Omurga, sağlıklı yaşam ve hareket için vazgeçilmez bir yapı. Omurga, başı sağa sola döndürmek, yere eğilip bir şey alabilmek gibi temel hareketleri sağlıyor ve iç organları koruyor.

Özellikle çocukluk döneminde ortaya çıkan bazı omurga sorunları, anne babaların endişelenmesine neden oluyor.

Özellikle ağır çanta veya ders çalışma pozisyonlarının çocukta omurga eğriliği veya kamburlaşmaya neden olduğu yönünde inanışı değerlendiren Acıbadem Bakırköy Hastanesi’nden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ufuk Talu, çocuklarının omurga sağlığı hakkında endişelenen anne-babaları şöyle uyarıyor:

“Günlük yaşamdaki sırt, boyun, bel pozisyonları omurga eğriliğine neden olmaz. Aynı şekilde ağır çanta taşımak da eğrilik yapmaz ama bel, sırt, boyun ağrılarına neden olur. Kötü pozisyonda ders çalışıyor diye sağlıklı bir çocuğun omurgasında kamburlaşma veya skolyoz şeklinde eğilme gelişmez. Bunların hepsi bilimsel araştırmalarla açıklığa kavuşturulmuş durumda.”

Omurganın esneklik sağladığını, yürürken gövdeye destek olduğunu, bacaklar, baş ve gövde arasında köprü görevi yaptığını belirten Prof. Talu, çocuklardaki omurga eğrilikleri, kamburluk ve omurga sorunlarının tedavileri hakkında merak edilen soruları ise şu şekilde yanıtlıyor:

"Omurga, tüm iskelet sisteminin ana gövdesini leğen kemiği ile beraber oluşturuyor. Omurgada 30’dan fazla omur denilen kemiksel yapılar var, bir yandan hareketi gerçekleştirip, bir yandan hayati önem taşıyan yapıları, organlarımızı koruyorlar. En önemli görevlerinden biri omuriliğimizi koruması. Kalp ve akciğer gibi organlarımızı da koruyor. Karın bölgemizdeki organlara da mekanik bariyer oluşturuyor. Omurgadaki fonksiyonel birimler, iki omur, aradaki disk ve bağlardan oluşuyor. Fonksiyonel birimlerin her biri diz, kalça eklemi gibi davranıp, hareket ediyor. Omurgadaki bu fonksiyonel birimler ve hareketlerin tümü birbirine eklendiğinde, daha geniş hareketler yapmamızı sağlıyor.

OMURGADAKİ DOĞUMSAL SORUNLAR NELERDİR?
Fazla ya da eksik omur oluşumu veya anormal yapıda omur gelişimi gibi ciddi, doğumsal omurga anomalileri görülebiliyor. Bu aksama veya anormal gelişim anne karnında, gebeliğin ilk 4-6 haftasında, oldukça erken ortaya çıkıyor, annelerin bir bölümü bu dönemde gebeliğinin farkında bile olmayabiliyor. Omurga altıncı haftada şekilleniyor; genetik hastalık, ilaca, ışına maruz kalmak gibi faktörlerle omurgada doğumsal şekil bozukluğuna neden olabiliyor. Bazen bebek doğduğu anda anormal omurga yapısının farkına varılabiliyor, bazen ise çocuk büyüdükçe belirginleşip bulgu veriyor. Hafif eğrilikler veya anomaliler gelişme çağına gelinceye kadar fark edilemeyebiliyor.

KIZLAR DA MI ERKEKLERDE Mİ DAHA FAZLA GÖRÜLÜYOR?
Doğumsal omurga anomalileri ve doğumsal omurga eğrilikleri kız ve erkeklerde eşit oranda görülüyor. Yani binde bir oranında. Aslında omurga eğriliklerinin, yani skolyozun yüzde 90 gibi büyük bir bölümü, tamamen sağlıklı ve normal çocuklarda ergenlik çağında, hızlı büyüme ve gelişme çağında ortaya çıkıyor. Aile ve öğretmenler fark edebildiği gibi, kişinin kendisi de anlayabiliyor. Bu tip skolyozun sebebi halen anlaşılamamış durumda. Genellikle 10 yaş sonrasında ortaya çıkan skolyozun hafif boyutta olan ve artmayan tipleri erkek ve kız çocuklarında eşit derecede ortaya çıkarken, ilerleyen ve ciddi boyutlara ulaşıp tedavi gerektiren skolyoz, kız çocuklarında 3-4 kat daha fazla görülüyor.

OMURGA EĞRİLİĞİ KOLAY ANLAŞILIR MI?
Omurga eğriliği dediğimiz skolyozda, sağa sola eğrilik, kamburlaşma, omuzlarda asimetri, gövdenin arkasında kıllanma, gamzeleşme oluşuyor. Eğer gamzeleşme belde ve sırtta oluşuyorsa, omurganın doğumsal anomalisini düşünmek gerekir. Anne babaların akılda tutmaları gereken en önemli şey şu: Kendi ailelerinde doğumsal ya da sonradan ortaya çıkan omurga eğriliği var mı düşünmeleri, bakmaları gerekiyor. Skolyoz genetik hastalık olmasa da, ailede varsa çocuklarda görülme riski artıyor. Doğumsal hastalık yoksa, kızlarda 11-12 yaş civarında dikkatli olmak faydalı. Annelerin çocuklarının omurgasını, sırtını, belini çıplakken incelemelerinde fayda var. En ufak bir asimetri veya şüphe durumunda konunun uzmanı bir hekime danışılmalı.

