Türkiye'nin kuşları

Palearktik bölgenin bir bölümünü oluşturan Türkiye, kıta özelliği gösteren biyocoğrafik yapısının yanı sıra ikliminin ve topoğrafyasının çeşitlilik göstermesi; Avrupa, Asya ve Afrika kıtaları arasında bir köprü oluşturması ve kuş göç yolları üzerinde bulunması nedeniyle kuş çeşitliliği bakımından oldukça zengin bir ülke. 483 kuş türüne ev sahipliği yapan Türkiye’de koruma amaçlı yürütülen çalışmaların önemli bir bölümü Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından koordine ediliyor. Bakanlık fotoğrafçısı İdris Ölmez, bu çalışmalar çerçevesinde Anadolu’nun birçok noktasını karış karış dolaştı ve çok sayıda kuş türünü görüntüledi. İşte Türkiye’de nadir görülen kuş türleri...

  • 1

    ALACA YALIÇAPKINI (PİED KİNGFİSHER) - ŞANLIURFA

    Uzman bir balık-avcısıdır. Türkiye nin güney kesimlerinde yerleşik olan bir türdür.

  • 2

    Adana- Karataş yolu , Fırat ve Dicle nehirleri boyunca görülebilir.

    BOZ ALAMECEK (DESERT FİNCH) - ŞANLIURFA

  • 3

    Türkiye'de Gaziantep ve Urfa'da (Nizip, Birecik, Halfeti ilçelerinde) görülür.

  • 4

    Sulak veya kurak alanlarda yaşayabildiği gibi dağlar, dağ etekleri ve ekili vadilerde de bulunabilir.
  • 5

    BÜYÜK KAYA SIVACISI ( ŞANLIURFA)
  • 6

    2000 metre kadar yüksekliklerde bulunurlar. 1000 metrenin altına pek inmez. (Gaziantep taraflarında 500-700 metrelerde görülebilir)

    Kayalık ve dağların orman olmayan yamaçlarında yaşar. Yine de ormanların kenar bölgelerine ve ağaçlık alanlara da girebilirler. Taşlık ve kayalık olan meşe ormanlarında da bulunabilir.

    BÜYÜK KIZKUŞU (RED-WATTLED LAPWİNG) - ŞANLIURFA

  • 7

    Suya yakın olan yerlerde ve ormanın su altında kalmış kısımlarında görülür.

  • 8

    Güney Asya’da çoğaldıkları bilinmekle birlikte, Türkiye sınırları içerisinde Şanlıurfa ve Cizre’de oe gözlenmiştir. Baharda göç ederler.

    ÇÖLKOŞARI (CREAM-COLORED COURSER) - ŞANLIURFA

  • 9

    Bu tür kuşlar adlarından da anlaşıldığı gibi çöl ve yarı çöl olan bölgelerde yaşarlar. Avrupa'da sadece ülkemizde yaşayan çölkoarı, Şanlıurfa kentine üremek için gelmektedir. 

  • 10

    Tehlike anında koşarak kaçmayı yeğleyen bu tür kuşların uçuşları kararsızdır.
  • 11

    Böcek ve bitki tohumlarınla beslenirler.

    KELAYNAK (NORTHERN BALD IBİS) - ŞANLIURFA

  • 12

    Erişklerinin başı tüysüzdür; uzun kıvrık gagaları bulunur, kısa bacakları ise kırmızıdır.

  • 13

    Yaka tüyleri ise uzun ve siyahtır.
  • 14

    Kanatları ve kuyruğu uzun olan kelaynakların, siyah tüyleri metalik yeşil, omuz başlarındaki tüyler ise erguvan rengindedir.
  • 15

    Bu kuşların genç olanları kırmızı renklerden yoksundur. (Gri tonlardadır)

  • 16

    KILKUYRUK BAĞIRTLAK (PİN-TAİLED SANDGROUSE) - ŞANLIURFA
  • 17

    Bağırtlak ailesinin bir ferdi olan Kılkuyruk bağırtlak, orta büyüklükte bir kuş türüdür. Normal Bağırtlak‘tan boyut olarak biraz daha küçüktür. Baş ve boyun kısmı bir güvercine benzer, ancak vücut yapısı sağlamdır. Uçan sürüler, sağa sola döndükçe “mat gri” bir renkte görülür.

