İlişkili Haberler

Ramazan ayı boyunca günlük öğün sayısının azalması ve beslenme düzeninde meydana gelen değişiklikler nedeniyle, insanların bayramda psikolojik olarak daha fazla yemek yeme eğilimine girdiğini belirten Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Orhan Sezgin, bayram süresince beslenmeden kaynaklanabilecek sorunlar konusunda uyardı. 

“Misafirperliğimiz sindirim sistemimizi etkilemesin” diyen Prof. Sezgin, “Bayramda fazla yiyecek tüketmek, hazımsızlık başta olmak üzere, sindirim sisteminde bazı sağlık problemlerine neden olmaktadır. Geleneksel olarak bayramda şekerli tatlılar sıklıkla ikram edilir. Bu gıdalar kan şekerini hızla yükselten, enerji içeriği yüksek gıdalardır. Bir de Türk halkının misafirperverliği, misafirine elinde ne varsa mutlaka tattırmak istemesi de işe eklenince bunların bayramda birdenbire ve sık tüketimi sindirim sistemi rahatsızlıklarına yol açabilir. Bu nedenle bayram ziyaretlerinde sunulan ikramlara dikkat etmek, aşırıya kaçmamak, yeterli ve dengeli beslenme ilkelerini unutmamak gerekir” dedi.

SİNDİRİM SORUNLARI YAŞAMAK İSTEMİYORSANIZ BUNLARA DİKKAT!

Bayram beslenmesinde dikkat edilecek noktalara bu şekilde vurgu yapan Prof. Sezgin, bayramla birlikte yeni bir değişikliğe alışacak olan sindirim sisteminin sağlığı için tavsiyelerini 8 başlıkta topladı. İşte o öneriler:

1- Ramazan süresince iftar ve sahur olan iki ana öğün, bayramın başlamasıyla birlikte sabah, öğlen ve akşam olarak 3 ana ve en az 2 ara öğüne dönüştürülmelidir. Dört temel besin grubunu oluşturan süt ve süt ürünleri, et-yumurta-kurubaklagiller, sebze ve meyve ile ekmek ve tahıllar dengeli bir biçimde tüketilmeli.

2- Bayram sabahı hafif bir kahvaltı ile güne başlamak yararlıdır. Kahvaltıda kızartma, kavurma gibi besinler yenilmemelidir. Bayram ziyaretlerinde geleneksel olarak tatlı ikramı olacağından kahvaltıda şeker, bal vb. tatlı besinler bulundurulmamalıdır. Domates, salatalık, maydanoz, taze biber gibi çiğ sebzeler bolca tüketilmeli, az yağlı peynir tercih edilmelidir. Yumurta haşlanmış olarak yenmeli. Sucuk, salam, sosis vb. yağlı besinlerden, börek vb. hamur işi gıdalardan uzak durulmalıdır. Ekmek olarak tam buğday unlu, kepekli ya da çavdar ekmeği tercih edilmesi kan şekerini kontrol altında tutar ve tokluk hissi verir.

3- Besinler iyi çiğnenmeli, yemekler hızlı yenilmemelidir. Unutulmamalı ki, sindirim ağızda gıdaların iyice çiğnenmesi ve parçalanması ile başlar. Hazımsızlık çekmemek için iyice çiğnenen gıdaları yavaş bir tempo ile yemek hava yutulmasını ve buna bağlı oluşabilecek karında şişkinlik ve rahatsızlık hissinide azaltacaktır.

4- Ramazan bayramı boyunca şekerli gıdaların tüketimine dikkat edilmeli, aşırı yeme eğiliminden uzak durulmalıdır. Eğer tatlı tüketimi çok isteniyorsa hamurlu, şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmelidir. İkramda bulunurken ise hamur işi tatlılar yerine sütlü tatlılar, taze veya kuru meyveler; şerbetler yerine taze sıkılmış meyve suyu, az şekerli limonata gibi içecekler sunulmalıdır.

5- Bayram süresince ve bayramdan sonra sıvı alımı arttırılmalı, günde yaklaşık 1.5- 2 litre su içilmeli, sıvı tüketimini artırmak amacıyla öğünlere ayran, taze sıkılmış meyve suyu, az şekerli limonata ve az şekerli komposto gibi sıvı gıdalar eklenmelidir.

6- Sindirim sisteminin düzenli çalışması ve kabızlıktan korunmak için lif (posa) içeriği yüksek olan sebze, meyve ve kurubaklagiller tüketilmelidir.

7- Diyabet, kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon gibi kronik hastalığı olanların uyguladıkları diyete bayram süresince de uymaları gereklidir.

8- Ramazan ayı boyunca yavaşlayan metabolizmanın tekrar düzelebilmesi için düzenli fiziksel aktivite yapmaya da özen gösterilmelidir.