Doğum kontrol hapları kanser yapar mı? Harvardlı uzmanlardan şaşırtan yanıt
09.12.2024 10:18
Son Güncelleme: 09.12.2024 10:23
Öznur Doğan
Doğum kontrol hapları, tüm dünyada güvenli ve etkili bir gebelik önleme yöntemi olarak kabul edilir. Ancak bilim dünyasında, doğum kontrol haplarının kadın sağlığı üzerindeki etkilerine dair pek çok tartışma bulunuyor. Harvardlı uzmanlar, uzun süreli doğum kontrol hapı kullanımının kanser riskini artırabileceğini öne sürdü.

Doğum kontrol haplarının yan etkileri üzerine yapılan araştırmalarda genel olarak baş ağrısı, mide bulantısı, ruh hali değişiklikleri, cinsel isteksizlik ve kan pıhtılaşması gibi etkiler görüldü.
Birçok kadın, doğum kontrol hapı kullanırken ruh hali değişiklikleri veya depresyon gibi ruh sağlığı bozuklukları yaşayabiliyor. Ancak uzmanlar, bu tür psikolojik yan etkilerin her kadın için geçerli olmadığını belirtiyor.

Doğum kontrol haplarının kadın sağlığı üzerindeki faydaları ve zararları, uzun yıllardır bilim insanları tarafından masaya yatırılıyor. Dünden bugüne birçok köklü üniversite, bu konuda geniş çaplı çalışmalarda bulundu.
Harvard Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada, doğum kontrol haplarının kardiyovasküler sağlık ve kanser riski üzerindeki uzun vadeli etkileri incelendi. Çalışma sonunda doğum kontrol haplarının kalp hastalıkları ve inme riskini artırabileceği belirlendi. Özellikle sigara içen kadınlar ve 35 yaş üstü kullanıcıların daha yüksek risk altında olduğu tespit edildi.





Karolinska Enstitüsü’nün 2017’de yaptığı bir çalışma, doğum kontrol haplarının uzun süreli kullanımda rahim kanseri ve yumurtalık kanseri riskini azalttığını gözlemledi.
McGill Üniversitesi’nin 2013 yılında yaptığı araştırmalar, doğum kontrol haplarının, özellikle androjen düzeylerini düzenleyerek ciltteki yağ üretimini azalttığını ortaya koydu.


Doğum kontrol haplarının genel sağlık üzerindeki etkileri hakkında pek çok kanıya varılsa da; uzmanlar, her kadının vücut yapısının farklı olduğunu ve bu nedenle doğum kontrol haplarının kullanımının kişisel sağlık durumu ve risk faktörlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
