Teoman'ın 2018 röntgeni ve hasar raporu (Koyu Antoloji)

Koyu antoloji; Teoman'ın hayatta geldiği noktayı, genel ruh halini, içindeki dolmayan boşlukları, kalbindeki delikleri, bedenindeki yara izlerini, kısaca 2018'de Teoman'ın hem duygusal hem fiziksel röntgenini en ince ayrıntısına kadar çekip önümüze koyuyor. Suat KAVUKLUOĞLU yazdı / suat.kavukluoglu@ntv.com.tr

  • 1

    Aslında hepimiz çok iyi biliyoruz.

    O, hayatı boyunca hep koyu tonları sevdi.

    Gündüzlerden çok gecelerde rahat etti.

    Evinde gündüz vakti bile koyu perdeleri sonuna kadar kapalı oldu hep.

    Yıllar önce bir röportaj için gittiğimde gözlerimle görmüş, evdeki bütün eşyaların, her detayın nasıl da en koyusundan olduğuna şaşırmıştım.

    Şarkılarını kaydederken de; gerçek duygusunu verebilmek için hep gecenin en koyu saatlerini; sesinin en pürüzlü, en isli çıktığı zamanları seçtiğini anlatmıştı o zaman.

    Şarkının doğum anındaki yakıcılığını korumak için çok uğraştığını söylemişti.

    Her ne kadar Teoman bugüne kadar "sahici" kalabilmek için elinden gelen her şeyi yapsa da ister istemez ticari kaygıların esiri olduğunu, popülerleştikçe müziğinin değerinden azaldığını çok iyi hissedebilen, kendisiyle acımasızca yüzleşip bunu dert eden bir müzisyen oldu hep. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan Teoman'ın seçtiği 26 şarkıyı bir araya getiren "Koyu Antoloji" albümü de Teoman'ın bu derdinin bir yansıması gibi.

  • 2

    Albümü dinlerken, Teoman'ın bu kez şarkılarını bütün kaygılarını tamamen bir kenara bırakıp, kimseyi umursamadan, kalbinden nasıl geçiyorsa, ruhu nasıl istiyorsa öyle söylediğine şahitlik ediyorsunuz. Yıllar içinde hem Teoman'ın hem de yazdığı şarkıların üzerine biriken, yapışan bütün fazlalıklardan arındığını görüyorsunuz.

  • 3

    Albüm, Teoman'ın hayatta geldiği noktayı, genel ruh halini, içindeki dolmayan boşlukları, kalbindeki delikleri, bedenindeki yara izlerini, kısaca 2018'de Teoman'ın hem duygusal hem fiziksel röntgenini en ince ayrıntısına kadar çekip önümüze koyuyor. Bir hasar raporu olarak da görebileceğimiz albümde Teoman adeta "Bakın ben böyle hissediyorum. Benim hayatımdan geriye kalanlar da işte az çok böyle bir şey, bu kadar işte" diyor.

  • 4

    Kendiyle yüzleşip kendini tarihe çırılçıplak bırakırken aslında hepimizin sığındığı güvenli, filtreli örtüleri; tutunduğumuz kelimeleri de üzerimizden çekiveriyor.

    Kendimizi saklamak, olduğumuzdan farklı görünmek için elimizden geleni yaptığımız bu yalan çağda gerçekte nasıl göründüğümüze, nasıl hissettiğimize ayna tutuyor

    "Kendimizi kandırmayalım. Bu kadarız işte. Benim gibi sizin de muhtemelen az çok böyle bir şey hayatınız ya da sonunda böyle olacak" diyor.

  • 5

    "SAHİBİYSEN, TUZAK BUNLAR..."

     Albümün açılış şarkısı olarak seçtiği "Tuzak"la tuzla buz ediyor bize öğretilen her şeyi. İnandığımız, inandırıldığımız her şeyin yalan; hayatın bizi sahibi yapmaya çalıştığı, bizim de sahibi olmak için can attığımız her şeyin "tuzak" olduğunu kusuyor gözleriyle. Gökdelenlerden tükürüyor üzerimize ne kadar yalnız ve çaresiz olduğumuzu. Birilerinin bizi görmesi, sevmesi, onaylaması için ne beyhude bir çabaya girdiğimizi; aslında buna hiç ihtiyacımızın olmadığını vuruyor bir kez daha yüzümüze. 

