''Usher Sendromu'' adı verilen, doğumsal işitme ve görme kayıplarının en önemli sebeplerinden biri olarak gösterilen hastalık nedeniyle, bebekliğinden bu yana sadece ışığı algılayabilen ve sesleri de ancak işitme cihazıyla duyabilen Gökmen'in hayatı, geçirdiği başarılı göz operasyonuyla tamamen değişti.

Gülay Gökmen, çocukluğundan bu yana çeşitli dönemlerde doktorların kendisine gözlük ve lens verdiğini ancak hiçbirinin kendisinde görme yetisi sağlamadığını anlattı. Daha önce defalarca gittiği doktorların ameliyat edilse bile tamamen kör olma ihtimali bulunduğunu söylediklerini ifade eden Gökmen, çok az miktarda algıladığı ''ışığın'' da tamamen yok olmasını göze alamadığı için ameliyat masasına yatmayı kabul etmediğini anlattı.

Daha sonra ailesinin yaptığı araştırmalarla ameliyata ikna olduğunu belirten Gökmen, ''Şimdi yeniden dünyaya gelmiş gibi oldum. Renkleri, her şeyi daha yeni keşfettim. İşitme kaybı da olduğu için önceleri televizyonun içine giriyordum. Şimdi koltuktan izleyebiliyorum'' dedi.

“ARABA KULLANABİLECEK DÜZEYE GELDİ“
Göz Doktoru Operatör Mehmet Söyler ise Gökmen'in kendilerine başvurduğunda, iki gözünde de ileri derecede görme kaybı, kulaklarında işitme kaybı bulunduğunu ifade etti.

Dr. Söyler, ameliyattan sonra görmesinin yaklaşık yüzde 30 civarına geldiğini, iki hafta içindeyse yüzde 60'a çıktığını, daha sonra ikinci gözün operasyonunun da yapılmasıyla şu anda her iki gözün görme düzeyinin yüzde 80'lere ulaştığını belirterek, ''Bu, hastanın günlük her türlü ihtiyacını karşılayabileceği, neredeyse araba kullanacağı düzeyde bir görme'' dedi.

''Usher Sendromu''na dair soruya Dr. Söyler, ''Genetik bir hastalık. Anne karnındayken oluşuyor. Yaygın bir hastalık değil.'' karşılığını verdi.