Çelik Kubbe'nin caydırıcı gücü: SİPER'in yeni füzesi test edildi (Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları)
22.01.2018 09:27
Son Güncelleme: 16.09.2024 05:17
Haber Merkezi
Çelik Kubbe'nin uzun menzil ve yüksek irtifadaki caydırıcı gücü, Türkiye’nin dağıtık mimaride çalışan ve stratejik seviyede kritik rol oynayan, yerli ve milli uzun menzilli bölge hava ve füze savunma sistemi SİPER Ürün-2’nin test atışı başarıyla gerçekleştirildi.

Savunma Sanayii Başkanlığından (SSB) yapılan açıklamaya göre, SSB ve Türk Silahlı Kuvvetleri temsilcilerinin katılımıyla 12 Eylül'de Sinop Test Merkezi'nde gerçekleştirilen atışlı testte Atış Kontrol Merkezi, veri bağı, Füze Fırlatma Sistemi ve SİPER Ürün-2 füzesi kullanılarak sistem yetenekleri denendi.
SSB ile ASELSAN-ROKETSAN-TÜBİTAK SAGE iş ortaklığı arasında 15 Ocak 2018'de imzalanan Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi Projesi Aşama-C (SİPER) Sözleşmesi kapsamında Çelik Kubbe'nin uzun menzil ve yüksek irtifadaki caydırıcı gücü, Türkiye’nin dağıtık mimaride çalışan ve stratejik seviyede kritik rol oynayan, yerli ve milli uzun menzilli bölge hava ve füze savunma sistemi SİPER Ürün-2’nin test atışı başarıyla tamamlandı.

SİPER Projesi kapsamında SİPER Ürün-1 Sistemi'nin kabul faaliyetlerinin tamamlanarak bu yıl sonunda envantere kazandırılması hedefleniyor.
SİPER Hava Savunma Sistemi, bünyesinde hava savunma planlama ve koordinasyon, komuta kontrol kapsamında bilgilerin yönetimi ve dağıtımı, birleştirilmiş hava resmi üretimi, çoklu angajman ve ardışık ateşleme, manuel/yarı otomatik/otomatik angajman, dost düşman tanıma (IFF), füzelerle çift yönlü iletişim, telli/telsiz haberleşme, dik/eğik atış, uzun menzil ve yüksek irtifada geniş hava tehdit setine karşı önleme kabiliyeti, zorlu şartlarda görev yapabilme, üst komuta ile taktik veri linkleri aracılığı ile bağlantı ve her biri 6 füze atabilen 8 FFS ile görev yapabilme özelliklerini barındırıyor.




MİDLAS İLK FÜZEYİ ATEŞLEDİ
Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından başlatılan ve ROKETSAN sorumluluğunda geliştirilen Milli Dikey Atım Lançer Sistemi (MİDLAS), TCG İstanbul Fırkateyni’nden ilk kez füze ateşlemesi yaptı. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, başarıyla gerçekleşen ilk füze ateşlemesine ilişkin yaptığı açıklamada, Siper, Sapan ve Atmaca füzelerinin de MİDLAS’tan atımını gerçekleştirmeyi hedeflediklerini söyledi.
TCG İstanbul’da bulunan milli savaş yönetim sistemi ADVENT başta olmak üzere diğer tüm gemi radar/sensör ve atış kontrol sistemleri kullanılarak HİSAR-D RF füzesi fırlatıldı.

Testi başarıyla geçen MİDLAS, Deniz Kabul Testleri’ni tamamlayarak önemli bir safhayı geride bıraktı.
Gerçekleşen füze atış faaliyetine, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve savunma sanayii sektör temsilcileri katıldı.

“HİSAR-D RF DÜZESİNİ BAŞARIYLA ATEŞLEDİ”
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, proje gelişmesi ile ilgili açıklama yaptı.
“Silahlı Kuvvetlerimizin dışa bağımlılığını azaltmaya ve kritik ihtiyaçlarını yerli ve milli çözümlerle karşılamaya devam ediyoruz. Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyacı kapsamında başlattığımız MİLGEM Beşinci, Altıncı, Yedinci ve Sekizinci Gemiler Dikey Atım Sistemi Tedariki Projesi'nde önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktık.” diyen Başkan Görgün, şunları söyledi:
“Türkiye'nin ilk milli fırkateyni TCG İstanbul'a entegre edilen MİDLAS, HİSAR-D RF füzesini başarıyla ateşledi. Bu test ile birlikte, Türkiye'de ilk defa milli bir hava savunma füzesi, milli lançer kullanılarak bir deniz platformundan ateşlenmiş oldu. Geliştirme faaliyetleri devam etmekte olan projemiz kapsamında önümüzdeki dönemde; Siper, Sapan ve Atmaca füzeleri de MİDLAS'tan atılabilecek olup, ilerleyen dönemlerde uzun menzilli diğer güdümlü mermilerin de MİDLAS'tan atımını gerçekleştireceğiz inşallah. Bu kritik başarıda görev alan başta Deniz Kuvvetleri Komutanlığımız personeli başta olmak üzere, ROKETSAN, ASELSAN, HAVELSAN ve STM firmalarımızı yürekten tebrik ederim. Savaş gemilerimizden dikey atım yeteneği ve bu sayede donanmamızın kazandığı milli hava savunma şemsiyesi ülkemize hayırlı olsun.”
KAAN GÖKYÜZÜYLE BULUŞTU
TUSAŞ ve Türkiye'nin en büyük projelerinden biri olan milli muharip uçağı KAAN'ın hazırlık ve testlerinde önemli bir aşama daha geçildi.


İLK UÇUŞ BAŞARIYLA TAMAMLANDI

HAVADAN HAVAYA VE YERE MUHABERE YETENEĞİ

KAAN'IN ÖZELLİKLERİ
14 metre kanal açıklığına sahip olan KAAN'ın uzunluğu ise 21 metre.
1.8 mach hıza ulaşabilen KAAN, 55 bin feet'e kadar yükselebiliyor.
Düşük görünürlük ve kızılötesi iz özelliğiyle de dikkat çeken milli muharip uçağı, supercruise kabiliyetine de sahip.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarını güvenli ve istikrarlı şekilde karşılamak amacıyla faaliyet gösteren Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) AŞ, bir yandan güncel tehditlere yönelik yeni çözümler geliştirirken bir yandan da yurt dışından tedarik edilen sistemlere milli alternatifler üretiyor.

Bu kapsamda, bugüne kadar yurt dışından temin edilen ve MKE AŞ tarafından yürütülen çalışmalarla yerli imkanlarla geliştirilip üretilen Milli Deniz Topu'nun, sözleşme karşılığı ilk teslimatı gerçekleştirildi.
Kara testlerini başarıyla tamamlamasının ardından liman ve deniz testleri için TCG BEYKOZ korvetine entegre edilen Milli Deniz Topu, platform üstü testler sonrası göreve hazır hale getirildi. Bu gelişmenin ardından aldığı siparişler için harekete geçen MKE AŞ, Milli Deniz Topu'nun ilk teslimatını Açık Deniz Karakol Gemisi'ne yönelik gerçekleştirdi.

Türkiye'nin denizlerdeki hak ve menfaatlerini etkin şekilde korumak amacıyla yürütülen Açık Deniz Karakol Gemisi Projesi kapsamında geliştirilen 2 gemide, Milli Deniz Topu kullanılacak. Ağır silahlı karakol gemileri; istihbarat gözetleme ve keşif, arama kurtarma, terörizmle mücadele, denizde denetim harekatı, deniz özel harekatı gibi temel görevleri icra edecek.
Şirket, ciddi bir ihracat potansiyeline sahip olan Milli Deniz Topu'nun yakın zamanda yurt dışı kullanıcılara sunulması için de görüşmeler yürütüyor.

SIRADA 127 MM DENİZ TOPU VAR
Milli Deniz Topu; hava savunma harbi, su üstü harbi ve kara bombardımanı görevlerinde kullanılıyor. Dakikada 80 atıma ulaşabilen sistem, yaklaşık 20 kilometre menzile ulaşıyor.
Proje için Türk savunma sanayisindeki kabiliyetlerden etkin şekilde yararlanan MKE AŞ, Milli Deniz Topu'nu 12 ay gibi kısa sürede üretti.
76 milimetre topta elde edilen başarı ve tecrübe ile 127 milimetre Deniz Topu'nun da MKE AŞ tarafından üretilmesi için Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı Tersaneler Genel Müdürlüğü ile koordineli geliştirme çalışmalarına başlandı.

Test kapsamında, 8'li sürü halinde hareket edebilen Albatros, hedef gemiye yönelik saldırı gerçekleştirdi. Üzerinde ROKETSAN'a ait mühimmat bulunan Albatros Kamikaze İDA sürüsünden biri, hedef gemiye çarparak patladı. Başarıyla tamamlanan test atışı sonucunda 22 metrelik hedef gemi dakikalar içinde sulara gömüldü.

Böylelikle dünyada ilk defa İDA-İHA müşterek operasyonu ile İDA sürüsü kamikaze saldırı konsepti gösterilmiş oldu.

Öte yandan çevreye zarar vermemek için test öncesinde hedef geminin yıkandığı, yakıt ve yağ gibi kirlilik içerecek unsurlardan arındırıldığı öğrenildi.

İNSANSIZ KARA ARACI BARKAN, TSK ENVANTERİNE GİRDİ
Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen insansız kara aracı BARKAN, güvenlik güçlerinin envanterine girdi.
HAVELSAN, operasyonel platform anlamında BARKAN ile envantere ilk ürünlerini kazandırmış oldu. Bu kapsamda BARKAN I ve BARKAN II güvenlik güçlerinin kullanımına sunuldu.

HAVELSAN Ürün Geliştirme ve Üretim Direktörü Veysel Ataoğlu yaptığı açıklamada, robotik ve otonom sistemlere yönelik çalışmalara BARKAN I aracıyla başladıklarını ve yaklaşık 1,5-2 yıldır saha test faaliyetleri yürüttüklerini söyledi.

Bu süreçte kullanıcı geri dönüşlerini platforma yansıtarak BARKAN II aracını ortaya çıkardıklarını ifade eden Ataoğlu, bu aracın hareket kabiliyetinin daha yüksek olduğunu, ağırlığının hemen hemen iki katını çıktığını, bazı ağır sınıf silahlar taşıyabileceğini, 12,7 milimetre silah sistemiyle testler gerçekleştirdiklerini belirtti. Ataoğlu, bu faydalı yüklerin daha da farklılaşacağını, 40 milimetre bombaatar, METE füzesi ve farklı tipteki füzelerin testlerini yapacaklarını kaydetti.

