Sezen Aksu "Biraz pop biraz Sezen"le iyileştirmeye geliyor

Sezen Aksu 6 yıl aradan sonra 17 Ocak’ta “Biraz Pop Biraz Sezen” albümüyle geliyor. 16 şarkıdan oluşan albümü Suat Kavukluoğlu dinledi. Albümle ve şarkılarla ilgili bütün detayları kaleme aldı.

  • 1

    Uzun zamandır böyle heyecanlanmamıştım. 6 yıl olmuş. Sezen Aksu’dan yeni şarkılar duymayalı. Her zaman yazıp söyledim. Sezen Aksu hepimize hep çok iyi geldi. Yaralarımızı sardı, derdimizi dinledi. Bizi hayatın zor yollarına bir anne şefkatiyle “Allah’a emanet ol” sıcaklığıyla uğurladı hep. Yol boyu hep yanımızda oldu. Ağlarken başımızı okşadı, biz mutluyken ve hayatta bir şeyleri başarırken de bir anne gibi en çok o sevindi. Hayatın ne büyük bir hediyesidir ki, hele de bu zor zamanlarda; ona en çok ihtiyacımın olduğu bugünlerde yeni albümü “Biraz Pop Biraz Sezen”i ilk dinleyenlerden oldum. Yeni şarkılarından bölümleri dün gece ilk kez NTV’de sizlerle paylaştık. O dakikalardan şimdiye coşkum, heyecanım katlanarak artmaya devam ediyor. Bu albüm hepimize çok iyi gelecek. Nasıl bir albüm mü? Günlerce, gecelerce yazabilirim hakkında. Şöyle özetleyebiliriz. Sezen Aksu hepimizin duygu fotoğrafını, ruh röntgenini tam da bugünden, nasıl görünüyorsak, bu zor dünyanın neresinde nasıl sıkışıp kalmışsak, nasıl hissediyorsak bütün çıplaklığıyla çekmiş. Sese, söze, melodiye dönüştürmüş. Buyrunuz, vesikalık resmimiz diyerek bizlerle paylaşıyor. Gelin o şarkılara doğru birlikte yola çıkalım…

  • 2

    "İSYANCI" İLE İSYANKAR BİR AÇILIŞ

    "İSYANCI" İLE İSYANKAR BİR AÇILIŞ

    Albüm, adının hakkını veren isyankar bir şarkıyla "İsyancı" ile açılıyor. Daha ilk sesten, notadan yüzünüze sert bir ayaz gibi hüzün ve yoğun bir acı çarpıyor. Senfonik ve rock öğelerle zenginleştirilen Erdem Yörük imzalı düzenlemesiyle "İsyancı" müzikal olarak Onno Tunç'lu yıllara götürüyor bizi. Sezen Aksu, yaralı, acıdan buz kesmiş sesiyle başlıyor söze:

    "Sen bir isyancıydın kırdın geçtin / Gözlerin bakardı deli deli / Bir gün batımı elveda dedin / Görmedin gözümü basan seli"

    İçinde kopan fırtınaları saklayan çarşaf gibi bir deniz ya da içi alev alev yanarken dışarıya heybetli, dimdik duran bir yanardağ gibi devam ediyor:

    "Günü dünü yoktu yarınsızdı / Uçsuz bucaksızdı sınırsızdı"

    Ve nakaratta patlıyor o deniz, o yanar dağ.. Altında kalıyoruz soğuk suların, kızgın lavların...

    "Ya kavga ya sevda boydan boya / Deryadan derin sözün iğne oya / Kendini vurup vurup yollara / Uğradın kim bilir kaç karanlığa..."

    Şarkı biterken dilde tanıdık bir yara hissi.

    Sanki bu şarkı, kısa bir süre önce söylediği "Ben Öyle Birini Sevdim ki" şarkısının kardeşi... Aynı yerden aynı karanlığa, derin bir acıyla yazılmış ve söylenmiş gibi..

    Ne diyordu o şarkıda Aksu:

    "Ben öyle birini sevdim ki / Bir nevi intihardı / Kirpiğine düştüğüm gün / Ölümüm başladı..."

