Eğer bir gün yolunuz düşerse...

Federal Almanya Cumhuriyeti 16 eyaletten oluşuyor. Bunlardan biri de Yüzölçümü bakımından ülkenin en büyüğü ve başkenti olan Bavyera Eyaleti. Berlin ve Hamburg'dan sonra Almanya'nın en büyük 3. kenti ve ayrıca Avrupa Birliği'nin 12. en büyük şehri. İşte bir buçuk milyon nüfusu ile Münih...

  • 1

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Festivaliyle ünlü, Almanya'nın en çok bira tüketen şehri... Eğer bu mevsimde giderseniz soğuyu iliklerinize kadar hissedebilirsiniz... İstanbul'a göre sessiz ve sıkıcı gelebilir ancak ülkenin en hareketli noktası... Kuralcı ve disiplinli bir yapıya; düzenli ve temiz bir çevreye sahip... Trafik kaosu yaşanmıyor, insanlar ya bisiklet ya da metro, tren, otobüs gibi toplu taşıma araçlarını tercih ediyorlar. Tabi metroya binince de pür dikkat etmek gerek; hangi duraktan, hangi yöndeki vagona bindiğiniz önemli. Çünkü; bir istasyonda bindiğiniz tren, diğerinde iki farklı yöne ayrılıyor... Sokaklarda bolca, son model otomobiller ve tarihi binalar görebilirsiniz... İçme suyu sert ve maden suyu, o nedenle biraz yadırgayabilirsiniz... Patates ve makarnadan envai çeşit lezzet sunuluyor, tabii bir süre sonra bıkabilirsiniz de... İngilizce bilmek bazen anlaşmak için yeterli değil, aslında derdinizi anlatacak kadar Almanca bilmenizde yarar var... Gezilecek tarihi yapıları çok fazla, o nedenle bol bol vaktiniz olmalı... Her semtin ayrı bir merkezi olduğundan, alışveriş yapmak için çok alternatifiniz var ancak alabilecekleriniz buradakilerden çok da farklı değil... Münih'i tarif et diyenlere, özetle bunları söyleyebilirim... Dahası da var tabii... (Hazırlayan: Göksun Kök)
  • 2

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Federal Almanya Cumhuriyeti 16 eyaletten oluşuyor. Bunlardan biri de Yüzölçümü bakımından ülkenin en büyüğü ve başkenti olan Bavyera Eyaleti. Berlin ve Hamburg'dan sonra Almanya'nın en büyük 3. kenti ve ayrıca Avrupa Birliği'nin 12. en büyük şehri. İşte bir buçuk milyon nüfusu ile Münih...
  • 3

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Öncelikle coğrafi yapısından anlatalım. Münih, Bavyera Alpleri'nin kuzeyinde bulunuyor, İsar nehri kıyısında kurulu ve toplam 26 ilçesi var. Şehrin Almanca ismi "München", yani "Keşişlerin yeri" anlamına gelen Munichen kelimesinden geliyor. Bu nedenle Münih'in armasında bir rahip var. Siyah ve altın sarısı, Kral Ludwig zamanından beri şehrin resmi renkleri olarak nitelendirilmiş durumda.
  • 4

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Çok kalabalık bir şehir değil. Yaz ayları haricinde oldukça sessiz ve sakin olduğu söyleniyor. Nüfusun dörtte birini yabancılar oluşturuyor ve yaklaşık 44 bin Türk yaşıyor. Münih'e "bekar şehri" de denebilir aslında, çünkü öğrendiğimize göre bekar nüfusu oldukça fazlaymış. Kimbilir eğer eş arayanlar varsa, belki de düşünebilir.
  • 5

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Savaş sonrası çok sayıda Protestan'ın yerleşmiş ve bu durum din konusundaki değişimleri de beraberinde getirmiş. Kaynaklara göre; çoğunluğu oluşturan Katoliklerin Münih-Freising, Augsburg, Regensburg, Passau, Bamberg, Eichstatt ve Würzburg'ta piskoposlukları var.
  • 6

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Münih ayrıca ülke için önemli siyasi bir merkez. Bir çok yazarın yaşadığı şehirde, Alman Vergi Yüksek Mahkemesi ve Avrupa Patent Dairesi'nin merkezleri de bulunuyor. Örneğin; Büyükşehir Belediye Başkanı Christian Ude, Sosyal Demokrat Partili ve halkın çok sevdiği bir siyasetçi. Bir kaç yıl daha koltuğunu kimseye bırakmayacak. Nerden biliyorsunuz derseniz; 1993 yılından beri görevde ve geçen yıl seçimleri tekrar kazanmış. Başkanın ismi, projeleriyle de bir hayli yankılandı. Ude, Münih’in Sendling semtinde çifte minareli bir cami inşaatı için mücadele etti, çeşitli tepkiler aldı ancak proje mali sorunlar yenildi.
  • 7

