İlişkili Haberler

Japon bilim insanı Dr. Ozaki tarafından mekanik ve biyolojik kalp kapaklarına alternatif olarak geliştirilen "Ozaki" yöntemi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Kliniğinde, aort kapağında yüksek oranda hasar bulunan hastaya uygulandı. 

Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cengiz Bolcal, yaklaşık 15 yıldan bu yana göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı şikayetleri yaşayan ve takip altında bulunan Şevket Aksoy'un, rahatsızlıklarının artması sonucu yapılan tetkiklerinde, aort kapağında ciddi derecede kaçak olduğunu tespit ettiklerini söyledi. 

"EN BÜYÜK ÖZELLİĞİ KENDİ DOKUSUNDAN KALP ZARI" 

Aort kapağı fonksiyonunu yitiren Aksoy'un ameliyatını Türkiye'de az sayıda ve belli merkezlerde uygulanan yeni bir yöntemle yapmaya karar verdiklerini aktaran Bolcal, "Japon bilim insanı Dr. Ozaki tarafından geliştirilen ve tekniğe ismini veren bu yöntem, kişinin kendi kalp zarının birtakım kimyasal işlemlerden geçirildikten sonra aort kapağı modeli oluşturulmasıdır. Hastanın vücudundan kalp zarını aldıktan sonra kimyasal işlemlerden geçiriliyor. Daha sonra hastalıklı olan aort kapak çıkarılarak o kapak fonksiyonu yerine getiriliyor." şeklinde konuştu.

Söz konusu yöntemin sadece aort kapak rahatsızlıklarında uygulanabildiğini ifade eden Bolcal, şunları söyledi: 

"Kalp kapağı hastalıklarında bütün dünyada kabul gören şey, kapağın korunmasıdır. Aort kapakta, kapağın ya mekanik dediğimiz protezlerle değiştirilmesi ya da biyolojik doku uyumlu kapaklarla kapağın yerinden çıkarılıp bu kapakların yerine konulması işlemi uygulanmaktadır. Uyguladığımız yöntemin en büyük avantajı, kapak hastanın kendi kalp zarından üretildiği için vücuda dışarıdan yabancı bir madde girmiyor. Kendi vücudundaki kalp zarının yeri değişip kalbin içindeki aort kapağın pozisyonuna getiriliyor. En büyük özelliği, kendi dokusundan üretilmesidir."

"KAN SULANDIRICI İLAÇ KULLANMAYACAK"

Mekanik kapak ameliyatları sonrasında hastaların kan sulandırıcı ilaçlar kullandığını kaydeden Prof. Dr. Bolcal, bunların, hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilediğine dikkati çekerek, şu bilgileri verdi:

"Hastalar, ömrünün sonuna kadar bunu kullanmak zorunda. O ilacın kullanımlarına bağlı kanamalar da olabiliyor. Kapağın üzerinde pıhtılar oluşabiliyor. Bu, hastanın gerçekten yaşam konforunu bozuyor. Kan sulandırıcı ilaç kullanımı, belki de hastaya yeni bir hastalık da oluşturabiliyor. Bu hastamız için artık öyle bir şey geçerli değil. Hasta, kapak kendi kalp zarından üretildiği için herhangi bir kan sulandırıcı ilaç kullanmadan hayatını bu şekilde devam ettirebilecek." 

55 yaşında 4 çocuk babası Şevket Aksoy, göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetlerinin son üç aydır ciddi şekilde artması nedeniyle hastaneye başvurduğunu dile getirdi.

Yapılan tetkiklerde kalpte kaçak bulunduğunu aktaran Aksoy, "Hocamız özel bir ameliyat uygulayacağını söyledi. Ben de 'hocam size güveniyorum' dedim. Ameliyat oldum. Sağlığım gayet iyi. Hocamıza ve ekibine çok teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

VİDEO: KIRIK KALP SENDROMUNUN GİZEMİ ÇÖZÜLÜYOR MU?