Kanlı Komedya ‘Caligula’ seyirciyle buluşuyor

Halkının kendisinden nefret etmesi için adeta yanıp tutuşan ama sevgili atı İncitatus’u senatoya konsül yapma cüretini gösterdiğinde dahi halktan bir tepki görmeyen, çılgın ve zalim Roma İmparatoru Caligula’nın trajikomik hikâyesi Kanlı Komedya Caligula seyirciyle buluşuyor.

  • 1

    Yönetmen koltuğunda Ragıp Yavuz'un oturduğu; Levend Öktem, Ahmet Saraçoğlu, Ecem Üstündağ ve Pınar Coşkun’un birlikte rol aldığı Kanlı Komedya ‘Caligula’, sanata ve edebiyata katkılarıyla olduğu kadar halkına ve çevresine yaşattığı zorbalık, vahşet ve sapkınlıklarıyla da tanınan Roma İmparatoru Caligula’nın hikâyesi üzerinden, halkın özgürlük ve demokrasi arayışına eleştirel bir yaklaşım sunuyor.


  • 2

    Oyunda, M.S. 37-41 yılları arasında hüküm süren Caligula ve çevresindekiler, Ragıp Yavuz’un trajikomik yorumunda güncelliğini koruyan metaforik birer figür olarak işleniyor.

  • 3

    Dünyaca tanınan Bulgar yazar Stefan Tsanev’in kaleme aldığı oyunu dilimize Hüseyin Mevsim çevirdi. Sahne ve kostüm tasarımına Barış Dinçel’in imza attığı oyunda Levend Öktem, Ahmet Saraçoğlu, Ecem Üstündağ ve Pınar Coşkun rol alıyor.

  • 4

    6. Ekin Yazın Dostları Tiyatro Ödülleri’nde Yılın Oyunu Ödülü’nü kazanan oyun; Öktem’e 24. Türkan Kahramankaptan Özel Ödülleri’nde En İyi Erkek Oyuncu, Saraçoğlu’na 18. Direklerarası Seyirci Ödülleri’nde En İyi Erkek Oyuncu, Üstündağ’a 23. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri’nde Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu, Yüksel Aymaz’a ise 2. Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri’nde Yılın Işık Tasarımı ödüllerini getirdi.

  • 5

    Tek perdelik Kanlı Komedya ‘Caligula’; 12 Aralık ve 19 Aralık 2018 Çarşamba akşamları Baba Sahne Savaş Dinçel Salonu’nda sahnelenecek. 

  • 6

    KANLI KOMEDYA ‘CALIGULA’ HAKKINDA
    M.S. 41 yılında, Cladius şöyle seslenir İmparator Caligula’ya: “Roma Cumhuriyeti’ni hatırlayanlar çoktandır toprak oldu; sonradan doğanlar cumhuriyetin, demokrasi denilen şu şeyin ne olduğunu bile bilmiyorlar, çünkü bütün tarihler çarpıtıldı, bütün kitaplar sansürlendi; demokrasi ve cumhuriyet kelimelerinin üstü çizildi, silindi; bu iki kelime artık dilimizde yer almıyor; halk, zorbalıktan başka bir şey bilmiyor; zorbalıkla emzirildiğinden, zorbalığa anası gibi alışmış ve o yüzden bütün bunları çekiyor; hayır, hayır, çekmiyor, normal hayatını yaşıyor, bunu normal kabul ediyor, hatta hoşuna gidiyor, çünkü başka bir hayat bilmiyor...” Ve sonraki 1412 yıl boyunca, yani Roma İmparatorluğu’nun son gününe kadar da, bir daha hiç kimse cumhuriyeti ve demokrasiyi geri getirmeyi denememiş...