  • 3

    "BABA EVİ"YLE YALNIZLIĞIN KALBİNE YOLCULUK

    "BABA EVİ"YLE YALNIZLIĞIN KALBİNE YOLCULUK

    Albüm "Baba Evi" şarkısıyla devam ediyor.

    Anne ve babasını ne kadar çok sevdiğini, onlara ne kadar düşkün olduğunu biliyoruz Sezen Aksu'nun. O yüzden de bu şarkıyı dinleyen herkesin canı daha çok yanacak.

    Aslında en çok da kendimize ağlayacağız.

    "Baba evindeyim bugün tepemde dolunay / Nasıl doluyum birikmiş yalnızlıklar " derken o canımızın canı, hepimiz bir kez daha baba evimize, ana ocağımıza gidip, can evimizden, en yumuşak karnımızdan vurulacağız. Hep öyle olmaz mı? Tam da baba evinde çekip bizi vurmaz mı o birikmiş yalnızlıklar kalbimizin tam orta yerinden? En acı hatıralar; çocukluğumuzun, gençliğimizin odalarında yapışmaz mı yakamıza? En çok o evde üzerimize üzerimize gelmez mi her şey? Bütün kaybettiklerimiz, başaramadıklarımız, yarım bıraktıklarımız, yara açıp yarım bırakanlar... Ne kadar çok şey yapmış, başarmış, kendini her bakımdan yeniden inşa ettiğini düşünsen de, o eve gittiğimizde hepimiz sanki hayatta hiçbir şeyi yapamamış gibi hissetmiyor muyuz? En çok o evde ağlanmıyor mu çekip gidenlere, üzerimizi bir güzel çizenlere?

     "Baba Evi"nde hepimizin hissettiklerini, her zaman olduğu gibi yine en erken o döküyor kaleme.. En ağır yarayı açanı hatırlayarak... 

    "Belki artık kavuşmak hayal / Belki beni çoktan sildin / Öldürsen iflah olmaz / Geçmiyor senden ümidim / Canımdan can gitti / Gel hasretin eritti / Anladım ki çok muhabbet

    Ayrılık getirdi / Çalsan bir akşam üstü kapımı yeniden / Ben de sana tavşan kanı bir çay demlesem / Desem ki pişmanım perişanım / Sen de bir büyüklük göstersen de hoş görsen…”

  • 4

    "İHANETTEN GERİYE KALAN"

    "İHANETTEN GERİYE KALAN"

    Başka kıyılarda, başka tenlerde bir saman alevine, bir anlık hevese kendi evini ateşe verenlere "İhanetten Geriye Kalan"da cevap veriyor Aksu.

    Sesi yine buz gibi, başı dik, tavrı net " İstemem artık geriye dönme / Dönersen bile bu evde sönme"

    Yani özetle "kendi kendine yaktığın ateşi, kendin söndüreceksin evladım" diyor ve ekliyor "Artık o "pişman olduğun zaman, zevke doyduğun zaman, huzur bulduğun zaman dönebilirsin" diyen, "ben yine her şeye rağmen burada olurum, yaralarını sararım, seni anlarım" diyen hoşgörülü, zarif insan yok." Ve finalde acı konuşuyor bu kez "Buz gibi soğuk suya benzer inan bitmiş her aşk / Tuz gibi bassan yarana derman olmaz sana / Ne narindir ne haindir ne vefalı ne zalim / Bir hasrettir bir intikam ihanetten geri kalan..."

  • 5

    "HAKKIMDA KONUŞMUŞSUN"

    "HAKKIMDA KONUŞMUŞSUN"

    Bu şarkının adını Özgür Aras, ilk kez köşesinde yazdığında tepeden tırnağa ürpermiştim. Bu ne ya, dedim. İki kelimeden oluşan bir cümle ama sanki bin sayfalık bir roman gücünde. Kafama tuğla gibi düştü, mideme kızgın ütü gibi yapıştı. İki kelime bin sayfalık kırılmışlığı, kızgın ütü gibi yakan kırgınlığı ve sitemi nasıl bu kadar iyi anlatabilir. "Hakkımda Konuşmuşsun" Bitti. Daha üzerine tek bir kelime etmeye gerek var mı? Çok kırgın ama ne kadar zarif... Esas vurgunuysa şarkıyı dinleyince yiyecekmişim meğer.

