Sağlık Bakanlığı Aferez ve Fotoferez Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Osman İlhan, şu anda 20'den fazla merkezin, Terapötik Aferez Merkez Yönetmeliği çerçevesinde ruhsatlandırıldığını söyledi.

Prof. Dr. İlhan, Türkiye'de, Aferez işlemini (kanda hayati risk yaratacak düzeyde artan hücresel elemanların dolaşımdan uzaklaştırılmasına dayanan bir tedavi yöntemi) yapan 40'tan fazla merkez bulunduğunu ancak 6 ay önce Sağlık Bakanlığı'nın bu uygulamayı uluslararası düzeye getirmek için Terapötik Aferez Merkez Yönetmeliği'ni çıkardığını belirtti.

Bu yönetmeliğin uygulamaya konduğunu ve bütün merkezlerin bu yönetmeliğe göre kendilerine geliştirmeleri, düzeltmeleri ve ruhsat almak için başvurmaları gerektiğini ifade eden İlhan, şöyle konuştu:

''Biz Aferez ve Fotoferez Komisyonu olarak başvuruları değerlendiriyoruz ve hızlı bir şekilde ruhsat veriyoruz. Şu anda 20'den fazla merkez Terapötik Aferez Merkezi Yönetmeliği çerçevesinde ruhsatlandırıldı. Bu yeni yönetmelikte en büyük özellik uluslararası düzeyde olması. Yani buradaki bütün işlemler uluslararası düzeyde kabul görmektedir. Bunun sosyal devlet anlayışı içinde en son teknolojiyi Türk halkına ücretsiz sunma özelliği var.''

KKKA İLE SOBA VE MANTAR ZEHİRLENMELERİNDE ETKİLİ
Prof. Dr. İlhan, son 10 yılda Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı'na (KKKA) 9 bin kişinin yakalandığını ve maalesef bunlardan 250 tanesinin hayatını kaybettiğini belirtti. Özellikle ileri evrede bu hastalığın tedavisinin olmadığını ancak kendilerinin 2 ay kadar önce Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi'nde Aferez yöntemini kullandıklarını ve yöntemin başarılı olduğunu dile getiren İlhan, şöyle devam etti:

''Çift filtrasyon yöntemiyle başarılı olduk. Bunun için de Bakanlık bir komisyon oluşturdu. Bu komisyon önümüzdeki yıl KKKA hastalarının hangilerinde Aferez yönteminin, filtrasyon yönteminin yapılacağına karar verecek. Bunun dışında toplumumuzda zehirli mantar yedikten sonra ölümler olmakta. Eğer Aferez Ünitesi'ne başvurulsa bu hastaların kanındaki plazması değişerek bu zehir de temizlenebiliyor. Yine soba zehirlenmeleri... Aslında bunların da tedavisi mümkün. Hastayı çok rahat bir şekilde döndürebiliyoruz. Böbrek, kalp, karaciğer hastalarında, nörolojik hastalıklarda ya da romatizmal hastalıklarda bu sistem yürümekte ve çok faydalı olmaktadır. Terapötik Aferez dediğimiz ayırma işlemi çok gelişmiştir ve hastalıkların tedavisinde önemli bir yer almaktadır. Bu yöntem bütün Türkiye'de uygulanıyor ve işlemler geri ödeme kapsamında olduğu için vatandaşın herhangi bir ücret ödemesi söz konusu değil.''

KÖK HÜCRELERİ TOPLUYOR
Prof. Dr. İlhan, Aferez teknolojisinin kök hücre toplamada etkili bir yöntem olduğunu söyledi. Bunun kapalı bir sistem olduğunu, herhangi bir yan etkisinin söz konusu olmadığını bildiren İlhan, şöyle devam etti:

''Bu teknoloji bugün sizin, benim veya vatandaşın kanından kök hücre toplamaya çok etkili bir sistemdir. Türk Kök diye bir proje var şu anda. 100 bin tane gönüllü verici. Örneğin ben bir numarayım belki siz iki numarasınız. Diyelim ki benim doku tipim bir hastayla uyuştu ve kök hücre lazım. Aşıyı cilt altına 4 gün yaptırıyorum. 5. gün kanda makineyle kök hücreleri topluyoruz ve hastaya veriyoruz. Bu bir bağış. İkinci yöntem ise hastanın kendi kanından kök hücreyi toplayıp kendisine daha sonra tedavi için veriyoruz.''

Prof. Dr. İlhan, Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde açılan Aferez Merkezi'ne başta Suriye olmak üzere yakın çevre ülkelerden çok hasta başvurusu geleceğine inandığını kaydetti.