Melisa Şenolsun: Tiyatroda öpüşmek geriyor

Kiralık Aşk'ın Sude İplikçi'si Melisa Şenolsun bu sezon Erdal Beşikçioğlu’yla birlikte rol aldığı ‘Quills-Tüy Kalemler’ oyunuyla gündemde... 20 yaşındaki oyuncu ilk gün sahnede burnunun kanamasından sanata ve cinselliğe birçok konuda samimi açıklamalarda bulundu. Genç oyuncu "Sahnede öpüşmek insanı geriyor. Bu da işime geliyor, çünkü o rol gereği sahnede gergin olmam gerekiyor" dedi.

  • 1

    "BURNUMUN KANAMASI HOŞUMA GİTTİ"

    Erdal Beşikçioğlu’yla birlikte Quills-Tüy Kalemler oyununda rol olan Melisa Şenolsun, Hakan Gence'ye konuştu. İşte genç oyuncunun açıklamalarından satırbaşları: Aslında sahneye çıkarken öyle kontrol edilmeyecek bir heyecanım yoktu. Önce burnum akıyor zannettim. Sonra elimdeki kanı gördüm. Çok hoşuma gitti.
  • 2

    "OYUN DAHA İŞTAHLI HALE GELDİ"

    Kanla ilgili bir fetişim yok ama canlandırdığım karakterin daha bile yüksek fetişlerinin olması gerek. O yüzden o kanı sahnede kullanmaya karar verdim. Biz Marquis de Sade’ın akıl hastanesindeki dönemlerini anlatıyoruz. Canlandırdığım Madlen karakeri de o hastanede doğmuş, cinselliği yeni öğrenen bir kız. O yüzden o sahne oyunu daha da iştahlı hale getirdi.

  • 3

    SANATIN SINIRLARI

    Ancak tüm benliğiniz yeniliklere açıksa bir şeyler keşfedebilirsiniz. Ve saçmalamaktan korkmadığınızda yeni bir şeyler yaratırsınız. Bu da hayatın her anında özgürlük demek. Sanat adına çok daha özgür günlerin bizi beklediğine inanmak istiyorum. Oyuna dönersem, sadizmin kurucusu Sade’ın yazdıkları kendi çağı için bile sınırları zorlayıcı. İçinde pornografik unsurlar da var. Ama bizim oyunumuz Sade’ın yaşadığı çağın felsefesine karşı duruşunu sergiliyor.
  • 4

    CİNSELLİK

    Erotizm, üstü kapalı, merak uyandıran bir şey. Pornografiyse her şeyin göz önünde açıkça sergilenmesi ve biraz da göze sokulması. Pornografi pek çok insanı olduğu gibi beni de rahatsız ediyor. Aklıma aşırılık geliyor. Cinselliğin en çarpıcı öğelerinin fazla göze sokulması gibi
  • 5

    OYUNCULUKTA KIRMIZI ÇİZGİLER

    Dikkat çekmek amaçlı değilse ve karakter için gerekiyorsa sonuna kadar gitmeyi tercih ederim.
  • 6

    TİYATRODA ÖPÜŞMEK

    Gergin... O gerginlik de benim işime yarıyor. Çünkü Madlen öpülmekten hoşlanmıyor yani zaten o an gergin olmam gerekiyor.
  • 7

    ŞİDDET

    Fevri bir insanım ama şiddeti sevmem. Sadece sahnede yansıtmayı seviyorum. İnsanlar onun nasıl bir şey olduğunu görsün ve uzak durmayı seçsinler istiyorum.
  • 8

    İZMİR

    İzmirliyim. Günbatımı gibi bir şey İzmirli olmak benim için... Tatlı, heyecanlı ve huzurlu... Babam gümrük müşaviri. Annem ev hanımı. Üç kardeşiz. Ben altı yaşındayken ablamın yılsonu gösterisine gittik. En önde oturuyordum. Kafamı kaldırdığımda ışıkların altında ablamı dev gibi gördüm. O toz kokusu harikaydı. Ben de okul tiyatrosuna başladım. Lisede de Bornova Belediyesi Şehir Tiyatrosu’na başladım.
  • 9

    İSTANBUL 

    İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nı kazandıktan sonra buraya geldim. Ablam değil ama abim (Efecan Şenolsun) oyunculuk yapmaya başlamıştı. Onun yanına taşındım. Kendimi deneme çekimlerinde buldum. ‘Tatlı Küçük Yalancılar’ ve ‘Kiralık Aşk’ta oynadım. Şimdi de ‘Umuda Kelepçe Vurulmaz’da Ceren karakterini canlandırıyorum.

  • 10

    EN ÇOK ÜZEN

    Beni en çok üzen şey, yalan. Güvensizlik, samimiyetsizlik hissettiğim ortamlarda kendim gibi olamıyorum. İçime kapanıyorum. Kendimi ifade edemiyorum.


    İnsana ve hayvana verilen değer üzerine çok kafa yoruyorum. İnsanların modern hayatla kötücülleşmesi beni derinden etkiliyor. Bazen evden çıkamadığım zamanlar oluyor bu yüzden

  • 11

    HAYAT

    Hayat benim için aşk demek. Âşık olmayı çok seviyorum. İki yıldır süren bir birlikteliğim var. Erkek arkadaşım da oyuncu; Mehmet Ozan Dolunay... O kadar birbirimize benziyoruz ki, bana baktığı anda söylemek istediklerini hemen anlıyorum.
  • 12

    KİTAP

    Aynı anda üç-dört kitap birden okumayı seviyorum. Şimdi okuduğum kitaplar arasında; Bulgakov’un ‘Üstat ile Margarita’sı ve Don Miguel Ruiz’in ‘Dört Anlaşma’sı var.

  • 13

    FİLM - MÜZİK

    En son Sorrentino’nun filmlerini izledim. Tarantino da en sevdiğim yönetmen. ‘Harry Potter’ı izlemekten hiç sıkılmıyorum, her yağmurlu havada yeniden izliyorum. Buraya gelirken yolda ‘Star Wars’ film müziklerini dinledim.