    "Hakkımda konuşmuşsun / Dargınmışsın bana meğer / Dargınken sevgililer / Erken konuşan kaybeder..."

    Bir daha yazalım

    "Erken konuşan kaybeder..."

    Böyle zarif bir ayarı ancak "Pardon"u yazan incelikli ruh verebilirdi. Dostum olduğu için çok şanslı hissettiğim Sibel Algan, şöyle devam etmiş:

    "Daha iyi bir insan / Olunmuyor anlattığında / Susmak gerek hatta / Gerçekten yandığında..."

    Genel olarak yaşadığımız her şeyde suçu karşı tarafa atıp çoğumuzun cevaplamaktan kaçtığı soruyu da sormadan bırakmamış.. Kendi cevabını tek solukta peşine yapıştırarak: "Bi can havliyle aşkı vurduğun oldu mu? Benim oldu...."

     

  • 6

    DOLU DOLU "CANIMSIN SEN"

    DOLU DOLU "CANIMSIN SEN"

    Sibel Algan'ın öldürmeyip süründürdüğü yerden Sezen Aksu yetişiyor imdada. Düştüğümüz yerden aşkla ayağa kaldırıyor bizi. Uzun zaman sonra Sezen Aksu'dan duyduğum en coşkulu, en deli dolu, tutkulu aşk şarkısı bu. "Adın başka tadın başka / Sığmıyorsun ele avuca delisin sen / Dilerim ki benle yaşa / Bildiklerin ezber değil yenisin sen" diye püfür püfür ese ese başlıyor söze, "Boşuna mı yaprak gibi rüzgarına kapıldım ben" diye uçuşmaya devam ediyor "Bu gönül çoktan razı senden nasıl istersen" diye ipleri de o yeni "deli"nin ellerine bırakıveriyor. E aşk böyle bir şey. O "delip geçen gözler" sizi buraya kadar getirmişse, üzgünüz buradan pek kurtuluş yok. Ama aşkın olmadığı yerde de hayat yok. Hayatını aşka adayan, hep aşkı yücelten, kutsayan Aksu, bu şarkıda "ne bir eksik ne bir fazla, canımsın sen" diyerek hepimize bir tatlı nasihat ediyor. Sevdiğinizi dolu dolu, taşa taşa söylemekten "canımsın sen" demekten çekinmeyin... Bol bol sevin, diyor...

  • 7

    AKSU'NUN YAŞAM "MANİFESTO"SU

    AKSU'NUN YAŞAM "MANİFESTO"SU

    Bu şarkının peşinden gelen "Manifesto" ile rengarenk bir karnavala, partiye dönüştürüyor hayatı. Ülkemizin en kıymetli kadınlarından Şehrazat'ın yıllar önce İngilizce kaleme aldığı şarkıya Türkçe sözler yazan Aksu, hem bu zor zamanlarda zalim dünyanın ruhumuzda açtığı yaraları anlatmış, hem de hayat karşısında hepimizin düştüğü garip ve komik hallerle inceden inceye dalgasını geçmiş: "Niye herkes bu kadar ciddi / Okunmamış kitaplar ama ciltli / Asık asık yüzlü insanlar / Ta yüreğine kadar kilitli / Ne gülümseme ne günaydın yok / E tabi üçüncü sayfada olay çok / Haberler hep son dakika şok şok / Yaşamak inadına hemen şimdi..." Elbette bize en önemli şeyi hatırlatarak, yaşamı kutsayarak "

    Lol lol hadi kop gel parti parti

    Lol lol dize getir aşk kalbi kalbi

    Lol lol hadi bu neyin harbi harbi

    Yaşasın hayat budur manifesto

  • 8

    “SÖNMEYİZ DE İNCEDEN, TÜTER OLURUZ KÖZ”

    “SÖNMEYİZ DE İNCEDEN, TÜTER OLURUZ KÖZ”

