1970’li yıllarda ABD’de sadece 50 üniversitede girişimcilik üzerine eğitim programı veya dersler veriliyordu. 2000 yılına gelindiğinde bu sayı 400’ü aştı ve şu anda bu tarz programlar iktisat alanında eğitim veren çoğu üniversitede bulunuyor.

Bu kurumların inovasyonu ve girişimciliği öğretmede yeterli olup olmadığı ise sıkça tartışılan konulardan biri. Buluşları ve sektörlerine getirdikleri yenilikler ile dikkat çeken çoğu kişiye göre, girişimcilik ve inovasyon, milyonlarca kişiden farklı düşünebilmek ile mümkün.

İş dünyasında yeni fikirlere ve projelere karşı ilk tepkinin “Neden?” sorusu olduğunu belirten Amazon’un kurucusu Jeff Bezos, girişimcilerin bu soruya vermesi gereken yanıtın “Neden olmasın” olması gerektiğini belirtiyor ve bu alanda başarılı olmak isteyen kişilerin inatçı ve esnek olmaları gerektiğini belirtiyor.

2005 yılında Stanford Üniversitesi’nin mezuniyet töreninde genç mezunlara tavsiyelerde bulunan Apple’ın kurucusu Steve Jobs ise gençlere “Stay hungry, stay foolish” (Aç kal, budala kal) öğütünde bulunuyordu.

Kendi kurduğu şirketten kovulan Jobs, 1986’da animasyon şirketi Pixar’ı satın aldı ve sektöre getirdiği yeniliklerle kendini yeniden kanıtlayıp Apple’a CEO olarak geri döndü.

Jobs, hayalini gerçekleştirebilmek için üniversite eğitimine son vermiş, Bezos 1996’da işinden istifa ederek Amazon’u kurmuş, Mark Zukerberg ise Facebook’u kurarken okulun bilgilerini kullandığı için Harvard’dan atılmıştı. Bu üç isim, kendi sektörlerinin önemli isimlerinden birkaçı. Ortak özellikleri ise yaratıcılık ve inatçılıklarından asla vazgeçmemeleri.

Virgin’i 20 yaşında kuran Richard Branson, farklı düşünmenin insanları hayatta pek çok konuda başarıya taşıyacağına ve iş becerilerinin öğretilebileceğine inanıyor. Branson, bu tarz eğitimlerin üniversiteden önce başlaması gerektiğini savunuyor.