  • 18

    Tamamen beyaz olan altlarıyla Batı Palearktikteki tüm bağırtlaklardan ayırt edilebilirler. Diğer bir çarpıcı özelliği ise her iki cinste görülen siyah sürmedir. Dişi olan göğsünde üç siyah çizgisi olan tek bağırtlaktır. Erkekte sadece iki siyah şerit ve siyah bir boğaz vardır.
  • 19

    Orta kuyruk telekleri ince ve uzundur (Kılkuyruk). Uzun kuyruk teleklerinin hızlı ve doğrusal bir uçuş için gerekli olduğu düşünülmektedir. Ülkemizde sadece Şanlıurfa Birecik, Akçakale, Suruç civarında nadir olarak bulunur.

    KUM KEKLİĞİ (SEE-SEE PARTRİDGE) - ŞANLIURFA

  • 20

    Ülkemizin güneydoğusunda üreyen ve Türkiye’nin yerli kuşlarından biri olan, bu keklik türünün bilimsel adı “Ammoperdix griseogularis”tir. Rahatsız edilince oldukça çevik bir hareketle koşarak kaçmayı tercih eder.

  • 21

    Eğer gerekirse, kısa mesafe uçar. Uçuşu Bıldırcın’a benzer. Dar kanatları ile havalandığı anda ıslığa benzer kendine özgü bir ses çıkarır. Üreme döneminden sonra küçük sürüler oluştururlar. Ancak çoğunlukla çift olarak yaşarlar.

    KÜÇÜK SERÇE (DEAD SEA SPARROW) - ŞANLIURFA

  • 22

    Sulak alanların çevresindeki çalı veya küçük ağaçlarda -özellikle ılgınlarda- ürerler. Yurdumuzda Güneydoğu'da okaliptus ve fıstık ağaçlarında çoğalırlar. En yoğun olarak gözlendiği yer Birecik civarındaki fıstık bahçeleridir. Temelde tohumlarla, özellikle otların ve küçük bitkilerin tohumlarıyla; bazen da ağaççıklardaki böceklerle beslenir. Besinlerini çoğunlukla yerde arar.

    SARIBOĞAZLI SERÇE Y(ELLOW-THROATED SPARROW/ GYMNORİS XANTHOCOLLİS) - ŞANLIURFA

  • 23

    Ülkemizin güneydoğusunda üreyen ve Türkiye’nin göçmen kuşlarından biri olan, bu serçe türünün bilimsel adı “Petronia xanthocollis”dir. 

  • 24

    Bilimsel sınıflandırmada, Passeriformes (Ötücü Kuşlar) takımında, Passeridae (Serçegiller) ailesinde yer alır.

    TURAÇ ( BLACK FRANCOLİN/ FRANCOLİNUS FRANCOLİNUS) - ŞANLIURFA

  • 25

    Ülkemizde nesli tükenmekte olan kuşlar arasındadır. 

    Aşırı ve bilinçsiz avlanma, tarım da kullanılan gübre ve zirai ilaçlar, bu kuşumuzun neslinin günden güne azalmasına neden olmuştur.

  • 26

    Çukurova bölgesi başta olmak üzere Akdeniz sahil kesiminde yayılış gösterir.
  • 27

    Ayrıca Hatay, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'da da bulunmaktadırlar. 

    SAKALLI AKBABA (BEARDED VULTURE/GYPAETUS BARBATUS)

  • 28

    Sakallı akbaba yüksek dağlarda bulunur. Kapalı orman bölgeleri hariç dağların yüksek kesimlerindeki kayalık vadiler, çıplak ya da seyrek ağaçlı ve taşlık yamaçlar onun yaşam alanıdır. Yuvasını büyük kaya kovuklarına yapar. Sakallı akbabalar tüm gündüz yırtıcıları gibi tek eşlidir (monogram). 

