Donmak üzereydiler

Düzce'de yoğun kar yağışı nedeniyle ormanlık alanda mahsur kalan 15 kişiden 10'u kurtarıldı.

  • 1

    Donmak üzereydiler

    Donmak üzereydiler
    Düzce'de yoğun kar yağışı nedeniyle ormanlık alanda mahsur kalan mevsimlik orman işçileri ve ailelerinden oluşan 15 kişiden 10'u kurtarıldı.
  • 2

    Donmak üzereydiler

    Donmak üzereydiler
    5 kişiyi kurtarma çalışmaları devam ediyor.
  • 3

    Donmak üzereydiler

    Donmak üzereydiler
    Düzce'de iki gün önce başlayan kar yağışı nedeniyle Cumayeri ilçesine bağlı Dededüzü köyü Çam Dağı mevkisinde mahsur kaldı. Cep telefonuyla köy muhtarına ulaşan işçiler, yardım istediler.
  • 4

    Donmak üzereydiler

    Donmak üzereydiler
    Ekipler, yaklaşık 2 gündür kar kalınlığının 1 metreye yaklaştığı ormanlık alandaki barakalarında mahsur kalan işçileri kurtarmak için sabah saatlerinde çalışma başlattı. Akşam saatlerinde güçlükle işçilerin bulunduğu bölgeye ulaşan ekipler, donma tehlikesi yaşayan 10 kişiyi kurtardı.
  • 5

    Donmak üzereydiler

    Donmak üzereydiler
    Donmak üzereyken bulunan Bülent Aygün, Gülden Aygün, Hüseyin Aygün, Meryem Aygün, Ali Aygün, Döne Aygün, çocuklar Emirhan Aygün, Taner Aygün, Eren Aygün ve Gazel Aygün, orman işletmesine ait arazi aracıyla Dededüzü köyünde bir vatandaşın evine getirildi.
  • 6

    Donmak üzereydiler

    Donmak üzereydiler
    Kurtarılan vatandaşlardan 3'ü, sağlık durumlarının iyi olmaması nedeniyle ilçe merkezine yakın bir bölgedeki sağlık ocağına kaldırıldı.
  • 7

    Donmak üzereydiler

    Donmak üzereydiler
    Kurtarılan vatandaşlardan 3'ü, sağlık durumlarının iyi olmaması nedeniyle ilçe merkezine yakın bir bölgedeki sağlık ocağına kaldırıldı.
  • 8

    'DONUP ÖLECEKTİK'

    'DONUP ÖLECEKTİK'
    Orman işçisi Bülent Aygün: ''Kar aniden bastırdı. Her yeri aradık. 'Çadırlarımız göçtü. Bizi buradan kurtarın' dedik. 2 gündür geceleri biz erkekler olarak uyumadık. Çevreden topladığımız odunlarla ateş yaktık. Yaşamaktan ümidimizi kesmiştik, öleceğiz diye düşünüyorduk. Çok zor anlar yaşadık. Kendim gelmeye çalıştım. Kepçeyi görene kadar 500 metre karın içinde yürüdüm. Kimsenin geleceğinden umudu keserek eşim ve çocuklarımızı sırtımıza bağlayarak yürümeye başladık. Uzunca bir süre yürüdükten sonra eşimin ayaklarındaki çizmeler kara saplandı. Çizmeleri çıkaramadık. Ben ayağımdaki botları çıkararak eşime verdim. Çıplak ayakla yürümeye devam ettim. Ayaklarım dondu, düştüm yürüyemez oldum. Kalkamadım. O anda da kurtarma ekipleri geldi. Biraz daha gelmeseler donup, ölecektik.''