Bu merkez 7'den 70'e herkesi bekliyor

TÜBİTAK ile Kayseri Büyükşehir Belediyesince kente kazandırılan Kayseri Bilim Merkezi, günlük hayatta karşılaşılan ancak bilimsel olarak nasıl oluştuğu bilinmeyen bilimsel sürecin dokunarak, deneyerek ve görerek anlaşılması için ziyaretçilerini bekliyor.

  • 1

    "İCAT ÇIKARMAK LAZIMDI"

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, TÜBİTAK ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından kente kazandırılan Kayseri Bilim Merkezi'nin açılışında yaptığı konuşmada, böyle bir tesisin açılmış olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Anadolu Harikalar Diyarı'nın içine yapılan bilim merkezinin inşa süreciyle ilgili bilgi veren Özhaseki, şunları söyledi: "TÜBİTAK, bu bilim merkezi projelerini büyükşehirlerde uygulamak istediğini söylemişti. Binayı biz yapacaktık, içerisini onlar donatacaktı. Buraya hafta sonu 50-60 bin insan geliyor, hafta içi ise 10-15 bin kişi geliyor. Eğlenirken, gezerken, keyif yaparken burada da takılsınlar istiyorum. Yani gençler bir taraftan da bilimin ucundan tutsunlar istiyorum. Özellikle 1950'li yıllarda bizim geri kalmışlığımızın bir neticesi olarak büyüklerimizden şu sözü hepimiz çok duyduk; 'İcat çıkarma, konuşma'. Halbuki icat çıkarmak lazımdı. Hatta bizi okutmadılar, 'Ne işin var oğlum okulda, con mektebine gidip ne olacaksın, gel buraya dükkan var, tezgah var' derlerdi. Bizim Kayserililer doğru düzgün okula bile gitmediler. Bunun acısını hep içimizde hissettik. Halbuki biz bilgiyi yitik bir mal olarak gören Peygamberin ümmetiyiz."
  • 2

    "KANUNİ OLMASAYDI MİMAR SİNAN HERHALDE OLMAZDI"

    Özhaseki, tarihte ilk tıp fakültesinin bin 200'li yıllarda Kayseri'de kurulduğunu, ilk ameliyatların burada yapıldığını, sadece tıp alanında değil astronomi, matematik gibi alanlarda da geçmişte büyük dehalara sahip olunduğunu belirtti. Türkiye'ni geçmişinde derin bir kültür ve bilgi birikimi olduğuna dikkati çeken Özhaseki, şöyle devam etti: "İbn-i Kemal, Farabi, İbn-i Sina bunun gibi sayabileceğimiz onlarca isim var. Bunlar nasıl olmuş, kendi döneminde buna uygun bir ilklim var. Kanuni olmasaydı eğer Mimar Sinan herhalde olmazdı, Yavuz'un anlayışı olmasaydı bu büyük imparatorluk kurulamazdı. Geçici olarak yaşadığımız sıkıntılardan ötürü biraz bilimden, teknolojiden uzaklaşmış olabiliriz ama biz asli gündemimize dönmek zorundayız. Bu iklimi de sağlayacak olan siyasi iktidarlardır. Zamanında nasıl Mimar Sinan'ın önünü açan Kanuniler varsa, ilim adamlarının çamurundan bile şeref duyan ecdadımız varsa, bugün de aynı ortama sağlayacak olanlar siyasi iktidarlardır. Biz elimizden geleni yapıyoruz. 14 yıllık iktidarımız döneminde üniversite sayımızın kaça çıktığı belli, FATİH projesiyle nereye getirmek istediğimiz belli, bütçemizin en büyük kısmını nereye ayırdığımız da belli."
  • 3

    "GELECEĞİ ATILMIŞ TOHUMLAR"

    TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Arif Ergi̇n de daha önce Konya, Kocaeli ve Bursa'da Bilim Merkezleri açtıklarını, bu merkezlerin bilim kültürünü oluşturmada önemli rol oynadıklarını söyledi. Bilim merkezlerinin gençler kadar yetişkinlerin de ilgisini çekebileceğini ifade eden Ergin, şöyle konuştu: "Umuyoruz ki bu tür faaliyetlerle hafta sonu tatillerini büyükşehirlerde alışveriş merkezlerinde esir olarak geçiren ailelerimizi, daha kültürel daha birbirlerine yakınlaşabilecekleri bir taraftan da ülkenin geleceğine atılmış tohumları yeşertebilecekleri bilim merkezlerine kavuştururuz. Bilim merkezlerinin bu özelliği gelişmiş toplumlarda başarıyla yürüyor. Dünyada 2 bin 400 bilim merkezini her yıl yaklaşık 290 milyon insan ziyaret ediyor. Türkiye'de ne seviyedeyiz diye bakarsak, Konya Bilim Merkezimizi ayda ortalama 20 bin kişi ziyaret ediyor. Ziyaretçi sayısı her geçen gün artıyor. Şunu da görüyoruz ki Konya'ya Hakkari'den bilim merkezimizi gezmeye gelenler var. Bu noktada edindiğimiz iyi ve kötü tecrübeler de var. Ne yazık ki TÜBİTAK olarak yaptığımız yatırımların etki analizleri konusunda nispeten zayıfız. Yani böyle bir merkez açıldığı zaman bunun devletimize, milletimize olan etkisini ölçme konusunda zaafiyetler görüyoruz. Bunlardan biri de bilim merkezlerine ziyaretlerde bulunan kişilerin demografik yapısına yani hangi eğitim seviyesinden hangi coğrafyalardan insanlar buraya akın ediyorlar, bunların çetelesini tutmaya ihtiyacımız var."
  • 4

    "GOOGLE'DA YOKSA HİÇ YOKTUR YANLIŞ"

    Ergin, bilimin uygun bir iklim bulduğunda, şartlar sağlandığında doğduğuna dikkati çekerek bilim merkezlerini gezen çocukların, gençlerin kendilerine güvenerek bilim insanı olmaya buralarda karar vermelerini dilediklerini vurguladı. Bilim merkezlerinin gençler üzerindeki etkilerine işaret eden Ergin, sözlerini şöyle tamamladı: "Gençliğimizi etkisi altına almış olan taklit etmek, takip etmek, 'bilgi eğer Google da yoksa hiç yoktur' gibi yanlış anlayışların önüne geçmek için bu tür bilim merkezlerini kullanmamız lazım. Kendisi olmayan bir toplumun ancak başkası olacağını bilmemiz ve burada kendimizi yansıtmamız lazım. Kendi değerlerine sahip çıkamayan bir toplum sadece esir oluyor, taklitçi oluyor. Google'ı gökten inme bir maharet sanıyor. Bilim Merkezi oluşturmak 'binayı açtık bitti' denilecek bir şey değil. TÜBİTAK olarak buraya bakış açımız biz bir marş motoru görüyoruz, bu araba motorunu çalıştırmak için ilk suyu, ilk bilgiyi ilk yetenekleri biz doldurmaya çalıştık. Burayı etkin olarak canlı tutmalıyız. Sembolik de olsa bir giriş bileti uygulamasının iki bakımdan önemli olacağını düşünüyoruz. Getireceği para önemli değil ama kim gelmiş kim gitmiş hem bunu tespit edebiliriz bilet sayesinde hem de sürdürülebilirliği açısından önemli."
  • 5

    "BİLİM MERKEZLERİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ"

    Kayseri Bilim Merkezi'ni Kayseri için, özellikle Kayseri’deki çocuklar ve gençler için çok önemsediklerini dile getiren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, "Bakanlığımızda, bilim ve teknoloji seviyemizi artıracak olan ve ülkemizin yarınlarını doğrudan ilgilendiren önemli projeler yürütüyoruz. Bilim merkezleri, yaptığımız birbirinden önemli çalışmalar arasında bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Çünkü bilim merkezlerinin hedef kitlesini çocuklarımız ve gençlerimiz oluşturuyor. TÜBİTAK ve belediyelerimizin ortaklığında hayata geçirdiğimiz bu merkezlerde, genç arkadaşlarımızın bilime ve teknolojiye daha fazla ilgi ve sevgi duymalarını amaçlıyoruz. Bilim merkezlerinin binasını ve tefrişatını belediyelerimiz yapıyor. Bu merkezlerde sergilenecek içeriği, deney setlerini, materyalleri ise TÜBİTAK belirliyor ve oluşturuyor" dedi.