    Yılda sadece bir kez kuluçka yaparlar. Yumurta sayısı bir ya da ikidir. Çoğunlukla sadece bir yavruyu büyütebilirler. Şubat sonu-mart ortası döneminde yumurta yaparlar.

    Kuluçka dönemi 55-57 gün sürer. Yavrular uçtuktan sonra da birkaç ay ebeveyniyle yuvanın yakınlarında yaşar. Daha sonra kendi yaşam alanını bulmak üzere ebeveyni tarafından sürülür.

    KOCAGÖZ (EURASİAN STONE-CURLEW BURHİNUS OEDİCNEMUS) - ŞANLIURFA

  • 29

    Genellikle sulak alanların çevresindeki bozkır tarla, taşlık çakıllık ve kısa bitkilerin bulunduğu ortamlarda yayılış gösterir. Ege Bölgesi'nde yoğun olmakla birlikte, Trakya iç Anadolu ve yurdun birçok bölgesinde rastlanabilir.

  • 30

    Mart ve nisan ayları gibi mevsimsel değişim şartlarına bağlı olarak yurda gelir. Uzun sarı bacakları, iri sarı gözleri vardır.

    Bu özellikleri sayesinde geceleri böcekleri rahatlıkla avlayabilirler.
  • 31

    Bu tür kuşların uçuşu gürültülüdür. Tüyler açık kahverengi merkeze doğru koyulaşır. Sırt tüyleri daha gelişkindir. Ayaklarının eklem yerleri bariz belirgindir. Saklanmak istediğinde diz çökerler. En hızlı yürüyüp koşabilen kuştur.

    AK ÇAYLAK (BLACK-WİNGED KİTE » ELANUS CAERULEUS) - ŞANLIURFA

  • 32

    Açık gri ve beyaz renkli küçük bir yırtıcıdır. Başı iridir. Kanat önünde büyük bir siyahlık vardır. Kuyruğu küt ve kasılı kısadır. Genci daha kahverengidir. Sıkça havada asılı kalır, 

    süzülürken kanatlarını yukarı kaldırır ve el bileğinden arkaya kıvrılır.
  • 33

    Batı Palearktik'te ılıman bölgeler, Akdeniz ve sabtropik ovalar ve yaylalar dışında Asya kıtasında neredeyse 1600 metrelere dek gözlenir.
  • 34

    Yarı çöl, kurak steplerden geniş düzlük ve vadiler dahil nehir kollarına yakın ormanlıklar, savanalar, çalılık ve ormanlık alan sınırlarına dek kesintisiz ormanlıklardan çeşitli yükseltide dağlık alanlara dek yayılırlar. Ülkemizde Şanlıurfa , Gaziantep ve Mersin Göksu deltasında görülmektedir.

    BALIK KARTALI (WESTERN OSPREY/PANDİON HALİAETUS) - SİNOP

  • 35

    Balık Kartalı, Şahin büyüklüğünde ve genellikle beyaz vücutludur. Alından kafa arkasına doğru uzanan koyu renkli bir şerit vardır. Bacaklarının yarısı çıplaktır. Sırtı ve kanatları kahverengidir.

  • 36

    Kuyruğu da koyu renklidir, üzerinde şeritler vardır. Kursağı bej renkli ve boyuna çizgilidir. Türkiye’de kayıtları seyrek olmakla birlikte İç ve Doğu Anadolu’da nadir, diğer bölgelerde özellikle Marmara ve Karadeniz’de daha sık görülür.

    BATAKLIKKIRLANGICI (COLLARED PRATİNCOLE/GLAREOLA PRATİNCOLA) KONYA KULU

  • 37

    Bataklık kırlangıcı (Glaeole Pratincola) Bataklık kırlangıcıgiller familyasından bir kuş türüdür. 

    Boğazı ve göğsünün üst tarafı gözaltından inen siyah bir gerdanlık çizgisiyle çevrili ve krem rengidir. 
     