    Şehrazat ve Sezen Aksu bir süreliğine hepimizi gerçekten de çok iyi hissettiriyor. Bir partide, bir lunaparkta, bir karnavalda kahkahalarla dans ediyor, birbirimize sarılıyoruz. Evet, aynen de böyle yapmalıyız tam da bugünlerde. Hayatın gerçeklerini unutmadan, yasımızı kalbimizde taşıyarak yürümeliyiz. “Köz”, “Kördüğüm” ve “Ey Benim Çocukluğum” yaranın tam kalbine götürüyor bizi bu kez. “Yürüyoruz ateşe hep bir heves / Dönülür mü başa bembeyaz / Sineye çekilen yangınlardan / Bir avuç kül biraz alaz” diyerek damardan giriyor söze “Köz”de. Daha önce Ajda Pekkan & Muazzez Abacı’nın albümünde yer alacağı yönünde haberler çıkan, sözlerini Sibel Algan’ın yazıp Aksu’nun bestelediği bu şarkı dilde buruk bir tat bırakıyor. Ne ekşi, ne acı.. Buruk… “Halimiz darmaduman / Sırrını gel çöz / Sönmeyiz de ah inceden /Tüter oluruz köz…”

  • 9

    “KÖRDÜĞÜM”

    “KÖRDÜĞÜM”

    “Kördüğüm”de yara kardeşliğimizi hatırlatıyor bize Sezen “Bu kördüğüm eski bir yara / Ta çocukken kestiler beni / Bir gün bile iyileşmedi ki / Ben kopardım hep kabuğundan / Aynı yerden vurulmuşuz biz / Aynı sele kapılmışız / Usanmadan hep ummuşuz biz / Defalarca unutulmuşuz…”

    “EY BENİM ÇOCUKLUĞUM”

    Ve “Ey Benim Çocukluğum”la çocukluğumuzu temize çekme zamanı şimdi. Hayattayken arafta kalanların marşı geliyor. Gümbür gümbür seslerle… “Ey benim dikenli yolum / Çocukluğum, olgunluğum / Ey benim çilehanem /Yana yana yolculuğum / Ne yapsam nereye gitsem olmuyor / Hayattayken araftayım / Bir hatıraya sevdalı / Hem kazanan hem kaybeden taraftayım…”

  • 10

    “BEN KEDİM YATAĞIM”

    “BEN KEDİM YATAĞIM”

    Albümün sürprizlerin biri de bestesini “Matrix” filminde bir şarkısıyla yer alan Avustralyalı müzisyen Rob Dougan'ın yaptığı, Aksu’nun şahane dizeleriyle "Ben Kedim Yatağım" Efsane bir filmin şarkısı gibi. Şarkıyı dinlerken şöyle hissettim. Sanki Sezen Aksu, onca yıldan, yoldan, yorgunluktan sonra kedisiyle yatağına uzanmış, öyle yorgun, büyük bir handa etrafına bakıyor. Çevresinde dünyanın bütün aşk filmlerinin yıldızları. Dünyanın en güzel kadınları, adamları, aşkları.. Ve o aşkların en çarpıcı sahneleri. Aksu coşkuyla karışık bir hüzünle onları izliyor. Hiçbirinin sona ermemesini dileyerek ama içten içte hüzünle her şeyin biteceğini bilerek… Geleceğiniz yer burası olacak çocuklar diyor sanki

    “Hepsi boş / Kazanmalar başarmalar / Dilediğim onaylanmalar / Yoksun / Haklıydı diyorum soranlara… / Ve karanlık perde perde sönerken / Gün seferden dönerken / Başlar aynı tören… / Hayat bıraktığı yerden / Tüm hızıyla dönerken / … Ben kedim yatağım / Çok şikayetçiyiz senden

  • 11

    “HU HU”, “ÜFLE DE SÖNEYİM” VE “KOCA KIÇLI” İLE TERAPİ ZAMANI

    “HU HU”, “ÜFLE DE SÖNEYİM” VE “KOCA KIÇLI” İLE TERAPİ ZAMANI

    Geliyoruz albümün en deli, en eğlenceli, bol kahkahalı kıyılarına. O kadar çok güldüm, kahkaha attım ki bu üç şarkıyı dinlerken, bana uzun bir süre yetecek, güç verecek enerjiyi aldım. Gülmek hayatta en iyi tedavidir der Aksu sık sık. İşte bu 3 şarkı da şimdi hepimizi eğlendirecek. Kendisiyle, hayatla ve her şeyle o kadar tatlı tatlı, ince ince dalga geçmiş ki hem kendimize hem de her şeye, ağlanacak halimize güleceğiz. “Hu Hu”da yeni bir sevgili “yaptığını” ilan ediyor herkese Sezen “ Takarım zillerimi / Yerim o dillerini / Aman da fikirlerini / Yerim yerim” Ah işte tam burada kahkahayı bastım. “Üfle de Söneyim”de ise zalim dünyanın hepimizi sersem, perişan eden, neye üzüleceğimize şaşırtan zor halleri var. “Anlamadım gitti yeşil alan bitti / Ayılar da açıkta kaldılar ya kutupta / Neye yanacağıma şaşırıp kalmışım / Yolun başındayken nelere inanmışım…”

