Arnavutluk'taki Akçahisar Etnografya Müzesi büyük ilgi görüyor
13.02.2025 12:29
Son Güncelleme: 13.02.2025 12:29

Anadolu Ajansı
Balkanların cazibe merkezleri arasında yer alan Akçahisar Etnografya Müzesi'nde, Arnavutların yüzyıllar boyunca ortaya koyduğu yaşam tarzı, el sanatları ve gelenekleri tanıtılıyor.
Arnavutluk'un orta kesimindeki Akçahisar kentinde 1764 yılında Arnavut ve Osmanlı mimarisinden esinlenerek inşa edilen tarihi yapı, 1989 yılından bu yana Akçahisar Etnografya Müzesi olarak hizmet veriyor.
Balkanlar'da türünün en iyi örneği olarak görülen müze, Arnavutluk'un kültürel ve tarihi mirasının en önemli unsurlarından biri olarak kabul ediliyor.
Müzede, tarihleri Osmanlı döneminden yakın döneme uzanan birçok eser, farklı odalara bölünmüş alanlarda sergileniyor. Eserler arasında giysiler, mutfak eşyaları, silahlar, ev eşyaları ile el sanatları ürünleri de bulunuyor.

Sanal gerçeklik (VR) teknolojisinin de uygulandığı müzede, VR ekipmanları sayesinde bölgenin kültür ve geleneklerine yolculuk yapılabiliyor.
Balkanların cazibe merkezleri arasında yer alan müzede, Arnavutların yüzyıllar boyunca ortaya koyduğu yaşam tarzı, el sanatları ve gelenekleri tanıtılıyor.

Akçahisar Etnografya Müzesi Müdürü Mehdi Hafizi, müzeye ilişkin bilgiler vererek, buradaki ürünlerin korunmasının ülke tarihi için önemli olduğunu belirtti.
Hafizi, müzede 50 ile 500 yıllık yaklaşık 1100 eserin sergilendiğini, her eserin kendi türünde değeri olduğunu söyledi.
Müzenin bulunduğu tarihi binanın, kapalı verandalı bölümünün de olduğunu aktaran Hafizi, "Dönemin yaşamının sergilenme biçimi, özellikle yabancı ziyaretçilerin büyük ilgisini çekmekte. Müze, Balkanlar'daki etnografya müzeleri arasında türünün en iyi müzesi olarak değerlendirilmektedir"" ifadelerini kullandı.
Hafizi, müzeye Avrupa'nın birçok yerinden ve ABD'den turistlerin ilgi gösterdiğine işaret ederek, "İtalyanlar, Fransızlar, Almanlar ve Türkler bu müzeyi çok beğeniyorlar ancak Balkan ülkelerinden de ziyaretçilerimiz var." dedi.
Müzeye Arnavutların da ilgi gösterdiğini bildiren Hafizi, "Özellikle kültürün özenle korunduğu ve kendi türünde çok beğenilen bu müzenin, coğrafi sınır tanımadığı düşüncesindeyim" değerlendirmesinde bulundu.


