Erzurum'da gezi ve incelemelerini sürdüren Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bir gazetecinin, ''Türkiye'de de Batı Nil virüsü görüldü. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusu üzerine, bilimsel kurulun Batı Nil Ateşi virüsünün yol açtığı hastalıkla ilgili bir açıklama yaptığını söyledi.

İlişkili Haberler


Bütün bulaşıcı hastalıklar konusunda Sağlık Bakanı olarak şeffaf ve toplumu doğru bilgilendirici bir yöntem izlediklerini belirten Akdağ, şunları kaydetti:

''Bu meselede de böyle yaptık. Zannediyorum 13 Ağustos’ta Manisa'da, işini iyi bilen ve dikkatli bir enfeksiyon hastalıkları uzmanı, gördüğü bazı vakaların Batı Nil virüsü hastalığına benzediğini, Hıfzıssıhhaya rapor etti. Derhal bir bilimsel heyet oluşturduk. Bu bilimsel heyet sıkı bir çalışma yaptı ve bu virüsle ilgili olarak Hıfzıssıhha metotlarını süratle geliştirdi. Bu metotları teyit etti, bu işte tecrübeli olan diğer ülkelerdeki laboratuvarlarla görüştü. Sonuçta 7 vakada hastalık tespit edilmiş oldu, bunların da 3'ü hayatı kaybetmiş.''

Sağlık Bakanı Akdağ, Batı Nil Ateşi virüsünün yol açtığı hastalığın geçmiş yıllarda da görüldüğünün söylenebileceğini ifade ederek, ''Çünkü İzmir'de bir öğretim üyemizin yaptığı çalışma, geriye yönelik olarak virüsle ilgili bazı bulgulara, daha doğrusu antikorlara insanlarda rastlandığını gösteriyor'' dedi.

Bütün meselenin iyi organize olmak ve bu tür durumlarda hastalığı ortaya çıkararak takibini yapmak olduğunu vurgulayan Akdağ, ''Ortada ciddi bir salgın falan düşünmüyoruz. Çünkü hastalık mevsim itibarıyla sıcak mevsimde daha çok görülüyor. Artık sonbahara doğru yaklaştık, ancak bizde görülen vaka sayısı da bu yıl az. Komşularımızda çok vaka görüldü. Yunanistan, Rusya, Romanya'da, diğer Avrupa ülkesi, özellikle Akdeniz'e komşu ülkelerde'' diye konuştu.

SİVRİ SİNEKLE MÜCADELE
Virüsün yol açtığı hastalığın ülkede görülmesi, kendilerini şimdiden dikkatli olmaya sevk ettiğini söyleyen Akdağ, ''Gelecek sene için özellikle sivrisinek mücadelesi konusunda belediyelerimiz ve yerel yönetimlerin, il özel idarelerinin dikkatli çalışması gerektiğini söyledi bize. Sağlık Bakanlığı olarak bu işin takipçisi olacağız, ancak mücadelenin aslını da sivrisinek mücadelesi oluşturacaktır. Burada asıl vazife belediyelerimize, il özel idarelerine düşmektedir'' dedi.

Bilim adamlarının, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi'nin konuyu takip etmeye devam edeceğini ifade eden Akdağ, vatandaşın sivrisinekten korunması için kendilerinin de alması gereken tedbirler olduğunu belirtti.

Sivrisineklerin, özellikle akşam saatlerinde insanlara zarar veren canlılar olduğuna dikkati çeken Akdağ, ''Dolayısıyla karanlık basmaya başladıktan sonra, kapalı ortamlarda oturulması, açık ortamlarda oturulması gerekiyorsa da vücudun biraz örtülü olmasında yarar var. Bunun için de vatandaşın evinin pencerelerini, kapılarını biraz daha korunaklı hale getirmelidir'' dedi.

HASTALIĞIN TEDAVİSİ
Batı Nil Ateşi virüsünü yok edici bir ilacın olmadığını belirten Akdağ, sözlerini şöyle tamamladı:

''Hastalığın uzmanı ben değilim, ama bilim adamlarından, ilgili bilim kurulundan aldığım bilgiler, hastalığın genellikle hafif seyirli olduğu, ama yaşlı hastalarda; sinir sistemi, beyinle ilgili bir tutulum olursa riskli olabildiğini ve hayati tehlike oluşturduğu yönünde. Tedavisi için spesifik, özel bir ilacı yok. Bu çeşit virüsün yaptığı hastalığın tedavilerinde, 'destek tedavi' yapılıyor. 'Bir ilaçla, bu virüsü yok edici bir tedavi şuanda bilinmiyor' şeklinde bilim adamlarımız söyledi. Bu yıl için artık vakalarda bir artış falan beklemiyoruz. Demek ki bu yıl için bizim ülkemizde de bu vaka görüldü, ancak yaygın değildi. Gelecek yıl için tedbirler alıyoruz.''