Doğa evimize taşınıyor

Münih’teki İngiliz Bahçesi’nin insan yapımı kısa nehri Eisbach’a (Almanca “buz deresi”) girenler kendilerini suya bırakmış sürükleniyor. Parkın adı, kurulduğu 18. yüzyılda yaygın olarak kullanılmış, özgür peyzajından geliyor.

  • 1

    Münih’teki İngiliz Bahçesi’nin insan yapımı kısa nehri Eisbach’a (Almanca “buz deresi”) girenler kendilerini suya bırakmış sürükleniyor. Parkın adı, kurulduğu 18. yüzyılda yaygın olarak kullanılmış, özgür peyzajından geliyor.
  • 2

    Cheonggyecheon, Güney Kore’nin başkenti Seul’ün içinden geçiyor. Bir zamanlar şehrin can damarı olan derenin üzeri yıllarca kapalı kalmıştı. Günümüzde artık şehrin sakinlerine ve suyun sakinleştirici doğasına kucak açan bir yer.
  • 3

    1660, ST. JAMES PARKI, LONDRA, İNGİLTERE. İngiliz askerleri, kraliçenin resmi doğum gününün simgesi olarak her yaz düzenlenen geçit töreninde. Güzergâh, Buckingham Sarayı’na bitişik parktan geçiyor. Bir zamanlar bataklık olan alana daha sonra cüzzam hastanesi yapıldı, 1532 yılında VIII. Henry’nin geyik avlamak için koruma altına almasıyla kraliyet mülkü haline geldi. II. Charles, tahta geçmesinin ardından araziyi Londralılara açarak ilk kamu parklarından birini kurmuş oldu.
  • 4

    1858, CENTRAL PARK, NEW YORK, ABD. Şehrin ünlü merkezi, Manhattan’ın gökdelenleriyle çevrelenen –ve giderek gölgelenen– yeşillik alan, belki de dünyanın en tanınmış şehir parkı. Her yıl 42 milyon kişinin geldiği parkta hâlâ sakin alanlar var.
  • 5

    1926, GÜELL PARKI, BARSELONA, İSPANYA. Antoni Gaudí tarafından Barselona’nın varsılları için lüks bir semt olarak tasarlanan alan, bir emlak girişimi olarak başarıya ulaşamadı ve belediye araziyi satın alarak halka açtı. Popüler Ejderha Merdiveni’nin yanlarında yer alan mozaik heykeller arasında parkın gayriresmi maskotu rengârenk semender de var. Sütunların üzerindeki geniş meydan, şehir ve göz alabildiğine uzanan Akdeniz manzarasına sahip.
  • 6

    1955, SILESIA PARKI, CHORZÓW, POLONYA. Cüruf yığınları, kaçak madenler ve çöp dolu bir arazinin kurtarılmasıyla oluşturulan park, hayvanat bahçesi ve dinozor vadisinin de bulunduğu bir yeşil alan. İşin büyük bölümü Komünist Parti’nin yönetiminde gönüllüler tarafından yapılmış.
  • 7

    1996 PRESIDIO, SAN FRANCISCO, KALİFORNİYA, ABD. Günbatımı ve çekilen sular, yürüyüşçüleri Marshall Plajı’na davet ediyor. San Francisco Körfezi’nin ağzında stratejik bir konuma sahip park, 218 yıl boyunca askeri alan olarak kullanıldı. Önce İspanya, sonra Meksika ve son olarak da ABD’nin kontrolüne girdi. ABD’nin diğer ulusal parklarının aksine federal ödenek almıyor. Gelirinin büyük bölümü, çoğu tarihi eser sayılan eski askeri binaların kirasından geliyor.
  • 8

    2005 CHEONGGYECHEON, SEUL, GÜNEY KORE. Şehre gelip gidenler, parktaki bir yaya köprüsünde orkestrayı dinliyor. Dere, şehrin kültürü ve gelişmesinde önemli bir rol oynamasına rağmen istikrarlı değildi, suyu bazen çay haline gelecek kadar azalıyordu. Sürekli su akışını sağlamak için, yakındaki Han Nehri’nden günde 120 bin ton su pompalanıyor artık buraya. Kent sakinlerinin çoğu, bu yapaylığı parkın şehre getirdiği sükûnet nedeniyle kabul edilir buluyor.
  • 9

    2010 SHERBOURNE COMMON, TORONTO, ONTARIO, KANADA. Çinko kaplı Pavilion’da bir düğün grubu fotoğraf çektiriyor. Park, Ontario Gölü’nün yoğun yapılaşmaya maruz kalan sahilinde yeşil bir alan ve fıskiyelerin de bulunduğu bir paten sahası sunuyor. Pavilion’un bodrum katındaki bir morötesi sistemi, fırtına suyunu süzerek göldeki etkileyici heykellere gönderiyor. Parkın tasarımı, net çizgileriyle beğeni, steril görünüşüyle de eleştiri alıyor. 

    Devamını National Geographic Türkiye'nin Nisan 2016 sayısında veya iPad/iPhone/Android edisyonlarında okuyabilirsiniz.