Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Hakan Yakupoğlu, yöntemin dünyada 2002 yılından beri başarıyla uygulandığını belirtti ve ''Sistemin en büyük özelliği, ameliyatın hasta uyanıkken yapılması ve bu sayede birkaç saat içinde hastanın taburcu edilebilmesidir'' dedi.

Yöntemin başarı oranın yüzde 90'ların üstünde olduğunu vurgulayan Yakupoğlu, ''Ameliyatın bir diğer özelliği de kemik yapılara dokunulmadığı için hastaların ileride ameliyat nedeniyle yaşayabilecekleri bel kayması riskinin ortadan kalkmasıdır'' diye konuştu.

BEL KAYMASI OLANLARDA UYGULANAMAYABİLİR
Yakupoğlu, yöntemin hastalara üstün bir konfor sağladığını anlatarak, şunları kaydetti:

''Uygulanan endoskopik yöntemde lokal anestezi yapılıyor. Bu nedenle hasta 2-3 saat içinde taburcu edilebiliyor. Hastayı, operasyon sonrasında hemen ayağa kaldırarak ağrı şikâyetinin geçip geçmediğini kontrol ediyoruz. Teknik olarak da diğer yöntemlerden farklılık içeriyor. Bu yöntemde, fıtığa yan hattan yaklaşıyoruz. Bu da sinir paketinin arkasına geçildiğinden kolaylık sağlıyor. Bir başka avantajı ise kötü iyileşme dokusu diğer yöntemlere göre çok daha az oluyor. Bu sayede, sinir üzerinde daha sonra oluşabilecek baskılar ortadan kalkmış oluyor.''

Yakupoğlu, yöntemin her türlü bel fıtığı sorunu bulunan hastalara uygulanabileceğini vurgulayarak, ''Bel kayması ya da yoğun kireçlenmesi olan hastalara uygulanamayabilir'' dedi. Yurt dışında özellikle sporcuların bel fıtığı ameliyatlarında bu tekniği tercih ettiğini dile getiren Yakupoğlu, yöntemin SGK tarafından geri ödeme kapsamında olduğunu belirtti.

UYGULAMA NASIL YAPILIYOR?
Dr. Yakupoğlu'nun verdiği bilgiye göre, öncelikle tanı konulan hastaya röntgen çekilerek hedef belirleniyor. Hastanın operasyon yapılacak bölgesi temizlendikten sonra yaklaşık 0,5 santimetrelik tek bir kesi açılıyor. Operasyon, bu delikten 0,4 cm çapında bir endoskopla gerçekleştiriliyor. Uygulamayla fıtık buradan parça parça çıkarılıyor.