Futbolun orkestra şefleri

ntv.com.tr

Oyun vizyonu, geniş perspektifi, otoritesi ve üstün kabiliyetleriyle her takımı yöneten bir orkestra şefi vardır. Birçoğu sadece top kazanmaz, aynı zamanda bloklar arası bağlantıyla, öldürücü pasların ve unutulmaz solo performansların çıkış noktası olurlar. Orta sahada bu yükü sırtlayan isimlerin bazıları, belki de futbolun en büyük alkışını toplayan oyuncular olarak tarihe kazındılar.

  • 1

    Oyun vizyonu, geniş perspektifi, otoritesi ve üstün kabiliyetleriyle her takımı yöneten bir orkestra şefi vardır. Birçoğu sadece top kazanmaz, aynı zamanda bloklar arası bağlantıyla, öldürücü pasların ve unutulmaz solo performansların çıkış noktası olurlar. Orta sahada bu yükü sırtlayan isimlerin bazıları, belki de futbolun en büyük alkışını toplayan oyuncular olarak tarihe kazındılar.
  • 2

    Johan Cruyff

    Johan Cruyff

    1964-84 arasında oynadı

    Kendi ismini taşıyan (Cruyff dönüşü) şaşırtmacalı bir hareket ortaya çıkardı. Ajax, Barcelona ve Hollanda'nın yıldızı, total futbolun en iyi uygulayıcılarından olmasına rağmen, efsane bireysel özellikleriyle de unutulmayanlar listesinde yer aldı.
  • 3

    Xavi

    1998’den beri oynuyor

    Einstein’ın bilim dünyasındaki yeri ne kadar önemliyse, Xavi de orta saha bölgesi için o derece önemli...Tüm kazandığı zaferlerin yanında(İspanya ile 1 Dünya Kupası , 2 Avrupa Şampiyonası; Barcelona ile 8 lig şampiyonluğu, 4 Şampiyonlar Ligi) kimse takım arkadaşlarına, bıkmadan usanmadan onun nkadar çok pas vermedi. Katalizör görevini layıkıyla yerine getiriyor.
  • 4

    Diego Maradona

    Diego Maradona 

    1976—97 arasında oynadı

    Fiziki özellikleri fazla gözalıcı olmasa da (boyu 1,65) bir oldukça kuvvetliydi. Bulunmaz hint kumaşı kalitesinde dripling yeteneğiyle, kaptanlık yaptığı Arjantin'i 1986 Dünya Kupası'nda şampiyonluğa taşıması şaşırtıcı olmadı. Maradona, forvete dönük bir orta saha olarak ' 10 numara' kavramına yeni bir rol biçti.

  • 5

    Michel Platini

    Michel Platini

    1972-87 arasında oynadı

    3 kez üst üste Ballon d'Or (1983-85) ödülü sahibi, Fransa'nın 1984 kadrosunun beyni, gerek her iki ayağıyla attığı paslarla, gerekse gole yakınlığıyla her an işleri değiştirebilecek bir yetenekti.

  • 6

    Bobby Charlton

    Bobby Charlton

    1956—76 arasında oymadı

    Pek sağlıksız saçları ve ince yapısıyla sahayı tüm gün turlayabilecek bir enerjiyi üretmesi şaşırtıcı gibi gölünse de, bunu oldukça rahat yapardı. İğne deliği pasları ve her futbolcunun atamayacağı golleriyle hem Manchester tarihine, hem de 1966 Dünya Kupası'na damga vurdu.

  • 7

    Zico

    Zico 

    1971-94 arasıdna oynadı

    Dünya Kupası'nı kazanamayan en yetenekli oyunculardan biri olarak gösterilen Zico, taktik dehası, pas kalitesi ve skorerliğiyle Brezilya Milli Takımı'nın en önemli dişlilerinden biriydi. 71 maçta attığı 48 golle istatistiklere meydan okudu. 

  • 8

    Pele

    1956—77 arasında oynadı

    Bir forvet miydi yoksa orta saha mı? Pele iki gömleği de çok rahat sırtına geçiren bir oyuncuydu? 91 maçta attığı 77 golle, eşine rastlanmayan kuvvetini, top sürüş yeteneklerini ve 'kontrol delisi' futbolunu süsledi. Hiçbir oyuncu 3 kez Dünya Kupası kazanmayı (1958, 1962, 1970) başaramadı.

  • 9

    Frank Rijkaard 

    1980-95 arasında oynadı

    Defansif orta saha denince bir dönem ondan başkası gelmedi akıllara... Orta sahada öyle dominant bir karakterdi ki, hava toplarında ya da defansın göbeğinde karşısında onu görenler topu adeta bırakıp kaçardı. 

  • 10

    MİCHAEL LAUDRUP

    1981-98 arasında oynadı

    Juventus, Barcelona, Real Madrid ve Ajax gibi 4 efsanevi kulüpte forma giyip, 7 lig şampiyonluğu kazanan birinin sıradan olduğunu söyleyemezsiniz. Danimarkalı Laudrup, topu sağ ayağından sol ayağına geçirerek her defans oyuncusunu şaşkına çeviren driplingleriyle futbola yön verdi.

  • 11

    ZINEDINE ZIDANE

    1989-2006 arasında oynadı

    iki ayağını da aynı oranda düzgün kullanma Tanrı vergisi yeteneği ve bitirici kafa vuruşları sayesinde 3 kez FIFA Yılın Futbolcusu ödülüne layık görüldü. Belki dünyanın en hızlı veya en çok koşan orta sahası değildi fakat dengesi, top kontrolü ve her an açık algılarıyla, sahadaki en zengin vizyona sahip oyunculardan biri olarak ggönüllerde taht kurdu. 1998 Dünya Kupası Finali'nde Bıezilya'yı 3-0 yenen Fransa'nın unutulmaz ismiydi.