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Burası aynı zamanda bir öğrenci şehri. Genel olarak bakıldığında şehir, yüz bin öğrenciye kucak açmış durumda. Üniversitelerarası akademik karşılaştırma tablolarında Almanya'nın en iyi üniversitesi olarak gösterilen "Münih Ludwig Maximilian Üniversitesi", ülkenin 2. büyük üniversitesi. 1472 yılında kurulan bu üniversitenin ana binası Ludwigstrasse üzerinde bulunuyor. Eğitim için merak edenler olabilir, o nedenle hemen söyleyelim; üniversitede Roman Katolik Teolojisi Fakültesi, Protestan Teolojisi Fakültesi, Hukuk Fakültesi, İş Yönetimi Fakültesi, Ekonomi Fakültesi, Tıp Fakültesi, Veterinerlik Fakültesi, Tarih ve Sanat Fakültesi, Psikoloji ve Eğitim Bilimleri Fakültesi, Felsefe, Felsefi Bilim ve Din Bilimleri Fakültesi, Matematik, Bilgisayar Bilimleri ve İstatistik Fakültesi, Sosyal Bilimler Fakültesi, Dil ve Edebiyat Fakültesi, Kültür Çalışmaları Fakültesi, Kimya ve Eczacılık Fakültesi, Fizik Fakültesi, Biyoloji Fakültesi, Yer Bilimleri ve Çevre Fakültesi mevcut.
  • 8

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Münih için önem teşkil eden başka bir nokta ise; UEFA’dan beş yıldız almış bir stadyuma sahip olması. Futbol maçlarından mutlaka aşinasınızdır ancak biz biraz da yapısından bilgi verelim. 66 bin kişi kapasiteli “Allianz Arena”nın dışı akşamları ve maç günleri ışıl ışıl. Karşılaşmalarda ev sahibinin renklerine bürünüyor.
  • 9

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Kırmızı Bayern Münih’in, mavi ise Münih 1860'ın rengi. Stada dikkatle baktığınızda, dış cephesindeki yastıkları fark edeceksiniz. Son yılların en ilgi çeken mimari tasarımlarından biri olan “Allianz Arena”nın dışı tam iki bin 760 adet oksijenle şişirilmiş yastıklardan oluşuyor. Işıklandırılınca ayrı bir görkemi oluyor.
  • 10

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Münih Olimpiyat Kulesi, şehrin yine görkemli yapılarından biri. 290 metre yüksekliğinde ve devasal bir alanın ortasında.
  • 11

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Kulenin 181. metresinde ise (adını yüksekliğinden alan) bir restoran bulunuyor. Döner bir platform üzerine kurulu ve şehir ayaklarınızın altında. Gerçekten muhteşem... Özellikle gece ışıl ışıl ve büyüleyici bir görüntü sergiliyor. Eğer yolunuz Münih'e düşerse, özel lezzetlerin sunulduğu bu restoranda mutlaka rezervasyon yaptırmanızı ve bu baş döndüren atmosferi yaşamanızı isteriz.
  • 12

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Burası, dünya çapında ekonomisi en güçlü kentlerden birisi. Şehrin en önemli iki kuruluşu ise BMW ve Siemens. BMW'nin isim açılımı; Bayerische Motoren Werke (Bavyera Motor Fabrikası). 1913 yılında Karl Friedrich Rapp tarafından kurulan şirket, ilk zamanlarda sadece uçak motoru üretiyordu. Ardından motosiklet ile tanındı ve en son olarak 1950'li yıllarda otomobil piyasasına adım attı. BMW'nin ambleminin neyi ifade ettiğini bilmeyenler varsa, onu da hemen açıklayalım: Mavi kısım gökyüzü, beyaz kısım ise uçak pervanesi demek. Ayrıca bu renkler, Bavyera eyaletinin renklerini temsil ediyor.
  • 13

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Şehir turunuz sırasında mutlaka gezmeniz gereken yerlerden biri de BMW Müzesi. Bir çok modelin sergilendiği bu müzede, bir de en eski modelini göreceksiniz ki hayran kalmamak elde değil... Eğer bir de hatıra isterseniz, müze içerisinde yer alan mağazadan temsili oyuncak bir otomobil alabilirsiniz. Siemens de Avrupa için çok önemli bir marka ve bir teknoloji devi... 1847 yılında Werner Siemens ve Johann Georg Halske tarafından Berlin'de kurulan şirketin yönetim adresi ise Münih'te bulunuyor. İşte kendi alanında birer dev olan bu iki şirket (yan Siemens ve BMW), binlerce kişinin de ekmek kapısı.
  • 14