    Göğüs kısmı sırt rengine benzer. Yaz kuşudur. Güney Avrupa ve ön Asya’da yaşar. Avrupa’nın güneyi, Güneybatı Asya ve Afrika'nın daha ılık bölgelerinde bulunur.

  • 38

    Göçmendirler; kışı tropikal Afrika'da geçirirler. Hemen hemen tüm Türkiye'de yazın görülen ve kuluçkaya yatan göçmen kuş bir türdür.
    İç Anadolu’nun orta bölgesi, kuzeybatısı ve kuzeydoğusu ile Doğu Akdeniz kıyı şeridi, Marmara’nın güneyi, Ege’nin batısı ve içlerinde doğru olan kesimde, Trakya’nın kuzey ve güneybatı sınırlarında ürer. Fransız kuşçular Nisan 2004’te Akkaya (Niğde)’dan bildirmişse de bu türe tekrar rastlanmamıştır.

    ÇAYIR DELİCESİ (MONTAGU`S HARRİER/ CİRCUS PYGARGUS) -ESKİŞEHİR

  • 39

    İnce yapılıdır. Kanatları ve kuyruğu uzun ve dar, kanat ucu oldukça sivridir. 

    Erkek olanı gridir; genellikle ön tarafı arka tarafından daha koyudur. Kanat üstü ve altındaki siyah çizgilerle dişisinden ayrılır. 

  • 40

    Dişisi gökçe deliceye benzer, ama beyaz kuyruk sokumu tipik olarak daha küçüktür. Dişinin boyun halkası yoktur, gözünün gerisindeki gözünü çevreleyen, yengeç kıskacına benzeyen beyazlıkla ayırt edilir. Kulak örtüleri boyun yanından koyu renklidir. Çayır Delicesi ülkemizde yaz ziyaretçisidir. Yaygın geçit kuşudur. Üremek için gelir , yavrular uçunca da giderler.
  • 41

    Üremek için geldikleri ilkbahar aylarında yaklaşık 27-35 gün kuluçkada kalırlar. Yaklaşık 40 günde de yavrular yuvayı terk ederler. Kışı Afrika’da geçiriyorlar. Ancak kışın Yemen ve Umman'ı da içeren bölgede kısa bir süre kalırlar.
  • 42

    Üremek için sulak çayırlara gereksinim duyarlar. 
    Orta Anadolu'da birkaç yerde ve çoğunlukla Doğu Anadolu Bölgesi'nde ürerler. Tüm Türkiye popülasyonu yaklaşık 100 çifttir.

    DİKKUYRUKLU ÖTLEĞEN (GRACEFUL PRİNİA/PRİNİA GRACİLİS) - ŞANLIURFA

  • 43

    Çok sık rastlanan ördeklerdendir. Tüm dünyaca bilinen ördek türlerindendir. Genellikle büyük göller , bataklıklar ve sulak alanlar devamlı bulundukları yerlerdir.

  • 44

    Çok sık rastlanan ördeklerdendir. Tüm dünyaca bilinen ördek türlerindendir. Genellikle büyük göller , bataklıklar ve sulak alanlarda bulunurlar.

    BOZ ÖRDEK (GADWALL/ANAS STREPERA) -RİZE

  • 45

    Tüm dünyaca bilinen ördek türlerindendir. Genellikle büyük göller , bataklıklar ve sulak alanlarda yaşarlar.

  • 46

    Durgun akan ırmaklar da gözlenebilir. Su kenarlarındaki sazlıklar ve yeşillikler içinde olmayı severler. Kışları acı, durgun göller veya bataklıklanları tercih ederler. 
    Kış göçlerinde sayıları artar, soğuğu ise pek sevmezler.

