"Beyin pili ile parkinsonda kaybolan koku duyusunun geri getirildiği saptandı"

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ali Zırh tarafından opere edilerek beyin pili takılan 45 hastanın katılımıyla gerçekleştirilen çalışma, yitirilmiş bazı fizyolojik fonksiyonların geri kazanılabileceğini ortaya koydu. Bunlaran biri de koku duyusu kaybı.

parkinson 2.jpg

Medipol Üniversitesi açıklamasına göre, söz konusu akademik çalışma Journal of Clinical Neuroscience Dergisi'nin Ekim 2019 sayısında yayınlandı.

Nöroloji, Beyin Cerrahi ve Kulak Burun Boğaz bölümleri ile ortak yürütülen çalışma, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ali Zırh tarafından opere edilerek beyin pili takılan 45 hastanın katılımıyla gerçekleştirildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Zırh, çalışmanın, beyin pili tedavisinin kısa dönemde koku duyusu üzerinde etkilerinin araştırıldığı en fazla vaka sayısı ile yapılmış olması ve yitirilmiş bazı fizyolojik fonksiyonların geri kazanılabilmesini ortaya koyması yönünden büyük önem arz ettiğini belirterek, Derin Beyin Stimülasyonunun parkinson hastalarında hastalığın titreme, katılık, tutukluk, yavaşlama, yürüme güçlüğü gibi motor bulguları üzerine olumlu etkiler bıraktığını ve 'hastalığın saatini geri alan' bir tedavi yöntemi olarak adlandırılabileceğini ifade etti.

“KOKU İŞLEVİNİ GELİŞTİRDİĞİ VE KOKU DUYUSU KAYBINI GERİ KAZANDIRDIĞI GÖRÜLDÜ”

Zırh, söz konusu çalışma ile beyin pili tedavisinin parkinson hastalarında, hastalığın motor bulgularını düzeltmenin yanı sıra, 3 ay gibi kısa bir süre içerisinde koku işlevini geliştirdiğini ve koku alma duyusu kaybını geri kazandırdığının ortaya konulduğunu sözlerine ekledi.

Çalışmayı yürüten ekipte yer alan Nöroloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Nesrin Helvacı Yılmaz ise "Koku duyusu kaybı parkinson hastalarında, hastalığın erken evrelerinde gözlemlenen ve hatta hastalık başlamadan yıllar önce ortaya çıkan bir bulgudur. Çalışmamızda parkinson hastalığında Derin Beyin Stimülasyonu (DBS-Beyin Pili Yerleştirilmesi) yapılmış 45 hastada 3 ay içinde koku fonksiyonlarında, motor bulgulardan bağımsız olarak düzelme olduğunu tespit ettik." değerlendirmesinde bulundu.

Yılmaz, bu çalışma ışığında DBS operasyonlarının sadece anatomik ve fizyolojik yapılarda düzelme sağlamadığını aynı zamanda hücre düzeyinde de bir yenilenmeye neden olduğunu düşündürdüğünü dile getirdi.

Sayfa Yükleniyor...