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Bu arada gittiğinizde siz de fark edeceksiniz; Münih, mükemmel bir ulaşım ağına sahip. Özellikle metro ve otobüslerle şehrin istediğiniz noktasına kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Ancak metro hattı biraz karışık gelebilir, o nedenle elinizde bir tane şehir haritası bulundurmanızı tavsiye ederiz. Şayet "Yok, ben taksi kullanırım" derseniz, bir kez daha düşünün deriz. Çünkü fiyatlar biraz fazla yüksek.
  • 15

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Metrodan söz etmişken, 1972 yılında kurulmuş olan metro ağının tarihinden de bahsetmek gerek. Bu ulaşım aracı neden bu kadar önemli? Çünkü "1972 Yaz Olimpiyatları", 26 Ağustos - 11 Eylül 1972 tarihleri arasında bu kentte düzenlendi. 1966 yılında yapılan oylamada Münih; Detroit, Madrid ve Montreal gibi önemli şehirleri geçerek olimpiyatları düzenleme hakkına erişti. Ayrıca bu olimpiyatlar sırasında, "Kara Eylül" örgütüne mensup Arap teröristler, 11 İsrail'li sporcuyu rehin aldı ve katletti. Bu acı olay tarihe "Münih katliamı" olarak geçti. Bu olimpiyatlar vesilesi ile şehir neredeyse baştan sona yenilendi.
  • 16

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Tabii unutmadan; şehrin istediğiniz yerinden havaalanına metro ile rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Almanya'nın en büyük havaalanlarından biri olan Münih Havaalanı, şehre 28 kilometre uzaklıkta yer alıyor. İki terminali bulunan havaalanı, şehrin en büyük işverenlerinden biri. Toplam 23 bin kişiye istihdam imkânı sağlıyor. Bu nedenle sadece ulaşım değil, ekonomi açısında da çok önemli. Eğer şehir merkezinde alışverişe vakit bulamazsanız üzülmeyin, çünkü istediğiniz her şeyi bu alanda bulabilirsiniz.
  • 17

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Münih'te özellikle Aralık ayına özgü, çok hoş bir şey daha var ki; o da yaklaşan Noel Bayramı hazırlıkları... Hristiyan toplumunun en önemli bayramlarından biri olan, 25 Aralık tarihinde İsa'nın doğumunun kutlanıldığı Noel coşkusu, 7 Ocak'a kadar sürüyor. Bayramdan üç hafta önce telaş başlıyor ve şehir merkezi ile semtlere özel Noel pazarları kuruluyor. Her yer rengarenk ve ışıl ışıl... Ortaya kocaman bir çam ağacı dikilip, süsleniyor. Noel'e özel süs eşyalarının satıldığı bu pazarlarda akıllarda kalan bir ayrıntı ise etrafa yayılan tarçın ve sıcak şarap kokusu...
  • 18

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Noel zamanı coşkulu, sonbahar ve kış aylarında durağan, peki yazları nasıl? İşte şimdi festivallerden bahsetmenin zamanı geldi. Yaz aylarında bira bahçeleri kuruluyor ve hemen hemen her hafta sonu sokak şenlikleri yapılıyor. Millet adeta sokakta yaşıyor. Geleneksel kıyafetleri ile geleneksel müzikleri eşliğinde herkes gönlünce eğleniyor. Bu arada bir de dipnot; şehrin en keyif alabileceğiniz dönem ise Nisan - Temmuz ayları arası...
  • 19

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Münih’e biranın başkenti de denebilir. Dünyaca ünlü, çeşit çeşit markalar, hemen hemen adım başı bira salonu, yazın kurulan biri bahçeleri ile keyfine düşkün olanların çok seveceği bir adres. Biralar, litrelik koca koca bardaklarda servis ediliyor. Tabii bunu içmenin bir de kuralı var; bardağı kulpundan değil, avuç içinizle sararak içmeniz gerekiyor. Şehir, ayrıca dünyanın en büyük bira festivaline (Oktoberfest Almanya) de kapılarını açıyor. Her sene Ekim ayında gerçekleştirilen bu festivalde şehrin yerlileri geleneksel kıyafetlerini (kadınlar rengarenk uzun etek, karpuz kol bluz ve erkekler ise deri kısa pantolon, uzun ponponlu çorap, deri ceket ve şapka) giyiyor. Bu arada bira ile tuzlu simit ve beyaz sosis de iyi gidiyor.
  • 20

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Yeme-içme konusunda zengin bir şehir, Münih. Çeşitli baharatlarla ve şarapla tatlandırılmış et, tavuk ve balık çeşitleri, makarna ve patates ile hazırlanmış özel lezzetler, çeşit çeşit ekmekler, tuzlu simiti, elma sosu, tarçın ve krema ile tatlandırılmış değişik tatlılar... Yemeklerde baharat fazlaca kullanıldığından biraz ağır gelse de denemeye değer doğrusu...
  • 21