    ÇİZGİLİ İSHAKKUŞU (PALLİD SCOPS OWL/OTUS BRUCEİ) - ŞANLIURFA

  • 47

    İshakkuşuna çok benzerler, ancak ondan biraz daha büyüktür. Gövdesi açık gri, koyu çizgiler daha uzundur, yüzü daha açık renklidir. Yan tarafındaki çizgiler daha kalın ve düzenlidir. Boyları 20-22 cm kadardır. Kulakları diktir. Geceleri avlanırlar. Nisan ayı ile haziran ayı arasında üreme dönemleridir. Mevsimsel olarak yaz ve kış rengi vardır. Kahverengi ve gri. Yurdumuzda bu güne kadar Şanlıurfa bölgesinde kaydı vardır. Asgari endişe altındadır. İshak kuşu ile özellikleri birbirlerine çok benzer. Her iki kus da oldukça çekingen yapıya sahiptir, tek eşlilerelerdir. Kuluçkaya dişi yatar, yavruları hem erkek hem dişi beraber besler. Çizgili Ishak baykuşu tünediği yarı açık manzaradan avını gözler. .Çizgili İshakkuşlarının avlarını bulmak için yardımcı işitme duyuları vardır.

  • 48

    Yırtıcı pençelere ve kavisli bir gagası vardır, her ikisi de yeterince güçlüdür. Hızla yok olmaya yüz tutmuş asgari endişe sınıfındadır.
    Şanlıurfa`nın Birecik ilçesinde Söğütlük adlı bir parkta yaşamını sürdüren çizgili İshak Kuşlarının nesli dünya ölçeğinde tehlike altındadır. Tüm Avrupa'da sadece Şanlıurfa`nın Birecik ilçesinde yaşamını sürdürmektedirler.

    Çizgili İshak Kuşu, Birecik Belediyesi ve Doğa Derneği işbirliği çerçevesinde bu çok önemli türü koruma altına alarak, kuşun önemini halka bilgilendirmekte. Gövdesi açık gri, yüzü daha açık renktedir. Yarı çöllerde yaşar. Türkiye'deki bilinen dağılımı Şanlıurfa`nın Birecik ilçesindedir.

    ÇİLKEKLİK (GREY PARTRİDGE/ PERDİX PERDİX) - GÜMÜŞHANE 

  • 49

    Yüzü ve boynu kırmızımsı sarı, turuncu renkli,böğründeki kahve rengi çizgiler dikine ve geniştir. Kanatlar kahve rengi,boyuna kesik çizgili,sırtı kahve rengi,siyah, krem rengi çizgilidir. Karın kısmı beyaz, diğer bölümler gri/boz renklidir. Kuyruk sokumu çizgili kahve rengi, kısa ve sivri kuyruğu kızılımsı turuncudur.

    Erkeklerin karın kısmında at nalı biçiminde kestane renkli bir oluşum vardır. Dişilerde genellikle bu renk oluşumu bulunmaz (Bulunsa da çok küçüktür). Dişilerin karın kısmındaki beyaz alan daha geniş, renkleri daha soluktur.
  • 50

    Renklerinden ötürü, Avrupa’da gri keklik, Anadolu’nun bazı yörelerinde boz keklik olarak adlandırılır. Gençler sarı-kahverengidir ve belirleyici özellikleri 16 haftada oluşur. 60' lı yıllara kadar neredeyse tüm keklik türleri partridge adı altında toplanmışken, belirleyici özellikleri nedeni ile çilkeklik de tür olarak kabul edilmiştir. Çilkeklik tohum yiyen bir kuş türüdür.


    Yeşil yapraklar, tahıl ve ot tohumları ile beslenir. Omurgasızlar,kanatlı böcekler ve yaprak bitleri de besinleri arasında yer alır.Genç bireyler protein bakımından zengin olan böcekleri tercih ederler. Bu nedenle ebeveynler yavrularını daha kolay böcek bulabilecekleri tahıl tarlalarının kenarlarına götürürler. Yumurtadan çıktıkları ilk on gün sadece böcekleri sindirebilirler.

    BÜYÜK DAĞBÜLBÜLÜ (ALPİNE ACCENTOR/ PRUNELLA COLLARİS) - RİZE 

  • 51

    Kanatları kırmızısı kahverengi çizgili olan serçeden iri ve gri bir kuştur. Kafa, boyun ve göğsü gridir. En belirgin özelliği boynundaki beyaz noktadır.
  • 52

    Erkek ve dişi aynı renktedir fakat gençlerin boynunda beyaz nokta bulunmaz. Gagaları sivri ve incedir. Ayakları kırmızı kahverengidir.