DERS ÇALIŞMA POZİSYONU KAMBURLUĞA YOL AÇAR MI?
Günlük yaşamdaki sırt, boyun, bel pozisyonları omurga eğriliğine neden olmaz. Aynı şekilde ağır çanta taşımak da eğrilik yapmaz ama bel, sırt, boyun ağrılarına neden olur. Kötü pozisyonda ders çalışıyor diye sağlıklı bir kişide omurgada kamburlaşma veya skolyoz şeklinde eğilme gelişmez. Bunların hepsi bilimsel araştırmalarla açıklığa kavuşturulmuş durumda. Kız çocuklarda meme büyüklüğü utanmaya, omurganın duruşunu bozmaya yol açabiliyor. Omurgaya ait duruş şekli normal kabul edilen bir yelpaze içinde, aynı boy ve kilo gibi, kişiden kişiye, aileden aileye değişebilir. Kimi insanın duruşu diktir, kimi insan da biraz daha kambur durur. Kiminin bel çukuru daha belirgindir. Tüm bunlar boy, saç, göz rengi gibi kişiye özel ailesel özelliklerdir. Kimsenin duruşu bir diğerine benzemez.
KAMBURLUĞUN ÖLÇÜSÜ NEDİR?
Sağlıklı bireylerde, omurgaya önden arkaya doğru baktığımızı düşünecek olursak, en fazla 10 derece eğrilik olabilir ve normal karşılanabilir. Omurgaya yandan baktığınızda ise normal veya fizyolojik olarak kabul ettiğimiz bazı eğrilikler var; bunlar omurga için şart, çünkü bu eğrilikler sayesinde esnek oluyor, rahat hareket edebiliyoruz. Skolyoz Araştırma Cemiyeti’nin sonuçları ve kriterleri çerçevesinde omurga eğriliklerini ölçüp, değerlendiriyoruz. Ölçümler uygun çekilmiş filmlerde ve deneyimli kişiler tarafından yapıldığında hata payı yok denecek kadar az oluyor. Kamburluk ya da sırtın dışa kavisi 20-40 derece arasındaysa normal olduğu konusunda görüş birliği var. Bazı durumlarda 50 dereceye kadar da normal kabul edilebiliyor ancak sırtımızda 50 dereceden fazla kamburluk olması hemen daima anormaldir.

EĞİK OTURMAK KAMBURLUK YAPAR MI?
Bazı insanların duruşu kamburumsu olabildiği gibi, bazılarının da bel çukuru fazla oluyor. Ayakta dursak da otursak da omurganın ağırlık merkezi, omurganın bir hayli önünde olduğu için, kimse otururken veya ayakta dimdik duramaz, bunun için normalden fazla güç harcamak lazım ki, bu da insanı yorar. Omurganın normal duruşu zaten öne doğrudur. Bazılarının duruşu daha dik oluyor ama uygun oturmazsak, belimize destek vererek arkaya doğru yaslanmazsak, kısa süre içinde duruşumuz bozulur, hafif kamburlaşıp çökeriz, bu hepimiz için geçerli. Sırtımızdaki bağlar ve kaslar bizi dik tutmaya çalışıyor ama sürekli dik duramayız.

KAMBURLUK TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?
Aşırı kifoz (kamburluk) için cerrahi tedavi gerekebilir. Doğumsal kifozlar tehlikelidir, gelişimsel kifozlar ise ciddi ağrı ve kozmetik soruna neden olmazsa egzersizlerle izleniyor. Skolyoz kızlarda yüzde 2-3 oranında görülüyor, genelde 20-25 dereceyi geçmiyor, ilerlemiyor. Ama bin kız çocuğundan bir veya ikisinde, erkeklerde ise 3-4 binde bir, büyük boyutlara ulaşan ve hızlı ilerleyen omurga eğrilikleri ve skolyoz ile karşılaşılıyor. Bu durumda ağrı yapmasa bile ciddi kozmetik sorun oluyor, omuzlar sarkıyor, göğüs kafesi eğiliyor. İlerlemesi kontrol edilemezse karın içi, göğüs kafesindeki organlara yer kalmadığından çarpıntılar, sıkışmalar oluyor.

Ciddi eğrilik varsa tedavi gerekiyor. Var olan eğriliğin giderek artma riskine karşı, hastanın yaşı uygunsa korse tedavisi öneriliyor. Cerrahi dışındaki tek seçenek bu ancak hastanın yaşının küçük olması, henüz gelişme çağının başında olması gerekli. Korse çok zahmetli, 16-23 saat takmayı gerektiren, uygun adaylarda kullanıldığında yüzde 50 başarı şansı olan bir tedavi. Omurga eğriliğini düzeltmiyor ama eğriliği saptadığımız noktada tutmaya yarıyor, ilerlemesini engelliyor. Eğrilik buna rağmen ilerlerse, korse için hastanın yaşı veya eğrilik tipi, boyutu, yeri uygun değilse cerrahi tedavi dışında seçenek yok. Cerrahi tedavi sonrasında kalıcı olarak düzelmiş ve eğrilik riskinin ortadan kalktığı bir omurga elde edebiliyoruz. Bu ameliyatlar genelde 4-6 saat kadar süre alıyor. Ameliyattan sonra hastalarımız ikinci günde yürüyor, 4-5 günde hastaneden çıkıyor, 3-4 haftada okula gidiyor.3-6 ayda yavaş yavaş spora da izin veriyoruz.