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Münih, kültür-sanat merkezleri bakımından da bir hayli zengin. Sayısız müzeler, saraylar, anıtlar, meydanlar, mimari yapılar, kiliseler bulunuyor. Mimari bakımdan da barok ve gotik yapılar dikkati çekiyor. Sokaklarında gezerken hissedeceksiniz zaten, çok katlı binalar, (en fazla beş kat mevcut), gözü yoran, karmakarışık bir yapılaşma yok. Sanatla içiçe bir hayat hakim. Şehir çok düzenli, çok temiz, sessiz ve sakin... Ve bu düzenin getirdiği kurallar da var tabii...
  • 22

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Yaşam standartları çok yüksek ve yaşayan halkı ise varlıklı. Ee tabii bu da kiralık ve satılık ev fiyatlarını etkiliyor. Merak edenler için onu da öğrendik, evler metrekaresi 12 ile 18 Euro arasında kiracı buluyor. Satın almak isterseniz şayet; İstanbul’la başabaş giden fiyatları göreceksiniz. Örneğin; 150 -200 bin Euro.
  • 23

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Şehrin gece hayatı çok renkli değil ama ülke geneline baktığınızda asıl eğlencenin burada yaşandığını görebilirsiniz. Mağazalar saat 20.00’de ve mekânlar da 23.00’te kapanıyor. Bir yere gittiniz, leziz bir yemek yediniz... Ve daha sonra eve dönmek istemezseniz, geceye sabaha kadar eğlenebileceğiniz kulüplerde devam edebilirsinz.
  • 24

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Alışveriş açısından çok renkli. Geniş meydanlarında çeşitli markaların yer aldığı alışveriş merkezleri mevcut. Aradığınız herşeyi bulabilirsiniz ancak fiyatlar çok da ucuz değil. Alışveriş için bir alternatift sokak pazarları. Schwabing's Leopoldstrasse, Hohenzollernstrasse, Belgradstrasse, Maxvorstadt ve Glockenbachviertel kentin başlıca alışveriş yerleri; Viktualienmarkt, Elisabethmarkt, Fleamarkts, Auer Dult ve Christmas Pazarları başlıca pazarları ve Olympic Alışveriş Merkezi, Perlacher Einkaufsparadies ile Eschenhof Pasing ise önemli alışveriş merkezleri... Tekrar altını çizelim, eğer hediyelik eşya düşünürseniz ve almaya fırsat bulamazsanız, şansınızı havaalanındaki mağazalarda da deneyebilirsiniz. Sokak pazarları denilince akla ilk gelen sıcak şarap, tarçın kokusu, zencefilli ve baharatlı kurabiyeler, süs eşyaları... Şehrin en büyük yiyecek pazarı olan Viktualienmarkt, her tür yiyeceği bulabileceğiniz bir yer.
  • 25

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...

    Eğer bir gün yolunuz düşerse...
    Belki gezi notlarınız arasında yer vermek isteriniz, işte onlardan bir kaçı: 100 metre yüksekliğindeki kubbeleriyle ünlü Frauenkirche (Meryem Ana Kilisesi), kilisenin bahçesinde bulunan Barış Meleği Heykeli (Friedensengel), Münih’in en eski kilisesi olan Peterkirsche, Marienplatz, Stachus (Karlsplatz) meydanı, Münih’in en ünlü binası Frauenkirche (Cathedral of Our Lady), Nymphenburg Sarayı, Schleissheim Sarayı, New Schleissheim Sarayı, Lustheim Sarayı ve Eski Schleissheim Sarayı, Prinzregenten Caddesi ve Freimann arasında bulunan İngiliz Bahçesi, Olimpik Park, Deutsches Müzesi, BMW Müzesi, Haus der Kunst, Lenbachhaus, Mensch ve Natur Müzesi (Doğa Bilimi ve Tarihi) ve Bayerisches Nationalmuseum, eski belediye sarayı olan Altes Rathaus,, Belediye Sarayı Binası Neues Rathaus, Fischbrunnen Anıtı, sanat galerileri olan Alte Pinakotek ve Neue Pinakothek, Nymphenburg Sarayı, Bavyra Film Stüdyosu, Ulusal Bavyera Müzesi, eski tuz tüccarlarının buluşma noktası ve eski kent merkezi Odeondplatz Meydanı, St. Kajetan Theatiner Kilisesi, Kraliyet Sarayı ve Hofgarten (Kraliyet Bahçesi), 2. Dünya Savaşı’nda bir hayli harap olmasına rağmen yine de ayakta kalmayı başarabilen üç önemli şehir kapısı Isartor, Karlstor ve Sendlinger, oyuncak müzesi olan Spielzeugmuseum.