedesi Cumhuriyet döneminin Merkez Bankası Başkan yardımcısıydı. Ozan Özkural da Londra’ya 11 yaşında, babası Akşit Özkural’ın, İş Bankası Londra şubesine müdür olarak tayin edilmesi ile geldi. Özkural, Alem dergisine verdiği söyleşide finans serüvenini şöyle anlatıyor: Küçüklüğümden beri finans dünyasına karşı bir ilgim olduğundan, ileride iş hayatıma yön verecek vizyonu ailem ile olan yakın diyaloguma ilaveten Londra’da yaşama ve büyümüş olma şansıma bağlıyorum. 13-14 yaşlarında babamın arkadaşları olan Türk ve yabancı yatırım bankacıları ile birçok kez bir araya gelme fırsatım oldu. Küresel finans dünyasını bu kadar yakından görmek, içerisine girebilmek için elde edilmesi ve gereken başarıyı ve yolu anlama açısından çok önemli idi, bunu şimdi daha iyi anlıyorum.
  • 6

    EĞİTİMİNİ İNGİLTERE’DE ALDI

    Üniversite yıllarımı, Nottingham üniversitesinde İşletme bölümünde okurken Londra-Notthingham arasında geçirdim ve takiben yatırım bankacılığı kariyerim öncesi ilk çalıştığım şirket olan Unilever’in Londra’daki yönetici yetiştirme bölümüne finans uzmanı olarak girdim. 2005’in başında Merrill Lynch’in Londra’daki yatırım bankacılığı bölümünde işe başladığımda anladım Londra’nın sunmuş olduğu kariyer ve fırsatların aslında çok geniş olduğunu. İşin güzel tarafı, bu şehirde işinizi doğru yapıyorsanız ve şehrin sunduğu sosyal imkânları kullanmak için niyetliyseniz, karşınıza çıkabilecek fırsatların sonu yok. Keza, dünyanın politik, iş ve finans dünyasını yöneten insanlar ya burada yaşıyorlar, veya mutlaka yoğun bir şekilde Londra’da vakit geçiriyorlar. İşim ve hayat tarzım gereği Londra’yı bir merkez olarak alıp, dünyanın neresinde işim olursa olsun, en nihayetinde döndüğüm ve uluslararası çevremin çoğunun da yoğunlukla bulunduğu hem iş hem de sosyal bir merkez olarak görüyorum.
  • 7

    SUUDİ ARABİSTANLI ORTAĞI VAR

    Suudi Arabistanlı ortağım ile Tanto Capital Partners’ı kurduğumuzda, Londra dışındaki ilk açmak istediğimiz irtibat ofisimizin İstanbul olmasına karar verdik. Hem bizim faaliyet gösterdiğimiz alanlarda Türkiye’deki fırsatların giderek artması, hem de gelişmekte olan ülkeler arasında finans merkezi olarak en uygun ve güçlü yerin İstanbul olduğuna kanaat getirdiğimiz için ilk irtibat ofisimiz şu an İstanbul’ da kurulma aşamasında. Nihai olarak, Türkiye’ de enerji, altyapı, metal madencilik alanlarında ciddi yatırım fırsatları olduğunu düşünüyoruz; aynı zamanda büyük ve orta ölçekli Türk şirketlerinin yurt dışındaki faaliyetleri ve yatırım yapma iştahları arttıkça, onlar ile beraber yapabileceğimiz muhtemel yatırımların ve ilişkimizin sağlıklı bir şekilde yönetilmesi için Türkiye’de bulunmamızın şart olduğunu düşünüyorum.
  • 8

    GEZMEK VE DALMAK TUTKUSU

    İş yaşamımın içinde yoğun bir gezi programı olduğu için, bunu aynı zamanda dünyada dolaştığım ülkelerin ve şehirlerin kendilerine özgün tarih ve iç politik dengelerini araştırmak ve öğrenmek hoşuma gidiyor. Arabalara ve hıza küçüklüğümden beri çok büyük bir ilgim olmuştur. Zaman içinde bunu bir hobi haline getirdim ve fırsat buldukça, genellikle Londra ve Avrupa’da değişik motor yarışları/araba kulüpleri ile gezi ve yarışlara gitmekten çok büyük bir keyif alıyorum. Ortaokul yılarımdan beri çaldığım gitar, vakit bulduğum nadir zamanlarda ruhumu dinlendiren bir hobim. Scuba ise, 18 yaşımdan beri aktif olduğum bir spor; arama kurtarma sertifikam ve yaklaşık 750 dalışım var, ancak yoğun gezi programımdan dolayı son senelerde eskisi kadar çok aktif olamıyorum.
  • 9

    KARATEYE DE MERAKLI

    En aktif olarak vakit ayırdığım ilgi alanım ise, Shotokan Karate. Londra’da bulunduğum zamanlar haftanın en az 3-4 günü dojo’dayım. Aslında karateye başlayalı sadece 3 sene oldu. İş hayatımın aniden hiç olmadığı kadar yoğunlaştığı ve sorumluluklarımın arttığı 30’larımın başında çok fazla iş/maddiyata dayalı bir kısır döngüye girdiğimi hissettim ve bunu dengelemek için hem sportif anlamda beni tatmin edecek, hem de ruhsal anlamda yakalamak istediğim dinginlik ve dengeyi sağlayacak bir aktivite peşindeydim. O esnada, hem yakın arkadaşım, hem de mentor’larımdan olan bir ağabeyimin 30 kusur senedir ailesi ile beraber yaptığı Shotokan Karate dikkatimi çekti. Çok başarılı ve uluslararası bir işadamı olan, benim gibi çok aktif bir yaşamı ve kariyeri olan ama bununla beraber aynı zamanda çok düzgün ve ailemin de bana aşıladığı değer yargıları ile örtüşen güzel ve mutlu bir aile kurmuş bu dostumun, hayatında yakaladığı is/aile/mutluluk dengesine karate ve daha ziyade onun arkasında yatan hayat felsefenin büyük bir katkısı olduğunu hissettim ve onun ön ayak olması ile başladım.