Kötü karne getirmenin düşük zekâ göstergesi olmadığını belirten Psikolog Ferahim Yeşilyurt, okul başarısında çocuklara olduğu kadar aileye de sorumluluk düştüğünü söyledi.

Aşırı cezalandırıcı tutumların zaman zaman çocuklarda intihara bile neden olduğunu belirten Yeşilyurt, çocuğu başarıya veya başarısızlığa götüren faktörlere dikkat çekti: 

"Çalışma alışkanlıklarının kazanılmaması, evde ders çalışma ortamının uygun olmaması, sorumluluk duygusunun yerleşmemiş olması, duygusal sorunlarının yoğunluğu. Eğer çocuğunuz iyi karne getirmiyorsa, bu dört faktörün değerlendirilmesinde yarar var. Başarıyı etkileyen tek faktör zekâ olmadığı için, iyi olmayan karnenin düşük zekâ göstergesi olduğunu söylemek doğru olmayacaktır.”

Karnenin çocuğun tüm performansını yansıtmadığını belirten Yeşilyurt, “Yani notları çok yüksek bir çocuğun hayatta çok başarılı olacağı söylenemez, tersi de geçerlidir. Her çocuğun başarılı olabileceği yönleri vardır. Bu özellikleri açığa çıkarmak ailenin ve eğitim sisteminin görevidir” dedi.

ÖDÜLÜ DE ABARTMAYIN
Ailelerin bazen kötü not alan çocuğa çok katı cezalar verdiğini veya çocuk sınıfı geçti diye aşırı ödüllendirme yoluna gittiğini vurgulayan Psikolog Yeşilyurt, bu konuda nasıl bir tavır takınmak gerektiğini şöyle anlattı:

“Notlar değerlendirilebilir ancak çok fazla abartılmamalıdır. Bir çocuğun ailesi tarafından olduğu gibi kabul edilmesi çocuk açısından çok önemlidir. Derslerindeki başarı ya da başarısızlığı ailesiyle olduğu gibi paylaşabilmek ve ailesi tarafından kabul hissini yaşamak çocuğu rahatlatır. Çocuk ailesinin sadece başarılarını kabul edeceğini düşünürse, bu durumda not düzeltme, yalan söyleme gibi dürüst olmayan yollara başvurabilir. Öncelikle dönem sonunda alınan karnenin, çocuğun olduğu kadar ailenin ve eğitim sisteminin de karnesi olduğu unutulmamalıdır. Öğrencinin başarısında ailenin önemli bir yeri vardır. Aile içi ilişkilerin sağlıklı olduğu, çocuğun kişiliğine saygıda bulunulan ve çocuğun kendini geliştirmesinin desteklendiği bir ailede başarının da o oranda yüksek olması beklenir.

ANNE BABALAR KENDİLERİNE BU SORULARI SORMALI
- Acaba çocuğuma kitap okuma konusunda iyi bir model olabildim mi?
- Ona ders çalışma sorumluluğunu verebildim mi?
- Çocuğa yoğun kavga ve çatışmaların olmadığı sağlıklı bir aile ortamı yaratabildik mi?
- Ara sınavlardan düşük not aldığında onu eleştirip, yargıladık mı?
- Özgüvenini kazanmasına yardımcı olabildik mi?

Bu değerlendirmeler anne-baba arasında yapılabilir. Diğer taraftan çocukla bu sonuçların nedenleri üzerinde konuşulabilir. Eğer aile-çocuk iletişimi iyiyse, çocuk bu sonucun alınmasındaki rolünü görüp, değerlendirmesini yaparak gerekli sorumluluklarını alacaktır. Karne notlarının telafisinin her zaman mümkün olduğu da unutulmamalıdır.”