ASELSAN, 25-28 Temmuz'da İstanbul'da düzenlenecek 16'ncı Uluslararası Savunma Sanayii Fuarında (IDEF 2023), haberleşme, hava savunma, aviyonik, elektro-optik, elektronik harp, radar ve insansız sistemler alanındaki yeteneklerini yerli ve yabancı ziyaretçiler ile paylaşacak.

Omuzdan atılan füzelerin arayıcı başlıklarına lazerle müdahale edecek sistem ve devamında geliştirilecek çözümler helikopterler başta olmak üzere hava araçlarının güvenliğini artıracak.

Terör örgütlerinin dünya üzerindeki çatışma bölgelerinden omuzdan atılan füze sistemlerini ele geçirmeye başlaması platformların güvenliği için tehdit seviyesini yükseltti. Ayrıca teknoloji geliştikçe MANPAD'lar, ısı güdümlü füzeleri şaşırtmak için kullanılan ısı fişeklerine (flare) karşı daha dirençli hale geldi.

DÜNYADA İLK KEZ BİR SİHA’DAN SEYİR FÜZESİ ATILDI
Roketsan'ın geliştirdiği mini seyir füzesi ÇAKIR'IN ilk atışı, AKINCI TİHA’dan gerçekleştirdi. 150 km menzile sahip olan ÇAKIR, SİHA’dan tam 7 bin metre irtifadan hedefe bırakıldı, hedefini tam isabetle vurdu.

Dünyada ilk kez bir SİHA'dan seyir füzesi atıldığına dikkati çeken Demir, "AKINCI TİHA’dan atılan ÇAKIR tüm kritik bileşenleri yerli-milli olan motorla ateşlendi ve hedefi tam isabetle vurdu. Türkiye Yüzyılına savunma sanayiinden armağan olsun. Tebrikler." değerlendirmesinde bulundu.


TEKNOFEST 2023, ziyaretçilere kapılarını açarken yeni nesil yerli ve milli silahlar da görücüye çıkmaya hazırlanıyor.

Baykar'ın ürettiği Kemankeş de bu silahlar arasında yer alıyor.
Baykar CEO'su Haluk Bayraktar, TEKNOFEST öncesi Twitter hesabından Kemankeş'in özelliklerini paylaştı.



İNSANSIZ SAVAŞ UÇAĞI ANKA-3 İLK KEZ PİSTE ÇIKTI

İLK UÇUŞ İÇİN GÜN SAYIYOR

ANKA-3'ÜN SİLAHLARI
Korkem, ANKA-3'ün taarruz yeteneğine ilişkin soruya karşılık, uçakta birisi gövde altı merkez, ikisi dahili ve kanat altlarında ikişer olmak üzere toplam 7 silah istasyonu bulunacağını anlattı.
Silah istasyonlarının değişik kapasiteleri bulunduğuna dikkati çeken Korkem, şunları kaydetti:
"Gövde içindeki dahili istasyonun yetenekleri çok büyük olacak. Yani orada ciddi bir hacmimiz var, bu konfigürasyonun getirdiği. Şu ana kadar Türkiye'de geliştirilmiş bütün mühimmatları bu sistem içinde taşıyabilir durumdayız. Dahili silah istasyonu Mark 83 sınıfı silahlardan birer adet taşıyabiliyor ya da hacmine göre çok daha fazla sayıda daha küçük mühimmat taşıyabiliriz. Kanat altındaki ilk büyük istasyonda SOM-J, yine Mark 83 sınıfı silahlar taşınabiliyor. Daha altındakiler kesinlikle taşınabiliyor. Kanat dışı istasyonlarda da nispeten küçük silahlar taşınabiliyor. Dolayısıyla yelpazemiz silah taşımak açısından çok geniş."

SÜPER ŞİMŞEK GELİYOR
Korkem, ANKA-3'ün kanat altlarına konumlandırılan yüksek hızlı hedef uçak Şimşek'in yeni versiyonuna ilişkin de bilgi verdi.
Ortaya çıkan platformun "Şimşek'in büyük abisi" gibi olduğunu ifade eden Korkem, yeni ürüne "Süper Şimşek" ismini verdiklerini söyledi.
Korkem, Süper Şimşek'in öncelikle hedef uçak olacağını, bunu sahte hedef ve taarruz amaçlı mühimmatlı versiyonlarının izleyeceğini dile getirdi.

Mühimmatlı versiyonlarda farklı türde arayıcı başlıklar kullanacaklarını aktaran Korkem, "Dolayısıyla Süper Şimşek havadan yere, havadan havaya taarruz görevleri yapabilecek, üzerine kendi kapasitesi dahilinde elektronik harp sistemleri takılıp yerdeki düşman sistemlerinin tespiti, bunların baskılanması gibi görevleri gerçekleştirebilecek. En son versiyonlarından birinde seyir füzesine kadar ulaşabilecek bir yelpazede bu hava aracını da kullanacağız. 700 kilometrenin üzerinde menzil bekliyoruz." ifadelerini kullandı.


MOTOR TESTLERİNİN ARDINDAN İLK UÇUŞU YAPACAK
Projenin geldiği noktada, planladıkları motor testleri bulunduğunu ve öncelikli olarak bunları tamamlayacaklarını dile getiren Ağır Sınıf Taarruz Helikopteri Projesi Ürün Baş Mühendisi Mehmet Yılmaz, şunları kaydetti:
"Tamamladıktan sonra bir taksi testimiz var. Helikopteri 'runway'de test ediyoruz. Telemetriyi, uzak haberleşme kısmını doğruluyoruz. Ondan sonra da uçuşa hazır hale geliyor helikopter. Bir sonraki adımda ilk uçuşumuzu gerçekleştiriyoruz. İlk uçuşumuz nispeten basit bir uçuş oluyor. İlk kez kullanacak pilotlarımızın da alışması gerekiyor. Simülatörde bu testleri sanal ortamda yapıyoruz ama gerçek anlamda ilk defa uçuruyorlar. O yüzden daha basit testlerle başlıyoruz. Helikopterimizi kaldırıp basit manevralar yaptırıyoruz ama sonrasında üzerine koya koya, ekleye ekleye gidiyoruz. Bu aşamadan sonra bir sonraki prototip için yapacağımız geliştirme ve iyileştirme faaliyetlerimiz var. Bunları gerçekleştirerek birden fazla prototip üreteceğiz. Burada da paralel halde testlerimizi gerçekleştirerek helikopterimizin kalifikasyon sürecini yürüteceğiz. Bu aşamadan sonra aslında helikopteri kalifiye etmeye yönelik prototip tasarım, üretim, geliştirme ve kalifikasyon faaliyetleri yürüteceğiz."

İLK UÇUŞ İÇİN GERİ SAYIM
İlk uçuşun testleri süren ATAK-2 platformu ile gerçekleştirileceğini belirten Mehmet Yılmaz, "Bu helikopterle yerde yaklaşık 15 saat motor çalıştırma hedefimiz var. Bundan sonra uçuşa hazır olacak. Şu an için bir aksaklık görünmüyor. Bakım, ölçüm faaliyetlerimizi gerçekleştiriyoruz. Eğer bir aksaklık çıkmazsa bu bir hafta içerisinde aslında uçuşa da gitmeyi hedefliyoruz. Aksaklık çıkarsa onu değerlendiririz ama çok uzak olmayan bir tarihte ATAK-2'nin uçabileceğini söyleyebilirim. İşler yolunda giderse daha hızlı ilerleriz ama işlerde bir aksaklık çıkarsa da çözemeyeceğimiz bir şey yok. Daha önce de başımıza geldi, yaptık bunları. Ekibimiz de çok tecrübeli. Olası sorunları aşa aşa gidip kesinlikle uçacağız." dedi.


Hürjet ile Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde yer alan T-38 uçakları ile akrobasi gösterilerinde kullanılan F-5 uçaklarının yerine geçecek olan yeni nesil jet eğitim uçağının tasarlanması, üretilmesi, kalifikasyon ve sertifikasyon faaliyetlerinin tamamlanması hedefleniyor.


KIZILELMA VE AKINCI'DAN KOL UÇUŞU

"HAVACILIK TARİHİNDE BİR İLK"
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Dünya havacılık tarihinde bir ilk; Bir Taarruzi İHA ve bir İnsansız Savaş Uçağı yakın kol uçuşunda otonom bir şekilde uçtu" dedi.
HABERE GİT

YENİ ALTAY TANKI TEST İÇİN TSK'DA
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) son yıllarda icra ettiği operasyonlar çerçevesinde edinilen tecrübelere ilişkin ilave özelliklerin kazandırıldığı milli tank "Yeni Altay" adıyla yeniden tanımlandı.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı projesiyle BMC Savunma tarafından üretilen iki Yeni Altay Tankı, Sakarya'da düzenlenen törenle test için Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edildi.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: SERİ ÜRETİME BAŞLAYACAĞIZ


Konuyla ilgili Twitter hesabından bir paylaşım yapan Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, şu ifadeleri kullandı:
"İnsansız deniz araçlarımıza yeni kabiliyetler kazandırmayı sürdürüyoruz. MARLİN’den katı yakıtlı KUZGUN Seyir Füzesinin atışıyla bir SİDA’dan ilk defa güdümlü mühimmat atışı gerçekleşti. Bu alanda da en ileri seviyeye gitmeye kararlıyız!"



Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, Twitter hesabında yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
"Şehitlerimizin aziz hatırasına! Milli Muharip Uçak’ımızı 18 Mart’ta hangardan çıkaracağız demiştik. Uçağımız bugün pistin başında! Cumhurbaşkanımız Sn. @RTErdogan’ın liderliğinde inşallah gök vatanımızda süzülmesine de şahit olacağız."

5’inci nesil çok rollü savaş uçağı olan MMU, hem hava-hava, hem de hava-yer muharebelerinin gereksinimleri için üstün kabiliyetler sağlamak için tasarlandı.
Türk Havacılık Uzay Sanayii’nin, yüksek hayatta kalma kabiliyetine haiz, güçlü ve atik platformu MMU, sahip olduğu akıllı ve güçlü savaş kabiliyetleri ile tam bir savaşçı olarak tanımlanıyor.

Atış testine ilişkin görüntüler Roketsan'ın sosyal medya hesaplarından paylaşıldı. TRG-230-İHA füzesi Çorlu Havalimanı'nda bulunan Akıncı TİHA'ya monte edildi. Buradan havalanan Akıncı TİHA, yaklaşık 700 kilometre mesafe katederek Sinop'taki atış sahasına ulaştı.


Türk Havacılık ve Uzay Sanayii ana, ASELSAN, TEI, Alp Havacılık ve Sikorsky alt yükleniciliğinde üretilen T70 Genel Maksat Helikopteri'nin teslimatları başladı.