    Kayseri Bilim Merkezi ile ilgili çalışmalara 2013 yılında başlandığını anımsatan Özlü, 10 bin metrekare kapalı alanda kurulu olan merkezin, deneysel ve uygulamalı sergi ve laboratuvarlar, planetaryum, konferans salonu, kütüphane gibi imkanları bünyesinde barındırdığını aktardı. Bugüne kadar, Konya, Kocaeli, Elazığ ve Kayseri'de bilim merkezlerinin faaliyete geçtiğine dikkati çeken Özlü, Bursa, Samsun, Antalya, Şanlıurfa ve Gaziantep'e de bilim merkezi kazandırmak için çalışmaların devam ettiğini bildirdi.
  • 6

    "TAKİP EDEN DEĞİL TAKİP EDİLEN OLMALIYIZ"


    Bakan Özlü, bilim ve teknolojiyi, Türkiye'nin en önemli meselesi olarak gördüklerini vurgulayarak, şu değerlendirmeyi yaptı: "Çünkü diğer tüm sorunların çözümü bilimle ve teknolojiyle mümkün olabilir. Bir ülkenin gücü, bilim ve teknolojide yakaladığı seviyeden ibarettir. Dünya çapında bilim insanlarına, dünya çapında mucitlere sahip olmayan bir ülke, dünyada lider olamaz. Dünya bilim yapsın, teknoloji geliştirsin, biz de kullanalım anlayışıyla bir yere varamayız. Bilimde ve teknolojide takip eden değil takip edilen olmalıyız, vagon değil, lokomotif olmalıyız, tüketen değil üreten olmalıyız. Ülkemizin genç ve dinamik nüfusu, bu açıdan büyük bir fırsattır. Bu genç nüfusu nasıl eğittiğimiz ve hayata nasıl hazırladığımız, ülkemizin dünya ülkeleri arasındaki yerini de belirleyecek. Eğer gençlerimizi iyi eğitebilirsek, onlara geleceğin gerektirdiği donanımları kazandırabilirsek, eminim ki gençlerimiz, bu ülkeyi bugün olduğundan çok daha yüksek seviyelere çıkaracaklardır."
  • 7

    "BİLGİNİN PEŞİNE DÜŞEN GENÇLERE İHTİYACIMIZ VAR"

    Bilim merkezlerini gençlerin gelişimi açısından önemsediklerini belirten Özlü, ülke olarak, düşünen, soran, sorgulayan, arayan, araştıran ve merak eden gençlere ihtiyaç duyduklarını ifade etti. Özlü, hazır ve hap bilgilerle yetinen değil, gerçek bilginin peşine düşen gençlere ihtiyaçları olduğunu dile getirerek, "Teorik olarak öğrendiklerini hayata yansıtabilen, pratiğe dönüştürebilen gençlere ihtiyacımız var. Böyle gençler yetiştirebilirsek, bilimde ve teknolojide ciddi bir sıçrama yaşayacağımıza inanıyorum" dedi.

    Dünyadaki bilim merkezlerini, her yıl yaklaşık 300 milyon kişinin ziyaret ettiğine dikkati çeken Özlü, ABD'de her üç kişiden birinin, yılda en az bir kere, bir bilim merkezine gittiğinin altını çizdi.
  • 8

    "DAHA ZENGİN HALE GETİRECEĞİZ"

    "Eğer güzel binalar, güzel sergiler ve içerikler oluşturabilirsek, ülkemizde de bilim merkezlerine çok büyük bir ilgi olacağını düşünüyorum. Nitekim Konya ve Kocaeli'ndeki bilim merkezlerimiz gerçekten çok yoğun talep görüyor. İnşallah, bu merkezlerin sayısını daha da artıracağız. Bu merkezlerin içeriğini sürekli daha zengin hale getireceğiz. Bu merkezlerden istifade eden gençlerimizin, ülkemizi bilim ve teknolojide çok daha üst seviyeye taşıyacağına inanıyorum."
  • 9

    AİLELERE ÇAĞRI


    Anne ve babalara çağrıda bulunan Özlü, hafta sonu çocukların evde sıkılmaları durumunda ailelere onları alışveriş merkezleri yerine Kayseri Bilim Merkezi’ne getirmeleri tavsiyesinde bulundu.
  • 10

    Konuşmaların ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kayseri ziyaretindeki toplu açılış töreni kapsamında açılışı yapılan bilim merkezi hizmete girdi.
  • 11

    Daha sonra Özlü, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Kayseri Valisi Süleyman Kamçı, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Arif Ergi̇n, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, bilim merkezininde incelemelerde bulundu.