Yolcu ve nakliye kapasitesinin sürekli artması, küresel ulaşım altyapısının 2000’li yılların sonuyla beraber talebin altında kalmasına ve ekonomik dengelerin de bozulmasına neden oldu. Bu tablo, tedrik, hizmet sağlayıcılar, uluslararası nakliyeci, müşteri, tüccar ve seayahatçilerin kullandığı ulaşım altyapısının geliştirilmesi zorunluluğunu doğurdu.

Gelişmiş biletleme ve planlama sisteminin yanı sıra nakliye ve yolcu taşımanın en konforlu yollarından biri olan raylı sistem, dünya genelindeki üreticilerin de 21’inci yüzyılda tercih edeceği ana ulaşım yolu olma yolunda ilerliyor. Özellikle Çin, ABD, Katar, Kuveyt, Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkelerde göze çarpan yeni nesil raylı sistem projeleri, geleceğin yolcu ve nakliye taşımacılığında akıllı şebekelerle iç içe olacak ulaşım sisteminin tercih edileceğini gösteriyor.

Raylı sistemler, taşımacılık altyapısının gerektirdiği tüm verileri en iyi kullanan akıllı ulaşım yolu olarak beliriyor. Mobil cihazlara dayanan denetleme sistemleri, kritik verilerin gerçek zamanlı olarak elde edilmesini ve analiz edilmesini sağlayacakken, kaza riskini minimuma indirecek. Taşınan yolcu ve kargo verilerinin gerçek zamanlı analiz edilmesi yolculuk süresince her türlü duruma anında müdahale ve önceden önlem alma şansı verecek.

ÇEVRE DOSTU AKILLI TAŞIMACILIK
Geliştirilmekte olan sürücüsüz otomobiller gibi karar vermek ve analitiğe dayalı sensörleri bulunacak akıllı raylı sistemler, anında raporlama ve bilgi iletimi gerçekleştirecek.Parça tedarikleri, bakım ve performans testleri gibi altyapıyı güçlendiren rutin hizmetler gerekli birimlere en doğru bilgiyle iletilecek.

Mobil teknolojiler, raylı sistemlerin esnekliğini ve tepki verme yeteneğini ciddi ölçüde geliştireceği gibi, raylı taşımacılıkta çalışacak mürettebatın etkinliği ve karar verme yeteneği gelişem planlama gücü sayesinde artacak. Mürettebatın iş bölümü, çalışma saatleri, yolcu ve kargo kontrolü gibi işlemler çok daha etkin ve gecikme süresi olmadan düzenlenecek.

Geleceğin ihtiyaç duyduğu raylı sistemlerin hayata geçebilmesi, ciddi yatırım ve inovasyona öncülük verilmesine bağlı. Ulaşım ekosistemindeki avantajları ortaya desteklemek ve akıllı raylı sistemleri geliştirmek, yeni ulaşım kanalları inşa etmenin maliyetini düşüreceği gibi güvenliği önemli ölçüde artıracak, dahası atmosfere salınan karbondioksit oranını düşürecek.