  • 6

    KAYBEDECEK HİÇBİR ŞEYİ KALMAMIŞ BİR ADAMIN GARİP SAKİNLİĞİNDE

     

    "Tuzak"la birlikte bu albüme seçtiği diğer şarkılarla hepimize az çok hayatı, hayatın büyük yalanlarını, kendimizin nasıl kurbanı olduğumuzu, aşkı, yalnızlığı, neden bir türlü içimizdeki boşlukları dolduramadığımızı bir kez daha hatırlatıyor. Ama bu kez çok daha yorgun ve yaralı bir sesle... Çoktan vazgeçmiş, pes etmiş, daha doğrusu kabullenmiş, yüklerini ve mücadele etmeyi bırakınca hafiflemiş bir adam olarak... Bir zamanlar ateşle, öfkeyle, inatla geçtiği, kabul ettirmeye çalıştığı cümlelerin üzerinden bu kez her şeyi elinden alınmış, kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış bir adamın garip sakinliğiyle geçiyor. "Dramatik bir filmin soundtrack'i gibi" kurguladığı albümde hepimizi o filmin mutsuz, yalnız sonuna götürüyor. Gemiler batmış, yollar kapanmış, gidecek hiçbir yer kalmamış, olanlar olmuş... Fırtınadan bir tek siz sağ çıkmışsınız gibi dinliyorsunuz albümü. Keşke bu anları yaşamasaydım diyerek.

  • 7

    YİNE DE UĞRAŞIYORUM RASTGELE, BU ESKİMİŞ KELİMELERLE..."

     

    Albümde her şarkı başka bir duyguya, başka bir yaraya dokunuyor ama özellikle "Tuzak" ve "Kelimeler" şarkısı her şeyi özetliyor.

    "Kelimeler"le filmin sonuna şu satırları bırakıp, kendine çekiliyor Teoman...

    Önce kendine, sonra hepimize söylüyor, son kalan gücüyle...

     " Kaçıyor musun aşktan hala / Koşup insandan insana / Hayatı bırakıp tabağında / Boşver mi diyorsun kanasın / İçin acıyor mu hiç bazı bazı / Cesur musun gözünü kapadığında

    Sımsıkılar mı kırpmıyor musun / Boşver mi diyorsun kanasın / Biliyorum artık çok zor çok / Kuracak yeni bir hikayem yok / Yine de uğraşıyorum rastgele bu eskimiş kelimelerle..."

  • 8

    TEOMAN DİSKOGRAFİSİNİN EN KOYU YILDIZI

     2 CD'den oluşan albümde "Paramparça", "Renkli Rüyalar Oteli", "İstanbul'da Sonbahar", "Duş", gibi çok sevilen Teoman şarkılarına "Tuzak", "Bugün", "Fahişe", "Hem Hayattan Hem Ölümden", "Terlemeden Sevişenler", "Gökdelenler" , "Limanında" ,"Ayna" gibi derdi ağır basan şarkılar eşlik ediyor. Teoman'ın da kendi yazdığı basın bülteninde vurguladığı gibi "Koyu Antoloji"nin esas kahramanları; albümdeki şarkıların düzenlemelerini yapan, albümün prodüksiyonuyla sonuna kadar ilgilenen Mehmet Cem Ünal ve Safa Hendem. 4 şarkının düzenlemesini yapan Tuğrul Akyüz'ü de dahil edersek bu albüm onlar sayesinde tarihe "Teoman diskografisinin en koyu yıldızı" olarak geçecek. Yıllar geçtikçe demlenip değerlenecek. Her zaman müzik tarihimizin en önemli albümlerinden biri olarak gösterilecek.

  • 9

    Teoman bu albüme film gibi konserler hazırlıyor. "Koyu Antoloji"nin ilk konserleri yaz aylarında olacak. Teoman'ı alıştığımız haliyle izlemek isteyenler yarın akşam (3 Şubat Cumartesi)

    Jolly Joker Vadiistanbul'da yerini şimdiden ayırtabilir.