HAVELSAN, "dijital birlik" konsepti için bir süredir insansız kara, hava ve deniz araçları geliştirmek için çalışmalar yürütüyor.
Şirket, bu çalışmaların ilk örneği olarak, orta sınıf insansız kara aracı Barkan'ı geliştirdi. Güvenlik güçlerinin talepleri doğrultusunda yeni yetenekler kazanan Barkan'ın yakın zamanda envantere girmesi bekleniyor.
HAVELSAN, bu çalışmanın devamı olarak bir süredir ağır sınıf insansız kara aracına yönelik çalışmalar yapıyor. Bu çalışmalar sonunda da ortaya Kapgan çıktı.

DAHA GÜÇLÜ PLATFORM, DAHA ETKİLİ SİLAH
İsmini "fatih" anlamına gelen Göktürk Kağanı "Kapgan Kağan"dan alan ağır sınıf insansız kara aracı, 30x113 milimetrelik silah sistemi ile dikkati çekiyor. Kara ve hava hedeflerine karşı zırh delici özelliği olan bu silah sistemi, 2000 metre etkin menzile caydırıcılık sağlayacak. Farklı tip ve kalibrelerdeki silah sistemleri de Kapgan'a entegre edilebilecek.
Kapgan, yüksek manevra kabiliyeti sağlayan tekerlekli yapısı ile her türlü hava ve arazi koşullarında, değişik görüş şartlarında üstün harekat kabiliyetine sahip olacak. Taktik sahada kullanılacak diğer faydalı yükler dışında gerekli görüldüğü durumlarda platform üzerinde yük taşınacak arayüzler bulunabilecek.

Kapgan, HAVELSAN Otonomi Paketi sayesinde otonom devriye, GPS bağımsız görev, dinamik güzergah planlama, link kaybında eve dönüş ve sürülebilir yol analizi yapabilme kabiliyeti ile elektronik harbe karşı yüksek seviye dayanım sağlayacak.
DRONELARLA İŞ BİRLİĞİ YAPACAK
Kapgan, 5 kilometre taktik veri linki, GSM ve uydu haberleşme altyapısı, 4 metre yükseltilebilir çevre gözetleme mastı ve yüksek teknoloji sensör sistemleri sayesinde çevreyi algılayarak gündüz/gece görüş ve faaliyet imkanı sunacak.

Araca entegre kablolu veya kablosuz drone sayesinde menzil yetersiz durumlarda da röle olarak kullanılabilecek, drone entegre modem üzerinden kesintisiz haberleşme sağlanabilecek, görüş dışında kalan bölgelerde kolaylıkla drone üzerinden gözetlenebilecek. Bu sayede aracın keşif, gözetleme ve operasyon kabiliyeti de artırılmış olacak.
Karma/sürü dijital birlik görev icrasına uygun olarak geliştirilen Kapgan, asimetrik tehditlere karşı etkin çözüm, otomatik hedef takibi, yüksek hareket kabiliyeti sayesinde meskun mahal operasyonları, keşif, gözetleme, devriye ve taktik intikallerinde ihtiyaç duyulan desteği, temel görevleri ve en önemlisi dijital muharebe alanlarının gereksinimlerini karşılayacak.

Robotik kol entegrasyonu ile ergonomik ve modüler yer komuta kontrol istasyonları da Kapgan'ın kolluk kuvvetlerinin yüksek vuruş yeteneğini artırmasını sağlayacak.
Kapgan, yerli ve özgün yazılımları, modüler mimarisi sayesinde farklı ihtiyaçlara yönelik farklı boyutlarda ve farklı tiplerde çeşitli görevleri yerine getirebilecek operasyonel konfigürasyon imkanına da sahip olacak.
Ağır sınıf insansız kara aracı, 1400 kilogram ağırlığa, 600 kilogram faydalı yük kapasitesine sahip bulunuyor. Kapgan, saatte 25 kilometre hıza ulaşıyor, 6 saat operasyon gerçekleştirebiliyor. Kapgan, 5 kilometrenin üzerinde görüş hattı haberleşmesi, GSM haberleşmesi gibi yöntemlerle kumanda edilebiliyor.
Elektrikli motorlu araç, 0,5 metre engel aşma, 1,2 metre hendek geçişi gibi yeteneklerle operasyon gerçekleştiriyor.

Savunma Sanayii Başkanlığı'nın 'Tayfun Füze Sistemi Geliştirme Projesi' kapsamında Roket Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (ROKETSAN) tarafından füze test atışı yapıldı.



TÜRKİYE'NİN YENİ NESİL YERLİ SİLAHLARI




Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, CNN Türk canlı yayınında yerli silahlı insansız deniz aracı (SİDA) Marlin'in NATO tatbikatında yer aldığını söyledi.
NATO'nun Portekizce resmi hesabından yapılan paylaşımda da insansız deniz araçlarının; filoların korunmasındaki önemine vurgu yapılarak, gelecekte çok daha önemli bir rolü olacağı yazıldı.

Marlin'in birçok opsiyona sahip olduğuna dikkat çeken Demir, üzerine füzeler yerleştirilebildiği gibi elektronik harp sistemlerinin de entegre edilebildiğini söyledi.

Marlin'in üzerinde bulunan elektronik harp sistemi, dünyada bir ilk olma özelliğini taşıyor. Bu haliyle Marlin, üzerinde elektronik harp sistemleri taşıyan dünya üzerindeki ilk insansız su üstü platformu.

MİLLİ GÖZCÜ TOGAN
Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, başkanlık bünyesinde faaliyet gösteren Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. (STM) tarafından milli imkanlarla geliştirilen, mini gözcü İHA sistemi TOGAN'ın ilk teslimatlarının yapıldığını açıkladı.
Savunma Sanayii Başkanı Demir, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Milli mühendislik çözümlerimizi güvenlik güçlerimizin hizmetine sunmaya devam ediyoruz. Keşif, gözetleme ve istihbarat amaçlı geliştirdiğimiz döner kanatlı milli gözcü İHA’mız TOGAN'ın ilk teslimatlarını gerçekleştirdik. Hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.

'TOGAN GÖRÜLMEYENİ GÖRECEK'

TOGAN İLE GECE-GÜNDÜZ ETKİN OPERASYON
Taktik seviye keşif, gözetleme ve istihbarat görevlerinde kullanmak üzere tasarlanan TOGAN, özgün uçuş kontrol sistemi ve görev planlama yazılımına sahip. Otonom şekilde havada görev değişimi/devri yapabilen TOGAN, operatörlere kesintisiz ve uzun süreli gözetleme kabiliyeti sunuyor. Tek bir TOGAN platformu, 10 kilometre menzilde 45 dakika boyunca görev yapabiliyor.
TOGAN, 30x optik zoom seviyeli gündüz ve kızılötesi görüntü sistemleri ile gece ve gündüz efektif operasyon imkanı sunuyor. Platform, özgün otopilot ve bilgisayarlı görü yazılımları sayesinde otonom olarak hareketli hedef takibi gerçekleştirebiliyor. Gelişmiş bilgisayarlı görü algoritmaları sayesinde hedef tespit, tanıma, teşhis ve teknik analiz yapabilen TOGAN, görüntü kıymetlendirme çalışmalarında kullanıcıya kolaylık sağlıyor. Görev değişimi özelliğiyle bir TOGAN'ın bataryası belli seviyenin altına geldiğinde, diğeri otomatik olarak görevi devralabiliyor ve bu sayede kullanıcıya kesintisiz kullanım sağlıyor.

YERLİ HAVA SAVUNMA SİSTEMİ 'SUNGUR' GÖREVE HAZIR
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, insansız hava aracı (İHA), jetler ve helikopterlere karşı etkili olan SUNGUR Silah Sistemi'nin ilk kafilesini Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) teslim ettiklerini bildirdi.
Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, portatif hava savunma füze sistemi SUNGUR'un, platformlardan sonra tek er tarafından omuzdan atılan versiyonuyla da Mehmetçiğin hizmetinde olduğunu belirtti.


ŞAHİN 40 MİLİMETRE FİZİKSEL İMHA SİSTEMİ
Geliştirme sürecinde etkisiz hale getirdiği ikisi döner kanat, biri sabit kanatlı üç tipteki mini ve mikro İHA'nın sembolleri silah kulesinin üzerine işlendi. Benzer uygulamanın örnekleri düşman uçağını düşüren avcı uçaklarına, o ülkenin bayrağının işlenmesi şeklinde gerçekleştiriliyor.
40 milimetre bomba atardan gönderilen yüksek hızlı akıllı mühimmatla hedeflerini etkisiz hale getiren Şahin, bir römork üzerine entegre edildi.


Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir de Gökdoğan füzesine ilişkin Twitter hesabından paylaşımda bulundu.
Demir, TÜBİTAK Sage tarafından yürütülen projeye ilişkin şunları kaydetti: "Gökdoğan görülmeyeni de vuracak! Göktuğ projemiz kapsamında testleri süren milli hava-hava füzelerimizden Gökdoğan Görüş Ötesi Füzemiz, radar arayıcı başlıkla atışını gerçekleştirdi ve önemli bir aşama daha tamamlandı. Gökdoğan ve Bozdoğan füzelerimizi bu yıl Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edeceğiz. Milletimize verdiğimiz bu bayram hediyesi için emeği geçen herkesi tebrik ediyorum."

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, satıhtan satha milli güdümlü mermi Atmaca'nın ilk kez mobil güdümlü mermi sistemiyle karadan denizdeki bir hedefe ateşlendiği belirtildi.
Karadeniz'de bugün gerçekleştirilen test atışının başarıyla icra edildiğinin bildirildiği paylaşımda, atışa ilişkin görüntüye de yer verildi.

Demir, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, milli denizaltı projesinde gelinen aşamaya ilişkin bilgi verdi.
STM500 denizaltısının ileri ve modern savaş sistemleriyle yapılacağını vurgulayan Demir, şunları kaydetti:
"Milli denizaltı serüvenimizde tarihi adım. Türk mühendisleri tarafından tamamen milli imkanlarla tasarlanan STM500 denizaltısının üretim faaliyetine mukavim tekne test üretimiyle başlıyoruz. STM500 hem açık deniz hem de sığ sularda görev yapabilecek şekilde tasarlandı. Keşif gözetleme, özel kuvvetler harekatı, denizaltı harbi gibi taktik ihtiyaçlara cevap verecek donanımları bünyesinde barındıracak STM500, ileri ve modern savaş sistemleriyle donatılacak."

