Mehmet Günsür: Oyuncular profesyonel şizofrendir

Çi dizisinin Deniz'i Mehmet Günsür, yılın son haftasında sinema severlerle buluşan Martıların Efendisi filmi ve kariyeri hakkında merak edilenleri cevapladı.

  • 1

    Martıların Efendisi filminin başrol oyuncusu Mehmet Günsür, HT Magazin'den Mehmet Çalışkan'a verdiği röportajda "Oyuncular profesyonel şizofrendir" dedi. İşte 42 yaşındaki oyuncunun açıklamalarından satırbaşları:
  • 2

    ‘Martıların Efendisi’nin sizi cezbeden özellikleri neler oldu?

    Canlandıracağım karakterde oyunculuk adına yapabileceklerimin sınırsız olduğunu hissedince oldukça heyecanlandım. Elbette hikayeyi de çok sevdim. Yönetmenimiz Mehmet Ada Öztekin bana hikâyeyi ilk anlattığı andan itibaren ‘Martıların Efendisi’nin çekilip bitirilmiş halini hayal etmek bile büyük bir heyecan verdi. Şunu da söylemeliyim: Günümüzün ana akım filmleri dışında da filmler çekilmesi gerekir. ‘Martıların Efendisi’, işte o filmlerden biri. Belli kalıpların dışında olması da ‘Ben bu filmde seve seve varım’ dedirten bir diğer ana neden.
  • 3

    -Yani Don Kişot’luk yaptınız...

    Canlandırdığım karakteri zaten Don Kişot’a benzetiyorum. ‘Martıların Efendisi’, kendi yarattığı dünyada çok doğru değerlerle hareket eden biri. Adalet, sevgi, iyilik... Ama bütün bunları kendince farklı şekillerde kodlamış. Film, dünyayı toplum için aykırı ama kendi dünyasında bir o kadar normal bir adamın gözüyle görme olanağı sağlayacak. Filmin bu özelliği de başlı başına heyecan verici.
  • 4

    -Yıldız oyuncu musunuz yoksa aktör mü?

    Aktörlükte her yeni yapımda kendini bir şekilde değiştirmek vardır. Ben bir hamurum. O hamuru da yönetmenimiz istediği şekilde yoğurmalı. Ve kendimi yoğurabilip değiştirebilmeyim. Bu işten anladığım budur. İnsanlar yüzde doksan rol aldığım bir filmde Mehmet Günsür’ü görmek istiyor. Değişip de başka birisi olduğumu pek görmek istemiyorlar ama o zaman işin heyecanı kalmıyor. Bu anlamda ‘Martıların Efendisi’nde yapımcımız Erol Avcı da, yönetmenimiz Mehmet Ada Tekin de ve rol arkadaşlarım da aslında birer Don Kişot.
  • 5

    Riskli bir durum değil mi?

    Fiziksel olarak da kendimi değiştirmeyi seviyorum. Risk almayan oyuncular sadece Türkiye’de değil ki. Dünyanın her yerinde öyle oyuncular var. Onların kötü oyuncu olduğunu söylemiyorum. Riske girmeyen oyuncular her filmlerinde aynıdır. Ben o aynılığı tercih etmiyorum. Örneğin Meryl Streep her filmde farklı biridir. Tom Cruise ise hemen hemen aynı. Bizi hiç şaşırtmasa da Tom Cruise’un kötü bir oyuncu olduğunu söyleyebilir miyiz? Canlandırdığım karakterin dünyasına ne kadar girersem o kadar mutlu oluyorum. Bu mesleği de işte bu yüzden yapıyorum. Ben oyuncuların profesyonel bir şizofren olduğunu söylüyorum.
  • 6

    -O halde ne kadar şizofren olursanız o kadar iyi. Öyle mi?

    Kendimden ne kadar çok çıkıp başka bir karakterle bütünleşirsem elbette o kadar iyi. Ayrıca oyuncu olsun olmasın artık herkes şizofren. Şizofreni kelimesinin psikoloji kitaplarından çıkarılması gerektiğini düşünüyorum. Bunu sadece ben söylemiyorum. 1970’li yılların sonundan itibaren birçok kişi tarafından söylenmeye başlandı.
  • 7

    -Aktörlük altı üstü bir meslek midir yoksa ayrıcalıklı özel bir iş mi?

    Direkt olarak insan beynine ve ruhuna çalışıyoruz. Nasıl ayrıcalıklı olmasın ki? Açıkçası ben aktörlüğün kutsal bir meslek olduğunu düşünüyorum.
  • 8

    -‘Martıların Efendisi’nde yıllardır beklediğiniz biri bir anda karşınıza çıkıp hayatınızı değiştiriyor. Bu durumu size uyarlayacak olursak...

    Elbette karşılaştığımız herkes hayatımızı değiştiriyor. İnsan, ölene kadar değişen bir yaratıktır. Olağanüstü bir ailem var. Hayatımın en büyük değişikliği de ailemin olması olmuştur. İyi bir eşe, sağlıklı 3 çocuğa sahip olmakla yaşanan değişikliği kelimelendiremem. Sorumluluk arttı, her hareketimde, her düşüncemde üç-beş adım sonrasını düşünüyorum. Aileme sahip olmadan önce tüy gibiydim. Bu durum artık tüy gibi olmamaktan şikâyetçi olduğum anlamına gelmez. Sorumluluklarım da her adımımı ince eleyip sık dokuyarak atmamın da beni oldukça mutlu kıldığını söylemek isterim.