Boşanma davasında dikkat çeken karar. Kayınvalidesinin cenazesine katılmayan eş tam kusurlu
12.08.2026 12:49
.jpg?width=375&height=211&format=webp)
Yüksek Mahkeme, bu kez de kadınları yakından ilgilendiren bir karara imza attı.
Ankara'da kayınvalidesinin cenazesine katılmayan kadın, boşanma davasında tam kusurlu bulundu.
Yargıtay'dan boşanma davasında emsal nitelikte olabilecek bir karar daha geldi.
58 yaşındaki iş insanı N.Y., 2024 yılında annesinin cenazesine katılmadığı gerekçesiyle 20 yıllık eşi ve iki çocuğunun annesi S.Y.'ye boşanma davası açtı.
N.Y., dava dilekçesinde eşinin düğünlerde kendisine eşlik etmediğini, cenazelere katılmadığını, son olarak annesinin cenazesinde de yer almadığını iddia ederek bu durumun kendisi için ağır yük oluşturduğunu belirtti.
"NE ÖLÜME NE DİRİME GEL"
S.Y. ise eşini sevdiğini, husumetinin kayınvalidesiyle olduğunu, kayınvalidesinin kendisinden habersiz evine geldiği için tartıştıklarında "Ne ölüme ne dirime gel." dediğini ileri sürdü.
Çift, Ankara Aile Mahkemesi'nin yolunu tuttu. Davalı kadını tam kusurlu bulan mahkeme kararında kayınvalidesinin söylemine kızan, bu nedenle de eşinin annesinin cenazesine katılmayan S.Y.'nin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tam kusurlu olduğu belirtildi.
Yine kararda davacı kocaya yüklenebilir herhangi bir kusurun da kanıtlanmamış olduğu ifade edildi. Mahkemenin bu kararı, Yargıtay tarafından da onandı.
"CENAZEYE KATILMAMASI BARDAĞI TAŞIRMIŞ"
N.Y.'nin avukatı davalı kadının müvekkilinin annesinin cenazesine katılmamasının bardağı taşıran son damla olduğunu, cenazeden 1 ay sonra davayı açtıklarını söyledi.
Avukat, taraflar arasında uzun süredir sosyal ve kültürel farklılıklar nedeniyle geçimsizlik olduğunu ve gelin-kaynana geriliminin de oluştuğunu söyledi.
Evlilikte eşlerin yükümlülüklerine dikkat çeken N.Y.'nin avukatı, “Müvekkil, eşinin onu iyi günde kötü günde yalnız bıraktığını, düğünlere eşlik etmediğini, cenazelere katılmadığını, artık annesinin cenazesine dahi katılmamanın onun için çok ağır bir yük olduğunu ve bu yüzden boşanmak istediğini belirtti” sözleriyle kararın emsal nitelikte olabileceğini söyledi.