SSB tarafından başlatılan ve ASELSAN ile alt yüklenicisi KOBİ'lerce yürütülen İDA projesinde de çalışmalar sürüyor. ALBATROS-S Sürü İDA'dan sonra "ailenin yeni ve daha büyük üyesi" MİR İDA ASELSAN-Sefine Tersanesi iş birliğinde geliştirildi. İki İDA ilk kez birlikte görev yaptı.
Açıklamada, görüşlerine yer verilen Demir, projeyle insansız deniz araçlarının sürü halinde farklı formasyonlar ve görevlerle kullanılmasını hedeflediklerini belirterek, bu kapsamda Sürü İDA'lara yeni yetenekler kazandırmaya devam ettiklerini bildirdi.

ROKETSAN, kara, deniz ve hava platformlarından atılabilecek, 150 kilometrenin üzerinde menzile sahip yeni nesil seyir füzesi Çakır'ı geliştirdiğini açıkladı.
ROKETSAN tesislerinde, 'Çakır'ın tanıtımı için düzenlenen basın toplantısına, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ve ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci katıldı.
Toplantıda verilen bilgilere göre, deniz, kara ve hava platformlarından atılabilen seyir füzesi 'Çakır', son teknoloji özellikleri ve etkili harp başlığı ile yüksek hasar gücüne sahip.

İnsansız hava ve deniz araçları, taktik tekerlekli kara araçları ve su üstü platformlardan atılabilen yeni seyir füzesi 'Çakır'ın 150 kilometrenin üzerinde menzili bulunuyor.
'Çakır'ın hedefleri arasında su üstü, kıyıya yakın kara ve su üstü, stratejik kara hedeflerinin yanı sıra alan hedefleri ve mağaralar bulunuyor. Kale Arge tarafından geliştirilen yerli ve milli KTJ-1750 turbo-jet motora sahip 'Çakır', tasarımının getirdiği çeviklik sayesinde, görev planlama sırasında tanımlanan 3 boyutlu dönüş noktalarını içeren görevleri kolaylıkla gerçekleştiriyor.
ROKETSAN'ın öz kaynakları ile başlatılan yerli ve milli seyir füzesi 'Çakır'ın tasarım çalışmaları devam ederken ilk test atışı yıl içinde 'Akıncı'dan yapılacak, platform entegrasyonu ise 2023'te hedefleniyor.




ASELSAN, hava ve kara savunması görevleri için geliştirdiği Göker 35 milimetre Çok Maksatlı Silah Sistemi'ni göreve hazır hale getirdi.
ASELSAN, bir süredir üzerinde çalıştığı Göker ile atış testleri gerçekleştirdi. ASELSAN öz kaynaklarıyla yürütülen Göker 35 milimetre Çok Maksatlı Silah Sistemi'nin işletme testleri ve kabiliyet gösterim atışları, Milli Savunma Bakanlığı Karapınar Atış Alanı'nda tamamlandı.

Mini/mikro insansız hava aracı (İHA) sınıfında yer alan oldukça küçük ve zorlu hedefleri beklenenin çok üzerinde menzillerde imha etmeyi başaran sistem, aynı zamanda kara hedeflerine karşı da oldukça uzun menzillere kadar etkin olduğunu kanıtladı. Yapılan testler sistemin göreve hazır olduğunu ortaya koydu.
Göker Sistemi, sabit tesis ve sınır bölgelerinde konuşlanmak üzere, güncel çok alçak irtifa hava ve kara savunma ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlandı.
Sistem, "ATOM 35 milimetre Parçacıklı Mühimmat"ın güç çarpanı olarak kullanımıyla mini/mikro İHA, maket uçak, helikopter gibi hava hedeflerine karşı 4 kilometrenin üzerinde menzilde etkinlik sağlayacak. Kara hedeflerine karşı ise 5 kilometrenin üzerinde menzilde caydırıcılık sağlayacak sistem, geniş yükseliş ekseni kapsamasıyla özellikle dağlık alanlarda düşük alçalış açılarına atış imkanı verecek. Sistem, bu sayede hem kara hem de hava hedeflerine karşı yüksek başarımla sahada kullanım alanı sunacak.

Türk savunma sanayisi tarafından geliştirilen yüksek irtifa uzun menzilli hava savunma füzesi Siper'in atış testi başarıyla yapıldı.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Uzun menzilli ve çok katmanlı milli hava savunma sistemimiz Siper'in geliştirme çalışmalarında bir aşamayı daha başarıyla tamamladık. 2023 yılında envantere almayı planladığımız Siper ile Gökvatanımıza karşı bütün tehditleri en güçlü şekilde bertaraf edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Saldırı amaçlı drone ve insansız hava araçlarının (İHA) etkisiz hale getirecek Fedai'nin ilk uçuşu yakın zamanda gerçekleştirilecek. Bu ay içinde de gerçek dronlara karşı bir gösterimin yapılması hedefleniyor.
Fedai'nin, kamikaze İHA/drone saldırılarını durdurmak amacıyla geliştirilen bir koruma sistemi olduğu ama ihtiyaç doğrultusunda ilerleyen dönemde aracının kendisinin de saldırı amacıyla kullanılabileceği belirtildi.
DRONE'LAR KÜÇÜK AMA ETKİLİ
Transvaro İcra Kurulu Üyesi Güray Ali Canlı, İHA'ların küçük ama etkili silahları olduğunu aktardı. Canlı planlı hamlelerle çok büyük hasar verebilecek saldırılar yapılabileceğini söyledi. Canlı geçen sene Suudi Arabistan'ın petrol rafinerilerine yapılan saldırıları örnek gösterdi.
Harp başlığındaki 10 bin parçacıkla tehdidi avlayacak
Troy Teknoloji Savunma Müdürü Sait Ersoy Bereketlioğlu ise Fedai'nin harp başlığına ilişkin bilgiler verdi.
Buna göre, Fedai'nin harp başlığında yaklaşık 10 bin parçacık yer alıyor. 1 kilogram termobarik etkili PBX patlayıcı kullanılan harp başlığının toplam ağırlığı ise 2,5 kilogramı buluyor.
Fedai'nin etkili menzil yarı çapı 25 metre olarak öngörülürken, bu durum sahada test edildi. Kullanılan patlayıcı anti-materyal ve termobarik etkinlik sağlıyor. Bu nedenle hedef Fedai'den çıkan parçacıklardan kurtulsa bile basınç etkisiyle etkisiz hale getirilecek. Fedai'de kullanılan patlayıcı da proje için yerli ve milli olarak geliştirilip üretildi.

Milli Savunma Bakanlığının Twitter hesabından yapılan paylaşıma göre, muharebede, her türlü harekatta girilemeyen, gözetlenemeyen ve müdahale edilemeyen bölgelere emniyetli şekilde girilebilmesi, gözetlenebilmesi ve müdahale edilebilmesini sağlayan İKA'lar birliklere sevk edildi.
Sistemle personel kaybının azaltılması, tehlikeli bölgelerde keşif ve gözetleme yapılması, düşman ateşi altındaki riskli görevlerin daha kolay yürütülmesi hedefleniyor.
Sulardan geçebilen, yüksek hareket kabiliyetine sahip, uzaktan kumandalı İKA'lar, keşif ve gözetleme yapabilmenin yanı sıra yüksek engel aşma ve merdiven tırmanma özelliklerini taşıyor.

Cumhurbaşkanlığı Savuma Sanayii Başkanı İsmail Demir, insansız sistemler alanında sayılı ülkenin üzerinde çalıştığı bir kabiliyeti daha yerli-milli olarak geliştirdiklerini söyledi.
Demir, "İnsansız deniz araçlarına sürü yeteneğinin kazandırılması, otonomi ve çeşitli görevlerin icrasını hedeflediğimiz Sürü İDA Projemizde ilk aşamayı tamamladık. Devamı gelecek." dedi.

Demir'in verdiği bilgilere göre, Başkanlık ile ASELSAN arasında imzalanan sözleşmeyle başlanan Sürü İnsansız Deniz Aracı'na (İDA) yönelik proje kapsamında sürü mimarisinin oluşturulması, farklı formasyonların ve görevlerin denenmesi hedeflendi.
Proje için ASELSAN'ın Albatros insansız deniz aracı ailesine gelişmiş özellikleriyle Albatros-S katıldı.
Homojen ve heterojen dağıtık mimaride sürü oluşturulmasına imkan veren projede ASELSAN ve alt yüklenicileri tarafından yeni nesil yüksek manevra, denizcilik ve duruş kabiliyetli Albatros-S İDA geliştirildi. Proje kapsamında deniz ortamı için taktik örgüsel haberleşme yeteneği de oluşturuldu. Projede ilk aşama çalışmaları tamamlanırken farklı görev ve formasyonların deneneceği ikinci aşama faaliyetleri devam ediyor.

Yaklaşık 7 metre boyundaki İDA, 40 knot üstünde hıza, 200 deniz mili üzerinde seyir menziline ve önemli miktarda faydalı yük kapasitesine sahip bulunuyor.
Sürü İDA, yerli ve milli özgün haberleşme sistemi, kontrol sistemi, çoklu haberleşme sistem mimarisi, GNSS ve haberleşme olmayan ortamda göreve devam edebilme gibi kabiliyetlerle çeşitli zorluk ve engellemelere karşı güvenle görevini sürdürebilecek.
İDA'lar, sürü halinde otonom seyir, otonom formasyon değişimi, engelli ortamda otonom seyir ve otonom görev icrası gibi özellikleriyle Mavi Vatan'ın korunması ve kıyı emniyetinde önemli operasyonel kabiliyetler sunacak.

Türk savunma sanayisi tarafından geliştirilen platformlarda yer alacak makineli tüfek, jandarmanın kullanımına sunuldu.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, Twitter'dan yaptığı paylaşımda, "Bir silah sisteminde daha dışa bağımlılığı bitiriyor, yerli ve milli üretimle güvenlik güçlerimizin kullanımına sunuyoruz. Platformlar için 7,62 mm Makineli Tüfek PMT 7,62’nin ilk teslimatlarını Jandarma Genel Komutanlığına gerçekleştirdik. Hayırlı olsun, durmak yok, yola devam" ifadelerine yer verdi.





Roketsan'ın geliştirdiği uzun menzilli gemisavar füzesi Atmaca'nın seri üretime geçiş test faaliyetleri Sinop'ta gerçekleştirildi.
Test atışlarını, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Vali Erol Karaömeroğlu da izledi.

Atışların ardından konuşan Oramiral Özbal, "Milli ürünümüz Atmaca dosta güven, düşmana korku salacak." ifadesini kullandı.
Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir de Twitter hesabı üzerinden atış denemelerine ait görüntüleri yayınladı.