    TELLİ TURNA (DEMOİSELLE CRANE/GRUS VİRGO) - SAMSUN

  • 53

    Yaşam yerleri suya ulaşımı olan çalılık alanlar ve ; ekilebilir topraklardır. Kışın tarlalar, göl kenarları, kum yığınlarında bulunurlar. Sulak araziler ve etraflarında yayılım gösterirler. Telli turnalar kış boyunca genellikle kuru otlaklarda bulunurken, üreme mevsimi esnasında bataklık alanlar yaşam yeri olarak tercih edilir.
  • 54

    Nemli bataklıklar, bozkır habitatları ve çayırlar, seçilebileceği, görülebileceği diğer alanlardır. Yaz ziyaretçisidir. Genellikle göç esnasında rastlanılan bir türdür. Türkiye'de az sayıda ürer, yurtta genelde doğu illerimizde Kars, Erzurum, Bitlis, Muş, Diyarbakır, Tunceli, Erzincan, Bingöl ve Elâzığ da gözlemlenmiştir. İç Anadolu'da Ankara, Konya, Kırşehir gözlem ve kayıtları vardır. Vücut yapısı itibarı ile telli turna denmektedir.

    DİKKUYRUK (WHİTE-HEADED DUCK/ OXYURA LEUCOCEPHALA) - VAN

  • 55

    Göze çarpan büyük bir gaga ile uzun ve dik duran bir kuyruk en karakteristik özellikleridir. Tüylerindeki beyaz ve siyah oranı yaşa göre değişiklik gösterir. Dişi ve erkekler arasında 

    morfolojik farklılıklar bulunur.
  • 56

    Genç erkeklerin başlarında bulunan siyah tüyler erginlerine göre daha fazladır. Dişi bireyler daha az dikkat çeken, kahve-gri renkli gövde, krem rengi yanaklar ve gözün altında kahverengi bir çizgi bulunur. Yavru ve ergenlerin tüyleri ergin dişilere benzer, erkek bireylerin tüyleri zamanla değişiklik gösterir.
  • 57

    Dikkuyruklar omnivor (hepçil) canlılardır. Dalarak beslenirler. Diğer birçok ördek gibi kışları daha çok bitkisel ağırlıklı beslenirler. Tükettikleri bitkisel besinler arasında sucul bitkilerin yeşil kısımları ve tohumları yer alır.
  • 58

    Üreme döneminde ise daha yüksek enerjili ve proteinli olan hayvansal besinlere yönelirler.
  • 59

    Dikkuyrukların tükettiği hayvansal besinler tatarcık (İngilizce: chrinomid) larvaları, yumuşakçalar ve bazı kabuklulardır. Bunlar arasında tatarcık larvaları en çok tüketilendir.
  • 60

    Türkiye'de birçok göle ve gölette atılan sazanlar, tatarcık larvalarını tüketip dikkuyruklarla rekabet ettikleri için onlara karşı ciddi bir tehlike teşkil etmektedirler.

    ÇOBANALDATAN (EUROPEAN NİGHTJAR/CAPRİMULGUS EUROPAEUS) - BURDUR

  • 61

    Çobanaldatan uzun gövdeli, uzun ve ince kanatlı, uzun kuyruklu, kısa boyunlu, koca kafalı bir kuştur. 


    Gagası yandan ufacık görünür, ama önden bakınca faraş gibi geniş olduğu anlaşılır.
    Gözleri büyük, bacakları kısa, ayakları küçük ve zayıftır. Esas olarak ağaçlıklı açık arazilerin, kırların kuşudur, fakat kuru ormanlarda, çalılıklarda, bozkırda da görülür. Çok sık ve nemli ormanlarda, bataklıklarda, yüksek dağlarda bulunmaz.

