Claire Foy: Kraliçeyi oynamak hayatımı değiştirdi

The Crown dizisinde Kraliçe Elizabeth'i canlandıran Claire Foy, "Kraliçeyi oynamak hayatımda değişikliklere neden oldu. Oturuşum, kalkışım, duruşumun korkunç olduğunu kraliçeyi oynadıktan sonra anladım" dedi.

  • 1

    Kraliçe Elizabeth’in saltanat dönemini anlatan The Crown dizisinde kraliçeyi canlandıran Claire Foy, bu rolün hayatını değiştirdiğini söyledi.

  • 2

    İki sezon boyunca dizide rol alan 34 yaşındaki İngiliz oyuncu, Hürriyet’ten Barbaros Tapan’a verdiği röportajda kraliçe rolünün hayatına katkılarını şöyle anlattı:

    “Hayatımın bir parçasını tamamen değiştirdi. Kariyerim iyi yönde patlama yaşadı. Yaptığım işe karşı bakış açımı değiştirdi, geliştirdi. Diğer taraftan normal hayatımda hiçbir değişim olmadı. Geçen gün ‘Kraliçeyi oynamak eve gidince sizi farklı davranmaya yöneltti mi’ diye sordular. Ben de ‘Aksine var olan tavrım karakter için tamamen değişti’ dedim. Tabii kraliçeyi oynamak hayatımda değişikliklere neden oldu ama kraliçevari değişimler değil.”

  • 3

    “Oturuşum, kalkışım, duruşumun korkunç olduğunu kraliçeyi oynadıktan sonra anladım” diyen Foy, “Bir de kraliyet ailesine bakışımı değiştirdi” dedi.

  • 4

    Foy, “O aileye mensup insanlar aslında topluluk önünde gördüğümüz kişiler değiller. Bizim karşımızda sadece olmaları gereken figüre bürünüp çıkıyorlar. Kendi karakterleri farklı. Aslına bakarsan diziden sonra genel olarak politikacılara da bakış açım değişti. Onları izlerken içimden ‘Bu da senin gerçeğin, iki farklı kişi olmak zorundasın’ diye geçiriyorum” ifadesini kullandı.

  • 5

    Foy, son olarak, Türkiye’de 9 Kasım’da vizyona girecek olan Milenyum Serisi’nin dördüncü kitabı Örümcek Ağındaki Kız’dan uyarlanan aynı isimli filmde rol aldı.

  • 6

    Filmde, The Crown’da canlandırdığı, güce ve paraya sahip Kraliçe Elizabeth’in tam tersi; asi, akıllı, meydan okuyabilen bir kadın olan Lisbeth’i canlandıran Claire Foy iki zıt karakteri canlandırmasıyla ilgili şunları söyledi:

    “Son bir yıldır daha önce hiç konuşmadığımız bir şeyi, kadınların nasıl hissettiğini konuşmaya başladık. Şimdi her şey harika, biz kadınlar daha mı güçlüyüz? Maalesef... Kaç yıldır göz ardı edilen konuların son bir yıldır konuşuluyor olması yeter mi? Kendimizin, gelecek jenerasyonun kadınlar hakkında farklı düşünmesi yıllar alacak. Keşke sorun bitti diyebilsem. Ama diyemem... En azından kadınların konuşulduğu bir döneme denk geldim. Artık sorunlarımız daha açık bir şekilde gözler önünde. Bulunduğumuz yer eşit değil. Hâlâ nerede olduğumuzu ya da neler olacağını bilmiyoruz. Ama en azından değişimin başladığı bir noktadayız.”