"KAHRAMAN ORDUMUZA HAYIRLI OLSUN"

SİLAHLI DRONE SONGAR ASKERİ KARA ARACINA ENTEGRE EDİLDİ
Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine giren "ilk milli silahlı drone" Songar, ilk kez bir zırhlı kara aracına entegre edildi.
ASİSGUARD tarafından özgün şekilde geliştirilen Songar’ın askeri kara aracına entegrasyonu da gerçekleştirildi. Otonom olarak insansız sürüş gerçekleştirebilen, gerektiğinde uzaktan kumanda edilebilen askeri kara aracına entegre edilen Songar, aracın üstün vuruş yeteneği kazanarak sahadaki başarısına katkı sunacak. Böylece kara aracına, güvenlik operasyonlarında hedefi önceden tespit ve imha etme konusunda önemli bir kabiliyet kazandırıldı.,

Songar silahlı drone sistemi sayesinde 4x4 askeri kara aracı havadan hedef bulma ve uzaktan silahlı operasyon yapabilme kabiliyetine sahip olacak. Askeri ve güvenlik amaçlı her türlü operasyonda hem gündüz hem gece etkin olarak görev yapan Songar, otonom iniş-kalkış yeteneğiyle asimetrik tehditlere müdahale için 7/24 hazır bekleyecek.
Songar'ın geliştirilmesinin ardından bir dizi çalışma yapıldı. Türk savunma sanayisinin yenilikçi sistemlerinden olan Songar’a otomatik makineli tüfekle bomba atar özelliklerinin eklenmesinden sonra TÜBİTAK SAGE’nin mühimmat sistemi Togan’ın entegrasyonu sağlandı. Böylece Songar, sahada daha güçlü ve maliyet etkin bir yapıya kavuşturuldu. Songar’ın kara aracına entegre edilmesiyle ürün geliştirme yol haritasında önemli bir aşama daha tamamlanmış oldu.

PUSU VE TEHDİTLERE KARŞI KORUMA SAĞLAYACAK
Songar, sınır ve sınır ötesi güvenlik operasyonlarında kara aracı entegrasyonuyla, pusu veya tehditlere karşı havadan yüksek sayıda mermi atımıyla ve gerektiğinde taarruz amaçlı olarak da etkin şekilde kullanılabilecek.

YERLİ VE MİLLİ TORPİDO PROJESİ ORKA İÇİN İLK ADIM ATILDI
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) öncülüğünde Deniz Kuvvetleri Komutanlığının hafif sınıf torpido ihtiyacını karşılamak için "324 milimetre Torpido Geliştirilmesi Projesi (ORKA)" başlatıldı.
SSB'den yapılan yazılı açıklamaya göre, ROKETSAN'ın ana yükleniciliğinde geliştirilecek "ORKA" ile bu alandaki dışa bağımlılık sona erecek.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının hafif sınıf torpido ihtiyacını karşılamak için başlatılan projenin imza töreni, SSB'de gerçekleştirildi. Törene, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir'in yanı sıra Milli Savunma Bakanlığı, SSB, ROKETSAN ve ASELSAN'dan temsilciler katıldı.
Projeyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığının envanterinde bulunan ve envanterine alınabilecek su üstü platformlar ile deniz hava araçlarından denizaltılara karşı kullanılacak ORKA torpido silah sistemi, yerli ve milli olarak geliştirilecek.
Hassas güdüm, navigasyon, gelişmiş arama ve hücum kabiliyetlerine sahip olacak ORKA, aldatma ve karıştırmaya karşı direnciyle hedef üstünde yüksek etkinlik sağlayacak.

ORKA Projesi'nde, ana yüklenici ROKETSAN'ın yanı sıra ASELSAN da ana alt yüklenici olarak yer alacak. ORKA, Mavi Vatan'ın korunmasında Türk Silahlı Kuvvetlerinin gücüne milli bir unsur olarak güç katacak.

İNSANSIZ KARA ARACI'NIN ÖZELLİKLERİ BELLİ OLDU
Havelsan İnsansız Kara Aracı'nın (İKA) son halini sosyal medya hesabı üzerinden paylaştı. Paylaşım ile İKA'nın özellikleri belli oldu.

Azami hızı saatte 12 kilometre olan İKA, yüksüzken 450 kilogram ağırlığa sahip. Otonom sürüş ile görev kabiliyeti bulunan araç, tam donanımlıyken ise 650 kilogram ağırlığında.


'DENİZALTININ BEYNİ' KOMUTA KONTROL SİSTEMİ TESLİM EDİLDİ


"Ayrıca 7'inci denizaltı diyebileceğimiz gerçek donanımlardan oluşan bir denizaltı komuta kontrol sistemi Havelsan'da konumlandırıldı. Bu sayede bu denizaltılarımıza yeni silah veya sensörlerin entegrasyonu gerekirse Havelsan tarafından komuta kontrol sisteminin yazılımları modifiye edilerek bu tesislerde gerçek donanımlar üzerinde test edilebilecek. Denizaltılarımıza monte edilecek komuta kontrol sistemi donanımları, yine Havelsan'ımızda bulunan Sistem Entegrasyon Laboratuvarı'nda bir araya getirilerek yoğun testlerden geçiriliyor ve daha sonra gerçek ortamına monte edilmek üzere denizaltıların inşa edildiği Gölcük Tersane Komutanlığına gönderiliyor. Bu sevkiyat, projenin 3'üncü denizaltısı olan Murat Reis'in komuta kontrol sisteminin başarıyla tamamlanması sonrasında gerçekleşti. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum."

KOMUTA KONTROL SİSTEMİ
Deniz muharebelerinden istihbarat görevlerine kadar birçok kritik operasyonda kullanılan ve potansiyelleri sebebiyle kuvvet çarpanı sayılan denizaltılar, operasyonel verimliliğini ve güvenliğini en üst seviyeye taşıyacak komuta kontrol sistemlerine ihtiyaç duyuyor.



YERLİ UÇAK BOMBASI SARB-83 GÖREVE HAZIR
TÜBİTAK SAGE Enstitü Müdürü Gürcan Okumuş, SARB-83 ve SERT-82'yi, projelerin belli bir aşamaya gelmesiyle IDEF 2019 fuarında kamuoyuyla paylaştıklarını söyledi. Envanterdeki nüfuz edici bombanın (NEB-84) geliştiril me sürecinde elde edilen tecrübenin benzer mühimmatların gelişiminin yolunu açtığını belirten Okumuş, şöyle konuştu:
"Uçak bombası olarak kullanılmayan, bildiğimiz kadarıyla ilk defa Türkiye'nin kullandığı bir teknoloji var, ardışık delicili harp başlığı teknolojisi. Bu teknolojiyi uçak bombalarında NEB-84 olarak dünyada ilk biz kullandık. Yerden atılan mühimmatlarda var ama uçak bombası olarak ardışık delicili yani çukur imlalı harp başlığı teknolojisi olarak yoktu. NEB-84'ten edindiğimiz tecrübeyle bunu Mark-83 (MK-83) geometrisinde ve kütlesinde yine ardışık delicili harp başlığı etkinliği olan bir mühimmat geliştirme projesi olarak öz kaynaklarımızla başlattık."

MK-83 uçak bombalarında kullanılabilen tüm güdüm kitlerinin SARB-83'te de kullanılabileceğini ifade eden Okumuş, SARB-83 projesinin SERT-82'ye göre biraz daha hızlı ilerlediğini, bombanın alt sistem testleri ve çevresel testlerinin sonuçlandırıldığını ve projenin nihai testleri kapsamında son olarak kalifikasyon ve delici etkinliğini görme testlerinin tamamlandığını bildirdi.

DUVARI SAATTE 280 KİLOMETRE HIZLA AŞTI
"NEB-84 testini İngiltere'de yapmak zorunda kalmıştık, bu altyapı yoktu. Artık kendi altyapımızda kendi geliştirdiğimiz mühimmatı, SARB-83'ü test etmiş olduk. Çok güzel görüntüler de aldık ve test de çok başarılı oldu. Yaklaşık 1,5 metrelik, 35 megapascal güçlendirilmiş duvarı SARB-83 mühimmatı ön delicisiyle deldi ve ana delici duvarın içinden geçerek etkinliğini gösterdi. SARB-83 yaklaşık saatte 300 kilometre hızla ilerledi, duvarı deldikten sonra ana delicimizin hızı yaklaşık saatte 280 kilometreydi. Yani 1,5 metrelik güçlendirilmiş duvarın yavaşlatma etkisi yüzde 10'dan bile az oldu. Bu gerçekten çok yüksek bir etkinlik göstergesi. SARB-83 için belki son kez uçaktan tamamen canlı bir atış yapılmasını planlıyoruz. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığımızın ve Hava Kuvvetlerimizin ihtiyacı doğrultusunda gelecek taleplere göre seri üretimi yapılabilir durumda. SARB-83, yakın zamanda farklı güdüm kitleriyle kullanılabilecek stratejik bir mühimmatımız olarak kullanıma hazır."

DENİZLER 'ATMACA'YLA KORUNACAK
Türkiye'nin ilk deniz seyir füzesi "Atmaca" 200 kilometrenin üzerindeki hedefi başarıyla vurdu.
Konuyla ilgili açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, "Atmaca'mız bu sefer uzun uçtu. Fonksiyonlarını mükemmel şekilde yerine getiren Atmaca seyir füzemiz envantere girmeye hazırlanıyor" ifadesini kullandı.

DENİZLER 'ATMACA'YLA KORUNACAK
Atmaca Projesi, Deniz Kuvvetleri'nin MİLGEM platformlarında konuşlandırılacak gemiden gemiye seyir füzesi ihtiyacına yönelik başlatıldı.

DENİZLER 'ATMACA'YLA KORUNACAK

'İNSANSIZ MİNİ TANK' ENVANTERE GİRİYOR
ASELSAN ile Katmerciler arasında imzalanan seri üretim sözleşmesi doğrultusunda "insansız mini tank" olarak da adlandırılan silahlı insansız kara araçları, 2021'de Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilecek.
ASELSAN ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı arasında imzalanan silahlı sınıf insansız kara aracı temin sözleşmesi kapsamında, seri üretimine başlanacak silahlı insansız kara aracının uzaktan kumanda iletişim alt yapısı dahil tüm altyapı platformu Katmerciler tarafından geliştirildi.


İnsansız kara aracı, her türlü arazi ve yolda üstün performans sergileyebiliyor. Zırh opsiyonu bulunan araç, uydu bağlantısıyla çok uzak mesafelerden kontrol edilebiliyor. Uzaktan kumanda birimiyle ise yakın alanda tüm fonksiyonlarıyla yönetilebiliyor. Çeşitli silah sistemlerinin monte edilebildiği platform, hareketli halde ve meyilli arazide atış ve yüksek isabet imkanı sunuyor.


