Cem Uslu ve Uğur Yıldıran: Dizinin başrolü Çukur

Çukur'da Yamaç’ın (Aras Bulut İynemli) en güvendiği adamlarından Metin ile Kemal’e hayat veren Cem Uslu ve Uğur Yıldıran dizi ve kariyerleri hakkında merak edilenleri anlattı.

  • 1

    Çukur’da, Aras Bulut İynemli’nin canlandırdığı Yamaç’ın en güvendiği adamlarından Metin ile Kemal’e hayat veren Cem Uslu ve Uğur Yıldıran, HT MAGAZİN’den Arif Hür'e konuştu. Kendilerini işlerine aşık adamlar olarak tanımlayan ikili, “Dizinin başrolü Çukur” deyip ekliyor: “Ülkede bu projenin bir karşılığı var.”
  • 2

    Çukur dizisinin bir parçası olmak size ne hissettiriyor?

    Cem Uslu: Bu devirde böylesine iyi bir senaryo, oyuncu kadrosu ve kurgusu olan bir işte yer almak çok güzel. Anlattıklarımız o kadar gerçek ki, bir oyuncu başka ne ister?

    Uğur Yıldıran: Samimiyetin ve gerçekliğin bir arada olduğu, insanların kendilerinden bir parça buldukları bir projede olmak oldukça keyif verici.
  • 3

    Canlandırdığınız Metin ve Kemal karakteriyle çok dikkat çektiniz. Rolünüze nasıl hazılanıyorsunuz?

    C.U.: Burada en büyük zorluk kolaycılığa kaçarak ‘mafya’ denip geçilebilecek bu karakteri anlamaktı. Belki Çukur gibi bir mahallede büyümedim ama İstanbul’un lüks bir semtinde de büyümedim. Çukur’da canlandırdığım Metin karakterini de onun gibileri de hayatım boyunca çok gözlemledim.

    U.Y.: Kemal karakterinin yanında dizinin aksiyon yönetmenliğini de üstleniyorum. Anlayacağınız proje filizlendiği günden bu yana Çukur’un içindeyim. Uzun süre Balat, Feriköy ve Tarlabaşı gibi mahallelere giderek gözlemler yaptım. Orada yaşayanlarla sohbet ettim. O yüzden Kemal’le bütünleşmek hiç de zor olmadı.
  • 4

    Metin ve Kemal birbirlerinden oldukça farklı iki karakter. Sizin gözünüzden nasıllar?

    C.U.: Kemal enerjisi yüksek, yerinde duramayan ve sürekli koşan biri. Metin ise daha içli, daha çok düşünen ve daha çok koşan bir karakter. Koşarken sağlıklı düşünü- lemeyeceğini de biliyor. İki zıt kutbun kardeşliği dolayısıyla dikkat çekiyor.

    U.Y.: Kafa kafaya verdik ve birbirimizden çok şey öğrendik. Gerçekten Cem ile güzel paslaşıyoruz. Bu da role yansıyor. Zıt karakterler olsa da bir sinerji yarattığımıza inanıyorum.
  • 5

    Gerçek hayattaki arkadaşlığınız ne zaman başladı?

    C.U.: Senaryolar elimize geldiğinde birbirimizi tanımı- yorduk. Sokaktaki insanlar bize, ‘Siz 4-5 yıldır dostsunuz değil mi?’ diye soruyor.

    U.Y.: Burada devreye iyi bir oyun kurucu olarak yönetmenimiz Sinan Öztürk giriyor. Tüm reji grubu da olaya fazlasıyla hâkim.

    C.U.: Yapımcısından ulaşımdan sorumlu çalışanına kadar herkes işe çok hâkim ve sahip çıkıyor. Sette de gerçekten çok eğleniyoruz.

    Kadın izleyiciler Kemal karakterine büyük bir hayranlık besliyor. Bunun nedeni sizce nedir?

