Doğu Roma döneminde geçiş kapısıydı: Bin 500 yıllık yapının son hali içler acısı
03.02.2025 11:59
Son Güncelleme: 03.02.2025 12:05
Haber Merkezi
İstanbul'da 1. Justinianus ve eşi Theodora tarafından deniz tarafındaki surlara güvenlik nedeniyle inşa edilen ve yaklaşık bin 500 yıllık olduğu tahmin edilen Küçük Ayasofya Poternesi, toprağa gömüldü. Şehirden uzaklaşmak için geçit kapısı olarak yaptırılan eser hakkında konuşan Arkeolog Ömer Faruk Yavaşçay, "Poterne denizden yüksekti, gemiler yanaşıyordu. Direkt gemiye geçiş yapılabiliyordu. İmparator şehirde bir olumsuzluk olduğunda kiliseden bu kapıya geçip, bu kapıdan da gemiye binebiliyordu. Şu anda ise yarısı toprağa gömülmüş durumda. İstanbul'un fethinde burası kaçış noktalarından biri olarak düşünülmüş olabilir" dedi.


Geçiş kapısı olarak düşünülen kapı, denizden yaklaşık 6 metre yüksekti. Poterne, şehirde olumsuz bir durum yaşandığında bu kapıdan geçilip, surlara yanaşan gemiye binilerek uzaklaşılması üzerine tasarlandı. İstanbul'un fethinde Küçük Ayasofya Poternesi'nin kaçış noktalarından biri olarak kullanıldığı da iddia edildi.

Sultan 2. Bayezid döneminde ise Aya Sergios ve Bakhos Kilisesi, Kapı Ağası Hüseyin Ağa tarafından camiye dönüştürüldü. Kiliseden geçilerek ulaşılan geçit kapısı, Osmanlı döneminde kullanılmadı.
Zamanla unutulan geçit kapısının yarısı denizin doldurulması nedeniyle toprağa gömüldü. Tarihi yapı, uyuşturucu madde kullanan şahıslar ve evsizlerin mekanı haline geldi. Harabeye dönen tarihi yapının içi çöplerle doldu.


Küçük Ayasofya Poternesi'nin tarihini anlatan Arkeolog Ömer Faruk Yavaşçay, şu şekilde konuştu:
"Arkamızda görmüş olduğunuz yapı, Küçük Ayasofya Poternesi. Yapıyı anlatmadan önce Küçük Ayasofya Camii'ni anlatmak istiyorum. Bu yapı, cami için inşa edilmiştir. Cami ilk olarak kiliseydi. M.S. 526 yılında yapılmıştır. 1. Justinianus ve eşi Theodora tarafından yaptırılmıştır.
Kilisenin inşasından sonra güvenlik amacıyla arkamızda görülen poterne inşa edilmiştir. Poterne, 'geçiş kapısı' demektir. 2. Bayezid döneminde ise Kapı Ağası Hüseyin Ağa tarafından camiye dönüştürülmüştür. Zamanla artık bu poterne kullanılmamıştır. Doğu Roma dönemi geçmişti. Osmanlı da kullanmayı tercih etmedi. Çünkü burası bir kaçış kapısıydı.''