Platform, ağır ve hafif silahlara sahip silah istasyonu, keşif gözetleme aracı, hasta ve yük taşıma aracı ve çıkartma operasyonlarına yardımcı görev alabilecek konfigürasyonlarıyla kullanıcıya geniş seçenekler sunuyor.
Üç ton yüklü ağırlık kapasitesine sahip araç, kompakt ebatına rağmen üst sınıf zırhlı araçlarda bulunan bütün zorlu performans ve arazı testlerinin tamamını başarıyla yerine getirebiliyor.

DRAGONEYE ELEKTRO-OPTİK SENSÖR SİSTEMİ
Kara Kuvvetleri Komutanlığı ihtiyacı için Milli Savunma Bakanlığı ile imzalanan Portatif Termal Kamera sözleşmesi kapsamında son parti teslimatı gerçekleştirildi. Böylece sözleşme kapsamında tüm teslimat yükümlülükleri başarıyla tamamlanarak sistemler Kara Kuvvetleri Komutanlığının kullanımına sunulmuş oldu.
Dragoneye Sistemi, Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından özellikle sınır birliklerinde ve karakollarda yoğun ve etkin şekilde kullanılıyor.

Dragoneye Elektro-Optik Sensör Sistemi
Soğutmalı Termal Kamera, Yüksek Çözünürlüklü Gündüz Kamerası, Lazer Mesafe Ölçer, Dijital Manyetik Pusula ve GPS alt sistemlerini içeren entegre bir elektro-optik sensör sistemi olan Dragoneye, araç üstü ve sabit kullanım amacıyla olmak üzere iki farklı konfigürasyonda üretiliyor.

Türk savunma sanayisinin son dönemde en dikkati çeken ürünlerinden "kamikaze drone"lar yakın zamanda ''Alpagu'' ile çeşitlenecek.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Türkiye'ye "kamikaze drone" olarak bilinen vurucu insansız hava araçlarını (İHA) kazandıran STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ, bu alandaki ürün çeşitliliğini ve araçların yeteneklerini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Ağırlığı 2 kilogramın altındaki Alpagu'ya dünyada benzer niteliklerde yalnızca 2 platform bulunuyor.

Alpagu, küçük boyutu ve hafifliğine rağmen üzerinde hedefini etkisiz hale getirebilecek kadar patlayıcı taşıyor, çok uzak mesafelerde görev yapabiliyor ve tek bir asker tarafından kolayca taşınıp görev alanında çok hızlı kullanılabiliyor. Alpagu ayrıca üzerideki yapay zeka ve görüntü işleme kabiliyetleri, sessizliği, taşıdığı patlayıcıyı hedefe tam ulaştırma yetenekleriyle önemli bir sürpriz etkisi ve operasyonel üstünlük sağlıyor.
Zorlu bir geliştirme sürecini başarıyla tamamlayan STM, sahada yoğun testlere devam ediyor. Lançerden fırlatma, uçuş, hedefe ulaşma ve etkisiz hale getirme kabiliyetleri test edilen ve iyileştirilen Alpagu, oldukça başarılı sonuçlara ulaştı. Nihai testlerin çok kısa sürede sona ermesi ve yıl sonuna doğru Alpagu'nun Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanımına sunulması hedefleniyor.
Alpagu, sahip olduğu üstün kabiliyetler yanında, sürü olarak kullanılabilme yeteneği, farklı platformlara entegre olabilmesi gibi özelliklerle dünyada çok az muadili bulunan rakiplerinden ayrışıyor.

'BETON DELİCİ MÜHİMMAT' SARB-83 TESTİ GEÇTİ
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, beton delici mühimmat olarak tasarlanan ve harp başlığı teknolojisine sahip SARB-83'ün test görüntüsüne ilişkin videoya yer verdi.
SARB-83'ün ilklere imza atarak testi geçtiğini vurgulayan Varank, şunları kaydetti:
"Türkiye'de ilk kez ardışık delici teknolojisine sahip canlı mühimmat test edildi. HABRAS altyapısı sayesinde, gizli mühimmat projelerinin düşük maliyetlerle kısa sürede test edilebilmesi artık mümkün."

YERLİ FÜZENİN MOTORU TEST EDİLDİ
Türkiye'nin orta menzilli ilk yerli füze motoru (TEI-TJ300), Eskişehir'de Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın katıldığı törende test edildi.
Bakan Varank törende yaptığı açıklamada "TJ300 adlı turbo jet motorun ateşlemesini gerçekleştirdik. Bu motorlar orta menzilli gemisavar füzelerinde kullanılmak üzere tasarlandı" dedi.

TEI-TJ300'ÜN ÖZELLİKLERİ
TÜBİTAK, TEI ve Roketsan'ın iş birliğiyle üretilen "Türkiye'nin Orta Menzil Gemi Savar (OMGS) ilk Hava Solumalı Füze Motoru" TEI-TJ300, dar bir çapta 1300 nevton itki üretebiliyor. Milli tasarım füze motoru, 5 bin fitlik irtifada ses hızının yüzde 90'ına varan yüksek hızlarda çalışabilme özelliğine sahip.
Sistem, saniyeler içinde yeterli itkiye ulaşacak şekilde geliştirildi. Milli tasarım füze motorunun marşa (başlatıcı sistem) ihtiyaç olmadan kanat altı rüzgarı ile çalışma özelliği mevcut.
Füze motoru, boyutlarındaki zorlayıcı kısıtlar nedeniyle hava, deniz ve kara savunma sistemlerine uyacak şekilde tasarlandı.

AK40-GL BOMBA ATARI
Güvenlik güçlerinin bomba atar ihtiyacının karşılanması için Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından düzenlenen ihaleye katılan Konya'daki Akdaş Silah firması, üretimini tamamladığı "AK40-GL" bomba atarın ilk partisini Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslim etti.
Savunma Sanayii Başkanlığının açtığı "bomba atar" ihalesine katılan firma, ihtiyacın 8 bin adedini üretmek için anlaşma yaptı.

Özgün tasarımının sağladığı avantajla sağ ve sol elle de kullanılabilen bomba atarda, görüş ve aydınlatma sistemleri takılabilecek tertibatı bulunuyor.
Firmanın yöneticisi Ömer Akdaş, yaptığı açıklamada, son yıllarda yaptıkları çalışmalarla savunma sanayisinin önemli tedarikçilerinden biri haline geldiklerini söyledi.
Güvenlik güçlerinin bomba atar ihtiyacının karşılanması için SSB'nin düzenlediği ihaleye katıldıklarını anlatan Akdaş, Kara Kuvvetleri Komutanlığında Mehmetçik'in kullanımı için AK40-GL bomba atarı ürettiklerini dile getirdi.

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE İLK SİLAHLI DRONE 'SONGAR' TESLİMATI YAPILDI
Songar'ın teslimatı ile birlikte, Türk savunma sanayisinin güvenlik güçlerine kazandırdığı milli sistemlere bir yenisi eklenmiş oldu.

ASİSGUARD Genel Müdürü Ayhan Sunar, ''Ülkemizin ilk silahlı milli drone sistemi olma özelliği taşıyan Songar, hedef bölgenin tespitinden tehdidi etkisiz hale getirmeye, operasyon sonrası hasar belirlenmesinden gerçek zamanlı görüntü aktarımına kadar kritik birçok görevi icra edebiliyor. Tekli veya çoklu drone sistemiyle eş zamanlı görev yapabilen Songar'ın güvenlik operasyonlarında önemli görevler üstleneceğine inanıyoruz. Yerli sanayimizi yenilikçi milli teknolojilerle ileri taşımaya odaklanarak yatırımlarımıza devam ederken, Songar'a yeni gelişmiş özellikler kazandırmak üzere de çalışmalarımızı sürdüreceğiz'' dedi.

BORA



MİLLİ İNSANSIZ KARA ARACI PROTOTİPİ GELİŞTİRİLDİ
Savunma Sanayii Başkanı Demir, ''1, 3 ve 6 kg ağırlığında üç tip Hafif Sınıf İnsansız Kara Aracı prototipi yerli olarak geliştirildi'' dedi.

Savunma Sanayii Başkanı Demir açıklamasına, ''İnsansız teknolojiler üzerinde çalışmalarımız sürüyor'' şeklinde başladı.

Demir açıklamasına, ''Mağara, meskûn mahal, çok katlı bina, geniş arazi operasyonlarında güvenlik birimlerimizin minik yardımcıları olacaklar'' şeklinde devam etti.

İşte Hafif Sınıf İnsansız Kara Aracı'nın özellikleri...
Yüzde 60 eğilimli yerlerden tırmanabiliyor. Uzaktan kontrol edilebiliyor.
Menfez geçişi bulunuyor.
Merdiven çıkabiliyor.
Alternatif silah modülü bulunuyor.
Keşif ve gözetleme modülüne sahip.
Sudan geçebiliyor.

ASELSAN tarafından geliştirilen Deniz Elektronik Harp Süiti'nin fabrika kabul testlerinden ilki başarıyla tamamladı.
Türk Silahlı Kuvvetleri, Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi (LHD) TCG Anadolu Projesi ile anavatandan uzak coğrafyalarda, insani yardım harekatından muharip olmayanların tahliyesine, arzu edilen bir bölgede kara harekatı icra edilebilmesinden başka ülkelerin üslerine bağımlı olmadan hava harekatı yapabilme imkanına kadar uzanan geniş bir yelpazede önemli yetenekler kazanacak.

ASELSAN'IN 'KÜÇÜK ASKER'İ GÖRÜCÜYE ÇIKTI



TÜRK MÜHENDİSLER 3 AYDA LAZER SİLAHI YAPTI
TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM) mühendisleri Star Warsfilmlerinde kullanılan ışın silahlarına benzer lazer silahları geliştirdi. 50 kişilik Ar-Ge ekibi tarafından ordunun talebi üzerine 3 ay içinde prototip olarak üretilen Tüfeğe Monte Lazer Silahı, Milli Piyade Tüfeği (MPT) 76'ya monte edilerek kullanılabiliyor.

Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF) tanıtılan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın incelediği Tüfeğe Monte Lazer Silahı'nın Proje Yöneticisi Doç.Dr. Aydın Yeniay, lazer silahı hakkında bilgi verdi.
Bir süredir lazer silahı teknolojileriyle ilgili araştırma ve geliştirme çalışması yürüttüklerini anlatan Yeniay, Geliştirdikleri Tüfeğe Monte Lazer Sistemi ile Milli Piyade Tüfeği - MPT76'ya lazer silahı işlevini de kazandırdıklarını söyleyen Yeniay, şu bilgileri verdi:

"Tüfeğe Monte Lazer Sistemi'ni bir çanta içerisinde taşınabilen ve 30 dakika içinde şarj olabilen yapıda geliştirdik. Lazer silahımız 180 atımlık. Lazeri, odaklayıcısı, optiği ve bütün kontrollerini milli olarak geliştirdiğimiz lazerimizi yine milli silahımız olan MPT 76'ya entegre ettik. Lazer silahımız 100-150 metre mesafeden 1 milimetre çelikleri delebiliyor. Yalnızca lazer gücüyle çalışıyor ve silahın diğer özelliklerini hiçbir şekilde etkilemiyor. Diğer silahın üzerine standart arayüzlerle ekleyebiliyoruz. Lazer sistemi de sırt çantasına sığabiliyor. taşınabilmesi çok önemli. Hem taşınabiliyor hem şarj edilebiliyor."

