Sedef Avcı: Meğer hepimiz doğaya açmışız

Oğlu Can’la doğayla iç içe kamp tatillerine çıkan Sedef Avcı, "Meğer hepimiz açmışız doğaya" dedi. Kamp tatillerinin her anının ayrı zevkli olduğunu ifade eden Avcı, "Can’ın özgür bir çocuk olmasını istedim hep. O yüzden onu hep kamptan kampa taşıdım, doğayla buluşturdum” diye konuştu.

  • 1

    Oğluyla beraber kamplara gidip çadırda kalan oyuncu Sedef Avcı kamp hayatını Milliyet'ten Özlem Ülkü'ye verdiği röportajda anlattı. İşte öne çıkan kısımlar...

    Kamp tatilinin diğer tatillerden farkı neler?

    "Çocuklar kampta sanat eğitmenleriyle doğada çalışmalar yapıyor. Doğanın sesini dinleyip, resmini çiziyorlar. Heykeller yapıyorlar. Hamakta sallanırken elleri dirseklerine kadar boya içinde resim yapıyorlar. Gözleri kapalı klasik müzik eşliğinde ritmin resmini çiziyorlar. Masal çemberinde hayal güçlerini geliştirip hep birlikte kendi masallarını yaratıyorlar. Uzun yürüyüşler yelken eğitimi ve daha niceleri... Sanırım bunlar bu kampları diğer tatillerden ayıran en büyük özellikler"


  • 2

    Anne-oğul baş başa ilk tatiliniz miydi? Nasıl bir deneyimdi?

    "Yok daha önce de kampa gittik baş başa. “Oyun Kampta” ile tabii. Oyun Kampta’nın yaratıcısı yakın arkadaşım. Seneler önce çocuklarımız Can ve Ece oyun grubundayken tanışmıştık Belma Atakan’la. Belma doğaya aşık özgür ruhlu bir insan. Kendisi Ece’yi doğada büyütmek istemiş. Her şey dahil konsepti tatillerden haz etmediği için alternatif tatil aramış. Bulamayınca kendisi yaratmaya karar vermiş.Meğer hepimiz açmışız doğaya. Can 3 yaşından beri kamplara alışık. Kamptaki eğitmenlerini özlüyor her seferinde. Gün sayıyor kampa gitmek için. Her seferinde yeni arkadaşlar ediniyor. Teknolojiden tamamen uzak. Benim en sevdiğim kısmı bu. Çocuklar sosyalleşiyor. Kamplar sayesinde çok girişken oldu."


  • 3

    Hazırlık aşamalarını anlatabilir misiniz? Böyle yolculukların olmazsa olmazı neler?

    "Öncelikli aldıklarımın çoğu tabii ki Can’la ilgili. Böcek sokmasına karşı ilaçlar, güneş koruyucular, şapka, ateş düşürücü, bol yedekli kıyafet. İlk seferde ne alacağımı bilememekten fazla eşya götürmüşüm. Ama artık alıştık. Rahat kıyafetler ve ilaçlarımız yetiyor."

    Çadırda bir hafta geçirmenin keyifli ve zor yanları neler?

    "Her anı ayrı zevkli. Daha önce hiç çadırda kalmamıştım. Başta biraz tedirgindim ama ilk geceden sonra hiç korkum kalmadı. Kaldığımız çadır plajın önündeydi. Can’la kalkınca yüzümüzü yıkamak için suya atladık her gün. Muhteşem bir lüks bence bu. Bir kere gece serinlikte uyuyorsunuz. Kompakt bir alan dolayısıyla da dağılmıyorsun. Tek zor yanı sabah erken saatte uyanmak, o da zaten alışık olduğumuz bir şey. Yani hayatı en basit ve sade haliyle yaşıyorsun aslında."


  • 4

    Görmek istediğiniz, deneyimlemek istediğiniz başka nereler ya da neler var?

    "Kamplar kapsamında Mardin ve Datça var. Onun dışında imkanlar doğrultusunda tüm dünyayı gezdirmek istiyoruz Can’a. Gezerek öğrenemeyeceği bir şey yok bence bir insanın."


  • 5

    Bir anne olarak, kamp tatilinin çocuğun gelişimine nasıl katkıları olduğunu düşünüyorsunuz?

    "Öncelikle çocuklar inanılmaz sosyalleşiyor. Belki de bilmediğiniz yeteneklerini keşfediyorlar. Hayal güçlerini geliştiriyorlar. Günümüzde karşı koyamadığımız, ne kadar geç tanıştırmaya çalışsak da zaman zaman başaramadığımız ekrana bağımlılık durumundan uzaklaştığı birkaç gün yaşatıyorsunuz. İnanın akıllarına bile gelmiyor bilgisayarda oynamak. Bizim çocukluğumuzdaki sokak oyunlarını oynuyorlar. Bunu bu teknoloji çağında çocuğunuza yaşatabilmek büyük bir lüks."