  • 62

    Gündüz yatarken rahatsız edilmekten hoşlanmadığı için insan yerleşimlerinden de uzak durur. Göçmen kuştur. Tüyleri baykuşlarınki gibi yumuşak olduğu için hiç ses çıkarmadan uçar. Çobanaldatanın gagası çok geniş olduğu gibi çene kemikleri de özel bir yapıdadır. Çene kemikleri birbirine eklemlerle bağlı 8 parçadan oluşur. Bu sayede çobanaldatan gagasını neredeyse 180 derece açabilir. Kuş fırın ağzı gibi açılan bu muazzam gagayı kepçe gibi kullanarak havada böcekleri rahatça yakalar. En çok pervaneler ve kınkanatlılarla beslenir.

    FLAMİNGO (GREATER FLAMİNGO/ PHOENİCOPTERUS ROSEUS) - KONYA DÜDEN GÖLÜ

  • 63

    Flamingolar büyük topluluklar halinde, durgun sulara sahip göl, tuz gölü, ya da lagünlerde yaşalar. Diğer hayvan türlerinin az bulunduğu, sıra dışı doğa koşullarının bulunduğu yerlere gelirler. Örnek olarak tuz gölleri ya da alkalik içerikli göller verilebilir.

  • 64

    Kısacası bu kuş türü tuzlu ve sodalı sığ sularda yaşar. Bunların dışında ısı farklılığının aşırılıklar gösterdiği durumlara da katlanabilirler.
    Bulundukları ortamda kuş gruplarının birey sayısı 1 milyonu bulabilir.
  • 65

    Genelde yengeç, karides ve artemia gibi eklem bacaklı hayvanları, karınca larvaları ve yosunları yerler. Aşağı doğru eğik gagası sayesinde, yiyecekleri çok zor ortamlarından dahi çıkarabilirler.

    ALASIĞIRCIK (ROSY STARLİNG/ PASTOR ROSEUS) - BATMAN

  • 66

    Yaz donuna sahip erişkin bireyler kolaylıkla ayırt edilebilir olmasına karşın kısmi albino sığırcıklarla karıştırılabilirler. Gövde pembe; kafa, kanatlar ve kuyruk siyah renktedir. Erişkin erkek bireyde kafada metalik lila rengi parlama ve kanatlarda yeşil renkte parlama vardır, enseye kadar uzanan uzun tepe (27 – 45 mm) kolaylıkla görülebilir.

  • 67

    Dişi birey daha soluk renk, kısa tepe (17 – 30 mm) ve kahverengimsi sırta sahiptir. Genç bireyler sığırcıklarla kolay karıştırılabilir olmalarına rağmen sığırcıktan daha kısa ve küt, sarımsı gagaya sahiptir. Bu bireylerde koyu renk kanatlar soluk renk gövde ile kontrast oluşturur ve uçuşta soluk renkteki kuyruk sokumu görülür.
  • 68

    Kurak bozkır, kayalık alçak tepeler ve tarlalarda koloni halinde ürer. Oldukça sosyaldir. Koloni halinde ürer ve bazen binlerce kuş bir arada kayalık yarlara, binalara ya da zemindeki deliklere yuva yapar. Çim ya da başka bitki materyali ile doldurulmuş boşluklara yuva yapar.

    YEŞİL ARIKUŞU (BLUE-CHEEKED BEE-EATER/MEROPS PERSİCUS) - ŞANLIURFA

  • 69

    Çene ve yanak altı sarı, gerdanı kımızı, siyah renk sürmesi, mavi renk yanak ve kaş. Bunlar haricinde yeşil renkli bir kuş türüdür. Kanat altı kızıldır. Gagası ve merkezi kuyruk tüyleri arı kuşundan (Merops apiaster) daha uzundur.
  • 70

    Dişileri erkeklerine benzer fakat kuyruk telekleri göreceli olarak daha kısadır. Akasya gibi birkaç ağaç ile alt tropikal yarı çölde görülen bir kuştur. Açık ormanlık bölgelerde veya otlaklarda kışlarlar.
  • 71

    Subtropikal ormanlar, savanalar, çayır alanları, sulak alanlar, çöller, deniz kıyıları ve kumul topraklar, Afrika’da atık su arıtma alanlarında da görülmüştür. Türkiye’de yaz aylarında Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde görülmektedir.