Yeniay, silahın Türk mühendisliğinin başarısı olduğuna dikkati çekerek, "Dünyada bu güçte taşınabilir ilk lazer silahını geliştirdik. Şu anda Türk Silahlı Kuvvetleri'nde kullanımda yok. Yakında olacak." dedi.

ZAHA İLK ÇIKARMASINI IDEF'TE YAPTI
Türk savunma sanayi firması FNSS Savunma Sistemleri'nin Zırhlı Amfibi Hücum Aracının (ZAHA) ön prototipinin tanıtımı yapıldı.
FNSS üst yöneticisi Nail Kurt, 14. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF 2019) bulunan FNSS standında gerçekleştirilen lansmanda ZAHA gibi araçları az sayıda ülkenin üretebildiğini söyledi.

Kurt, Türk Deniz Kuvvetleri'nin 20. yüzyıl muharebe alanı gereksinimleri uyarınca ortaya çıkmış bir ihtiyaç olan ZAHA'nın, havuzlu çıkarma gemilerinde konuşlandırılacağını belirtti.
Nail Kurt, "Belirlenen ihtiyaçlar çerçevesinde Savunma Sanayii Başkanlığı ve FNSS arasında imzalanan ZAHA projesi kapsamında tasarım ve üretim yapılacak. Bu sözleşme kapsamında 27 adet araç teslim edilecek, bu araçlardan 23'ü personel taşıyıcı, 2 âdeti adet komuta kontrol, 2 adeti de kurtarma aracı. Sözleşme şartları gereği teslimatlar 2021'de başlayacak 2022'de tamamlanacak." dedi.
Aracın testlerinin gelecek sene tamamlanacağının altını çizen Kurt, istekler gereği 15 deniz miline kadar denizde hareket kabiliyeti olduğunu dile getirdi.

Kurt, içlerinde 21 personelle, yine tanımlanan hızlarda personel koruma altında sahile çıkacağına işaret ederek, sahilde ve karada bir zırhlı personel taşıyıcıyla kara harekatına devam edeceğini anlattı.
Bu aracın NATO'da sadece bir ülkede olduğunun altını çizen Kurt, "Başka bir projeden uyarlanmış bir araç değil. Mayın ve balistik koruması, personel taşıma kapasitesi, kara ve deniz harekatında diğer rakiplerinden daha üstün bir araç." diye konuştu.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Şeker de, ZAHA gibi büyük projeleri program olarak gördüğünü ve bu tür projelerde birçok KOBİ'nin de katkısının olduğunu söyledi.

TANKLAR YERLİ FÜZE TANOK ILE VURACAK
Türkiye'nin roket ve füze alanındaki lider şirketi ROKETSAN ise, tank mühimmatı Tanok'u ilk kez 14'üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) sergiliyor.
120 milimetre Lazer Güdümlü Füze Tanok, tanklar ve diğer yüksek kalibre namlulu silahlarda kullanılan geleneksel topçu mühimmatlarına alternatif olacak, yenilikçi bir seçenek olarak geliştirildi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) lazer güdümlü tanksavar topçu mühimmatı ihtiyacının karşılanması amacıyla tasarlanan Tanok, düşük ağırlığı ve kullanıcıya zarar vermeyen fırlatma motoru sayesinde portatif olarak kullanılabilme veya kara araçlarından atılabilme kabiliyetine sahip bulunuyor.
Modern muharebe sahasının ihtiyaçlarına; yüksek etkinlik, hassasiyet ve maliyet etkin bir çözüm sunmak üzere geliştirilen Tanok, mevcut tanklar tarafından kullanılmaya uygun bir mühimmat seçeneği sunuyor.

BOĞAÇ


"Türkiye'de emniyet güçlerimiz bu tarz otonom araçlar kullanmak yerine bu görevi kendileri yapıyorlar. Bu bize bir yük getiriyor. Her türlü hava şartlarında silah taşıyoruz, mühimmat taşıyoruz, dolayısı ile biz onların yükünü hafifletmek istedik. Bu yüzden bir otonom araç yaptık. Üzerinde yük taşıyabiliyorsunuz. Biz bunu '6x6 teknolojik bir katır'a benzetiyoruz. İçinde gömülü bir silah sistemi var. Dünyadaki rakiplerinde silahlar hep gövdeye monte edilmiş ve bu sebeple düşman tarafından ele geçirildiği durumlar olabiliyor. Biz, silahı içine gömelim gerektiği zaman eğer üzerine gelen bir mermi veya saldırı varsa silahlar anında dışarı çıksın ve gerekli işlemi yapsın istedik."

TÜRKİYE'NİN ELEKTRİKLİ ZIRHLISI İLK KEZ ARAZİYE ÇIKTI
Türkiye'nin global kara sistemleri üreticisi Otokar'ın, savunma sanayisindeki iddiasını farklı bir boyuta taşıyan Akrep II ürün ailesine yönelik çalışmaları sürüyor. Ailenin ilk üyesi, aynı zamanda Türkiye'nin ilk elektrikli zırhlı aracı "Akrep IIe" araziye çıkmaya başladı.

Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, 1995'te geliştirdiği, yurt içinde ve ihracat pazarlarında kendini kanıtlayan Akrep zırhlı araç ailesini baz alarak tasarladığı yeni nesil Akrep II zırhlı araç ürün ailesini ilk kez bu yılki 14'üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) tanıttı.

NATO ve Birleşmiş Milletlerin tedarikçisi olan Otokar’ın, savunma sanayisinde güncel beklenti ve gelecekteki tehditlere karşı bilgi birikimi ve yüksek teknolojiyi kullanarak geliştirdiği yeni nesil Akrep II, gelişmiş özellikleriyle modern orduların tüm beklentilerini karşılayacak.
Otokar'ın zırhlı keşif ve silah platformu olarak tasarladığı Akrep II 4x4 yeni nesil zırhlı araç ailesi, düşük silueti ile orduların güncel ve gelecek ihtiyaçlarına cevap verebilmek için tasarlandı.

Her arazi koşulundaki hareket performansının yanı sıra eşsiz manevra kabiliyetine sahip araç, elektrik, dizel ve hibrit gibi alternatif güç gruplarının kullanılmasına imkan verebilecek bir altyapı üzerine inşa edildi.
Güç üretim ve aktarma sistemleri, sensörler, bilgisayarlar, haberleşme ve hedefleme sistemlerinin tek bir sistemde entegre edildiği Akrep II, otonom araçlara doğru geçişi hızlandıracak bir altyapı sunuyor.

SİLAHLI KUVVETLERE MİNYATÜR FÜZE
ROKETSAN, füze ürün ailesinin en yeni üyelerinden olan Yatağan Füze Sistemi’ni,14'üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) tanıttı.

Tek piyade tarafından mevcut bombaatar silahlarıyla kullanılabilecek şekilde tasarlanan Yatağan, meskun mahal muharebelerine; hassasiyet, menzil ve hedefe yönelmiş tahrip gücü getiriyor.
Yatağan, hafifliği ve hassasiyeti ile insansız kara, deniz ve mini insansız hava araçlarının da silahı olabilecek.

BMC'DEN ASKERİ SÜRÜCÜSÜZ ARAÇ
Türkiye'nin zırhlı kara aracı üreticilerinden BMC, 14. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) Çok Amaçlı Zırhlı Araç Amazon'un yeni teknolojilerle otonom sürüş yeteneği kazandırılan prototipini ilk kez sergiledi.
BMC'nin Sakarya Karasu Fabrikası'nın temel atma töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a tanıtılan Amazon, monokok gövdesi ve özel V tabanıyla mayın, balistik ve el yapımı patlayıcılara karşı uluslararası standartlara koruma seviyesine sahip bulunuyor. Amazon, üstün koruma özellikleri ve geniş kullanım alanlarının yanı sıra kullanıcılarına yüksek manevra kabiliyeti sunuyor.

Günümüz meskun mahal ve asimetrik savaş ortamları için özel olarak geliştirilen araç, BMC’nin yenilikçi teknolojilerini hayata geçirdiği özel proje olarak dikkati çekiyor. Amazon 4x4 Çok Amaçlı Zırhlı Araç, insansız ve uzaktan kumandalı olarak da görev yapabiliyor.

Son olarak Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyaçları dikkate alınarak, Askeri Sürücüsüz Araç Prototipi Projesi başlatıldı. Proje kapsamında sahada kendini kanıtlayan uzun menzile sahip Amazon'un tam otonom versiyonu sunuluyor.
Elektronik Kontrollü Sürüş Sistemi'ne ve başta gerçek zamanlı haritalama ve yapay zeka ile çevre farkındalığı gibi teknolojilere sahip olan araç, tanımlı koşullar altında herhangi bir müdahale olmaksızın otonom sürüş gerçekleştirebilecek.

Askeri Sürücüsüz Araç Prototipi, opsiyonel olarak uzaktan bir operatör müdahalesi ile de görev yapabilecek.
Araç, girilmesi zor ve tehlikeli yerlerde, silahlı kuvvetler için veya yardım amaçlı askeri ve sivil görevlerde risk olmaksızın kullanılabilecek.

ATAK'A YERLİ TOP GELİYOR

SÖZLEŞME İMZALANDI

30 AY İÇERİSİNDE TAMAMLANACAK

FARKLI PLATFORMLARDA DA KULLANILACAK

YERLİ HAVA SAVUNMA SİSTEMİNDE YENİ BAŞARI
Aksaray atış alanında Savunma Sanayii Başkanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri, ASELSAN ve ROKETSAN temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen atışlarda yeni bir aşama daha başarıyla gerçekleştirildi. Gelişmeyi Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, sosyal medya hesabı Twitter üzerinden duyurdu.
Hisar-A'nın (alçak irtifa) 2021'de, Hisar-O'nun (orta irtifa) 2022'de silahlı kuvvetlere teslim edilmesi planlanıyor.