    U.Y.: Bu hayranlığı pek anlamış değilim, hiç aklıma gelmezdi. Projeye kendimi o kadar kaptırmışım ki..

    C.U.: Uğur’u ‘Psikopat’ diyerek övdükleri bile oluyor. Bana da ‘Adam gibi adam’ diyorlar.
  • 6

    Çukur dizisi sizin için ne ifade ediyor?

    C.U.: Çukur’da her karakterin bir derinliği, çatışmaları, duygularında iniş ve çıkışları var. Bu kadar kalabalık bir kadroda bunu yapmak çok zor. Çukur bir mahalle dizisi. Artık apartmanlarda insanlar kapı deliğinden bakıp komşusu dışarı çıkıyorsa, karşılaşmamak için onun gitmesini bekliyor, sonra dışarı çıkıyor. İnsanlar birey olmayı o çeşit bir yalnızlaşma sanıyorlar. Birbirimizin gözünün içine bakmaktan korkarsak o zaman mahallede yaşayamayız ki. Mahalle hayatına sahip çıkılması gerekiyor. Eskiden komşunun kapısını hiç düşünmeden çalar içeri girer ve karnımızı doyururduk.
  • 7

    İzleyicinin Çukur’u bu kadar çok sevmesinin nedeni sizce nedir?

    C.U.: Bazen şu çatıdan çatıya haberleşmeyle ilgili eleştiriler okuyorum. ‘Çukur’dakiler Whatsapp grubu kurup oradan mesajlaşmayı bilmiyorlar mı?’ deniliyor. Bunun bilinçli bir tercih olduğu belli değil mi gerçekten? Çukur insanları telefon kullanmayı tercih etmiyor. Bu yüzden bağları sürüyor. Ben 4 yaşındayken kuyuya düşmüştüm, ölmek üzereyken komşumuz kurtarmıştı beni. Bugün o çocuk kuyuya düşse ölür. Ama Çukur’da ölmez.

    U.Y.: Çukur’dakiler asla kayıtsız ve seyirci kalmazlar. Onlar harekete geçer.

    C.U.: Çukur’da eğer bir kadın sokak ortasında dayak yiyorsa kimse bir köşede durup izlemez.
  • 8

    Dizinin aksiyon yönetmenliğini de üstlenen biri olarak seyircileri ekran başına kilitleyen bu sahneleri nasıl çekiyorsunuz?

    U.Y.: Bir çatışma sahnesini çekerken kavgayı estetik hale getirmek seyirci için daha keyifli oluyor. Sahne çekimi öncesinde ciddi prova sürecimiz oluyor. Kostümden ışığa kadar her konuda en iyiye ulaşıp inandırıcı olmak için çalışıyoruz. Tabii yurtdışında yapılan dizi ve film çekimlerinde insanların çalışmak için sınırsız günü olabiliyor. Bizdeyse zamanla ciddi bir yarış var.

    C.U.: Uğur güzel bir konuya değindi. Bir sinema filmi 4-6 hafta arasında çekiliyor. Biz ise 150 dakikalık bir diziyi 5 günde çekiyoruz. Bu nedenle yetiştirme telaşımız var. Uğur kendi oynadığı sahnenin aksiyon yönetmenliğini de yapıyor ve bu yüzden takdiri hak ediyor.
  • 9

    Yüzleşme serileri çok beğenildi. Bu bölümlerde en çok ne ön plana çıkıyor?

    C.U.: Bu seriden bir oyuncu olarak fazlasıyla haz alıyorum. Heyecan ve derinlikli çatışmalar tüm hızıyla sürecek. Kişinin kendisiyle yüzleşmesinin en zor şey olduğunu da görüyoruz.

    U.Y.: Hikâyemiz daha yeni başlıyor. Seyirciler, şimdiye kadar Çukur’u ve karakterleri tanıdılar, bir nevi fragmandı. Bu süreçte ekran başındaki seyircilere Çukur’da kafana göre racon kesilmeyeceğini gösterdik.