    Ve “Koca Kıçlı”da büyük aşkla başlayan evliliklerde gelinen mutsuz, umutsuz nokta eğlenceli bir dille resmedilmiş. “ Bense resim yapardım / Ne güzel şarkı söylerdim / Koca kıçlı sinirli bir kadın oldum apansız / Mutsuzum mutsuz / Ev kadını umutsuz / Oynatın beni dizilerde / Lazımsa bir huysuz…”

  • 12

    YUMRUK GİBİ FİNAL

    YUMRUK GİBİ FİNAL

    Finalde yer alan “Benim Karanlık Yanım” , “Günaydın Memur Bey” ve “Göç” ile sert bir yumruk daha yemiş oluyorsunuz. İlk kez Ara Dinkjian’ın grubu The Secret Trio’nun albümünde yer alan (o albüm için yazılan) “Benim Karanlık Yanım” zaten o günlerde deliğini açmıştı kalbime. “Hiç biriniz bilmezsiniz / Görmezsiniz karanlık yanımı / Kaç suçtan cezadan Sanık saklandığımı / Çok eski tarihlerden / Bütün insanlık günahlarını / İşlemişim hala işliyorum / Kopara kopara canımı / Geldim defalarca / Gittim defalarca / Kaç bahçe kuruttum bilmem / Yüzleşmedim yıllarca” diye başlıyor bu zor yüzleşmeye Sezen. İnsanın kendisiyle bu kadar çıplak yüzleşmesi cesaret ister. Hepimize sesleniyor. “Uyanın, farkına varın” çığlığı bu “ Cennet de cehennem de / Melek de şeytan da bende / Hadi bul bakalım göster bana farkımız nerde” Ah aslında artık bunu fark etsek, o yerden değişmeye, güzelleşmeye başlayacak dünya. Boğazımıza kadar batan balçık, çamur çekilecek, yerine çiçekler, yeşiller fışkıracak doğadan yeniden. O zaman dünya güzellikleri seyredecek. “Sakin” grubuyla tanıdığımız Onur Özdemir’in “Günaydın Memur Bey” şarkısında yazdığı gibi kurtlara yem olan bir cesedi değil: “Dünya seyretti ben giderken / Erimiş cesedim ne fayda ıslak / Yağmuru emdim de / Kurtlara yem oldum…” 

    Malum durumumuza son sözü albümün son şarkısı “Göç” de yine o söylüyor kederle “ Yok bu yolun kılavuzu / Ne olacağı ne malum / Kim hak ediyor cezayı / Kul yazar kul bozar kanun…” O şarkıda sanki dünyanın bütün insanları sazıyla, sözüyle, sesiyle, nefesiyle eşlik ediyor Sezen Aksu’ya. Öyle görkemli, öyle kederli, öyle kalabalık ama o kadar yalnız…

  • 13

    HEPYENİ BİR SEZEN GELİYOR

    HEPYENİ BİR SEZEN GELİYOR

    “Biraz Pop Biraz Sezen” 17 Ocak’ta yayınlanacak. Albümde Sezen Aksu ağırlıklı olmak üzere Şehrazat, Sibel Algan, Rob Dougan, Ara Dinkjian ve Onur Özdemir imzalı şarkılar yer alıyor. Albümün düzenlemelerine imza atan Erdem Yörük, Aytuğ Yargıç, Okay Barış, Ozan Bayraşa ve Volga Tamöz kendi renklerini de ekleyerek ortaya nefis bir Sezen Aksu portresi çıkarmış. Hem çok tanıdık, hem yepyeni bir Sezen geliyor. Biraz pop, çok Sezen geliyor… 

    Sezen Aksu'nun yeni şarkıları ilk kez NTV'de