YERLİ FÜZE SİSTEMİ 'SİPER' İÇİN İLK ADIM
Milli Savunma Bakanlığı Halkla İlişkiler Daire Başkanlığınca 2018 içinde ve yıl sonundan itibaren bugüne kadar geçen sürede meydana gelen olaylarla ilgili bilgilendirme toplantısı düzenlendi.
Milli Savunma Bakanlığı'nca hazırlanan metni okuyan Tanıtım Subayı Deniz Binbaşı Nadide Şebnem Aktop, yerli ve milli uzun menzilli hava ve füze savunma sistemi Siper için ilk adımın atıldığını söyledi

MİLLİ İHA'LARA GEZİCİ ÜS
Türk savunma sanayisinin insansız hava aracı/silahlı insansız hava aracı (İHA/SİHA) üreticisi Baykar, araçların ve üzerlerindeki faydalı yüklerin komuta edildiği yer kontrol istasyonu için mobil çözüm geliştirdi.
Baykar, son dönemde ülke içinde ve sınır ötesinde etkin olarak kullanılan ve 66 bin saat uçuş süresine ulaşan Bayraktar TB2 ile sahada edindiği deneyimleri sistemin geliştirilmesine yönelik kullanıyor. Baykar mühendislerinin bilfiil sahada yer alıp ortaya çıkan ihtiyaçlara anında müdahale etmesi aynı zamanda yeni çözümlere de kapı aralıyor.

İŞTE TÜRK ASKERİNİN BİR KARIŞ BOYDAKİ YENİ GÖZCÜSÜ
Yeni teknolojilerle birlikte güvenlik güçlerinin ihtiyaçlarına yönelik sunulan ürünler de çeşitleniyor.
Hafif Sınıf İnsansız Kara Aracı kategorisinde yer alan, küçük boyut ve yarım kilogramın altında ağırlığa sahip TRobot, keşif-gözetleme kabiliyetleriyle dikkati çekiyor.

Yapılan açıklamaya göre, TRobot adındaki bu araç, operasyon kamerası olarak kullanılacak.
HayZek Savunma Müdürü Nazmi Türkeş, aracın mağara ya da kapalı alanlarda bomba, silah, tuzaklama olup olmadığının tespitinde kullanılabildiğini belirtti. Bu sayede güvenlik güçleri tehlike arz eden bölgelere girmeden durumu kontrol edebilecek.

TÜRKİYE 'KILIÇ' İLE UZAYA ÇIKACAK
Savunma Sanayii Başkanlığı yönetiminde Kılıç Küp Uydusu (KILIÇSAT) ismiyle yeni bir Ar-Ge projesi başlatıldı.
Projeyle, yerli ve milli olarak geliştirilen X-Bant LNA (Low Noise Amplifier-Düşük Gürültülü Yükselteç) modülüne uzayda tarihçe kazandırılacak, seyir halindeki gemiler ile diğer kaynaklardan yayınlanan AIS (Automatic Identification System-Otomatik Tanımlama Sistemi) verileri toplanarak yer istasyonuna indirilecek. Bu amaçla Alçak Dünya Yörüngesi'nde görev yapacak bir küp uydu geliştirilecek.

MK-84 ve NEB genel maksat bombalarında belirli modifikasyonlar yaparak bombaları akıllı bombalara dönüştüren Hassas Güdüm Kiti (HGK), bir süredir test aşamasındaydı.


SINIRDA 'ATEŞ'TEN ÖNLEM
Saatte 120 kilometre hıza ulaşabilecek Ateş, yüzde 30 yan eğim, yüzde 60 tırmanabilirlik yeteneklerine sahip bulunuyor.
Araç, 100 santimetrelik sudan geçebiliyor, 45 santimetrelik dik engelleri aşabiliyor, 100 santimetrelik hendeklerden geçebiliyor.

Ateş, KBRN hava filtre sistemi, hidrolik kurtarma vinci, otomatik yangın söndürme ve infilak bastırma sistemi, bağımsız süspansiyon, diferansiyel kilitleri gibi donanımlar barındırıyor. Motor gücü 400 beygir olan araç, azami 700 kilometre menzile sahip bulunuyor.
Araç, ASELSAN'ın Acar Kara Gözetleme Radarı, Şahingözü-OD Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Seda (Yankı) Atış Yeri Tespit Sistemi ile etkin bir sınır güvenliği sağlayacak.

SOM FÜZESİ
TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen ve üretimini ROKETSAN'ın yaptığı yerli cruise füzesi Som'un menzili 180 kilometrenin üstünde.

CİRİT FÜZESİ
Cirit Türkiye'nin roket ve füze sistemleri üreticisi ROKETSAN tarafından geliştirildi.

"YÜKSEK GÜÇLÜ LAZER" HEDEFLERİ ON İKİDEN VURDU
Erdoğan, savunma sanayi ve yerli teknoloji çalışmalarından bir başka özgün ürününün de TÜBİTAK BİLGEM tarafından yürütülen "Yüksek Güçlü Lazer Sistemi Geliştirilmesi", kısa adıyla "Işın Projesi" olduğunu aktararak, canlı yayında sistemin test edilmesi emrini verdi.
20 kilovatlık milli lazer silah ile 1.5 kilometre mesafedeki 3mm kalınlığında çelik hedefi tahrip edildi.

CİRİT FÜZESİ
Hafif zırhlı/zırhsız sabit ve hareketli hedeflere karşı yüksek hassasiyete sahip, sınıfının en uzun menzilli füzesi Cirit, ATAK helikopterlerince de kullanılmaya başlandı.

ZIPKIN
Türkiye’nin ilk yerli Kaideye Manteli Stinger‘i (KMS) olan Zıpkın, ASELSAN tarafından üretildi. Zıpkın TSK envanterindeki yerini 20 Ekim 2004‘te almıştı.

KAYI SINIR GÜVENLİK SİSTEMİ
Modern elektronik algılayıcı cihazların yer aldığı "Kayı Sınır Güvenlik Sistemi Hatay sınırında hizmet veriyor.

KAYI SINIR GÜVENLİK SİSTEMİ

UMTAS FÜZESİ
Lazer güdümlü füze L-UMTAS'ın atış testleri ve milli imkanlarla üretilen Atak helikopterine entegrasyon çalışmaları geçtiğimiz yıl başarıyla sonuçlandırıldı. UMTAS'lar Atak helikopterlerinde kullanılabiliniyor.

"TÜRK KAPLANI" SERİ ÜRETİME HAZIR
Türk savunma sanayisinin önde gelen zırhlı kara aracı üreticilerinden FNSS ile Endonezyalı PT Pindad firması tarafından Türkiye'de tasarlanan ve geliştirilen orta ağırlık sınıfı tank Kaplan MT, Endonezya'daki kalifikasyon testlerinden başarıyla geçerek seri üretime hazır hale geldi.

KAPLAN MT’nin Teknik Özellikleri şöyle...
Azami Yol Hızı: 70 km/sa
Yol Menzili: 450 km
Azami Meyil Tırmanma: %60
Azami Yan Meyil: %30
Dik Engel Aşma: 0,90 m
Hendek Aşma: 2,00 m

Motor:Dizel
Transmisyon: Tam Otomatik
Mürettebat: 3 (Sürücü, Nişancı ve Komutan)
Ana Silah: 105 mm Top
İkincil Silah: 7,62 mm Eş Eksenli Makinalı Tüfek

YERLİ SİLAH WATTOZZ TANITILDI
Tamamen yerli üretim olan Wattozz, 4 yıllık çalışmaların ardından sonunda piyasaya çıkıyor.



HİSAR FÜZELERİ
Türk Silahlı Kuvvetleri, askeri üs, liman, tesis ve birliklerin hava tehditlerinden korunması amacıyla değişen atış kontrol ve komuta kontrol altyapılarına uyumlu şekilde Hisar Füzelerini tasarladı.

HİSAR FÜZELERİ
Hisar Füzeleri; askeri üs, liman, tesis ve birliklerin hava tehditlerinden korunması amacı ile sabit ve döner kanatlı uçaklara, seyir füzelerine, havadan karaya atılan füzelere ve insansız hava araçlarına karşı HİSAR-A 10 +km, HİSAR-O 16 +km menzil aralıklarında kullanılan hava savunma füzeleridir.

PARS 4X4
İleri gözetleme, anti- tank ve komuta kontrol gibi özel maksatlı görevleri yerine getirmek üzere tasarlanmış bir araçtır.
Araç tüm operasyonel gereksinimlere cevap verecek şekilde kurgulanmıştır.

PARS 4X4
25-30 Bg/ton gücündeki araç 1.9 m’lik düşük bir siluete ve amfibi özelliğe sahiptir. 5 kişilik mürettebatı bulunan araç hiçbir hazırlık gerektirmeden derin ve akıntılı suda operasyon yapabilir.

PARS 4X4
Aracın sudaki arttırılmış manevra kabiliyeti ise, arkasında konumlandırılan iki adet su jeti ile sağlanmaktadır. Araç, suda nokta (Pivot) dönüşü yapabilmekte ve aynı zamanda arzu edildiğinde suda geri istikamete doğru hareket edebilme kabiliyetine sahip.

PARS 4X4
Pars, mayınlara ve el yapımı patlayıcılara karşı korumalı olan aracın gövdesi, balistik malzemeden üretildi. CH-47 Chinook ağır yük helikopteri dahil her türlü askeri kargo uçağı ile taşınabiliyor.

ANKEROT
Konya'da bir yazılım firması, özellikle Doğu ve Güneydoğu’da terör örgütü PKK’ya karşı mücadele veren asker ve polisin kullanabilmesi için 'Ankerot' adını verdiği tank görünümlü uzaktan kumandalı mini insansız araç üretti.

KUNDUZ - AZMİM
Türk ordusunun amfibik zırhlı aracı Kunduz-Azmim, hem karada hem de suda görev yapabiliyor.

KUNDUZ - AZMİM
FNSS tarafından üretilen zırhlı istihkam aracı, savaş sırasında en kritik bölgelerde dahi görev alabiliyor.

KUNDUZ - AZMİM
Aracın üzerinde; termal kamera, sis havanları, 2 adet su jeti, iklimlendirme ve KBRN Sistemi, Balast boşaltma sistemi, dozer bıçağı yer alıyor.

KUNDUZ - AZMİM
2 personelin kullandığı araç; karada saatte 45, su da ise 8.6 kilometre hız yapabiliyor. Azami 400 kilometre yol yapabilen zırhlı araç, nokta dönüşü de yapabiliyor.

OTOKAR ARMA

KİRPİ

TULPAR

URAL

OTOKAR COBRA

OTOKAR COBRA

ASYA
ASELSAN'ın Türk ordusu için özel olarak geliştirdiği ASYA, arazide koşmayı, zıplamayı, tırmanmayı kolaylaştırıyor.

ASYA
Fiziksel yorgunluğu minimuma indiren ASYA sayesinde zorlu koşullarda askerlerimizin direnci de artırılmış oluyor.