    SAZHOROZU (PURPLE SWAMPHEN/ PORPHYRİO PORPHYRİO) - SAMSUN

  • 72

    Sazhorozunun erkekleri dişilerden yüzde10 kadar büyük olup , kalın gagalı ve hantaldırlar. Uzun, kalın dizli bacakları vardır. Çıplak kısımları erişkinlerde tamamen kırmızı (bacaklar, alın plakası vb), gençlerde ise daha donuktur.
  • 73

    Kuyruk altı tamamen beyazdır. Düz bir tüy örtüsüne sahiptirler. Rengi menekşe mavisi- morumsu renktedir. Gençler sıçankırı ve donuk renktedir. Eşeyler tamamen benzerdir.
  • 74

    Sazhorozu, EC Kuş Direktifleri ve Bern sözleşmesinin II numaralı ekinde bulunmaktadırlar.

    Avrupa’da sınırlı sayılarından ötürü nadir olduğu düşünülmekte ve Spec 3 olarak listelenmektedir Sazhorozu ülkemizde yerli bir türdür. Kızılırmak Deltası`na nasıl ve nereden geldiği bilinmemektedir.
  • 75

    Varsayımlara göre Hazar Denizi'nin güneyinden geldiği sanılmaktadır.

    Kızılırmak Deltası'nda sayıları hızla artmakta olup, Pirinç tarlalarında zarara sebep olmaktadırlar.

    Bu hızlı artışın sebebinin kooperatif üreme şekli ve üreme başarısının yüksekliğinden kaynaklandığı düşünülmektedir.

    KÜÇÜK BALABAN (LİTTLE BİTTERN/ IXOBRYCHUS MİNUTUS) - SİNOP

  • 76

    Küçük bir balıkçıldır. Genellikle sazlıklar üzerinde alçaktan ve hızla uçarken görülür; uçarken ayaklarını geriye uzatır. Açıklık yerlerde ya da açıklık yerlerdeki bir ağaçta tünerkende görülebilir. Kanadı üstünde kolaylıkla ayırt edilebilen soluk renklioval bir leke vardır. Erkeği daha renklidir,parlak şeftalimsi-kahverengimsi sarıdır, sırtı ve kanat uçları yeşil-siyah renklidir-beyaz kanat örtüleri, siyah üst tarafıyla özellikle uçuşta çarpıcı bir kontrast oluşturur. Dişisinin sırtı daha kahverengidir ve alt tarafı çizgilidir. Genci daha kahverengi ve daha çizgilidir ancak çok küçüktür, kendine özgü ve kolaylıkla ayırt edilebilen soluk bir kanat lekesi vardır.
  • 77

    Doğadaki bir çok canlı gibi, küçük balabanın geleceği de risk altındadır.Üreme bölgesi olan birçok Avrupa ülkesinde yok denecek kadar azalmıştır. Kuzeybatı ve orta Avrupa’daki düşüş tahminlerin üstünde ve dramatiktir.Nüfusunun azaldığı fark edilene kadar, Küçük Asya’dan (Kafkaslar,İran,Kazakistan vs) da eli ayağı çekilmiştir.1970 li yıllarda başlayan düşüşün ana sebebi,sulak alanların ve buna bağlı kıyıların,azalması,bozulması olsa da, bozulmamış alanlarda bile nadiren ürediği gözlenmektedir.

    Avrupa Kıtası’nda ender olarak ürediği ülkelerden biri de ülkemizdir. Kışı geçirmek için, Afrika Kıtası’nda ekvatorun altındaki uzak topraklara, Güney Afrika’ya, Madakaskar’a ve hatta Avustralya’nın en ücra noktalarına göç eder.

    Bu uzun yolculuk sırasında konaklama alanlarının yok olması ve kaçak avcılık gibi etkenler de bu sevimli türünün kaçınılmaz sonunu her geçen gün daha da hızlandırmaktadır.