Daha uzun dingil mesafesi ve daha geniş iç hacime sahip Clubman versiyonu da yine “hayat tarzı” konseptinde bir model.

Resimlerde gördüğünüz Mini ise Danimarkalı mobilya tasarım firması Republic of Fritz Hansen ve Amerikalı karavan yapımcısı Airstream arasındaki işbriliği sonucunda geliştirilmiş. Bu üçlü aracın temel konseptini mobil yaşam ve su sporları üzerine kurmuş.

Otomobil baştan aşağı su temasına bürünmüş: Tavandaki dalgıç giysisi etkisinden pencere dökümlerindeki, ön farlardaki ve kaportadaki yeşil trime ve su sporları kiti için özel olarak üretilmiş yataklara kadar. Dalış takımı, oksijen tankları ve paletler kolayca taşınabiliyor. Hatta koltuklarda, gösterge panelinde ve yan panellerde dalgıç giysileri yapımında kullanılan malzeme Neoprene kullanılmış.

Airstream römorku ise yapılan birkaç değişiklikle kumsalda iyi vakit geçirmek için ideal konum haline gelmiş. İç kısımda Republic of Fritz Hansen tarafından tasarlanmış dört koltuk, ortalarında da yemek yemek için kullanılabilen bir masa var. Zemin yüksek kaliteli “yat güvertesi” ahşap panel görünümlü malzemelerden, arka duvardaki duvar dekorasyonu da çiçek baskılarından ve iki yarım sörf tahtasından oluşuyor. Römorkun bir tarafı elektrik kontrolüyle açıldığında bronzlaşmak için kullanılabilecek bir çekyat ortaya çıkıyor.

Tabi böyle bir aracın, resimlerdeki gibi kumsala indiğinde, o yumuşak zemine gömülmeden, sadece ön iki tekerleğinin yardımı ile çıkabilmesi pek mümkün gözükmüyor.

Bu konsept Milano’daki INTERNI Tasarım Enerjileri sergisinde yakından görülebilir. Bu fuar 22 – 27 Nisan 2009 tarihleri arasında gerçekleşen, Salone del Mobile Mobilya Fuarı’nın bir parçası.