Bir organ, bir yaşam

Gaziantep'te, Hepatit B'den kaynaklı karaciğer kanseri olan emekli öğretmen, nakille yeniden hayata tutundu.

09.05.2011 - 13:16

Bir organ, bir yaşam

Yakınlarının, Hepatit B olmaları veya doku uyuşmazlığı nedeniyle yardımcı olamadığı Hüseyin Korkanç'ı, trafik kazasında çocuklarını kaybeden ailenin yaptığı organ bağışı hayata bağladı.

16 yıl önce Hepatit B taşıyıcısı olduğunu öğrenen 56 yaşındaki Hüseyin Korkanç'ın durumu giderek kötüleşti. İki kez karaciğer tümöründen ameliyat olan Korkanç'ın, yapılan son tahlillerinde de kanserin tekrarladığı ortaya çıktı.

Doktorları Korkanç'a karaciğer nakli olması gerektiğini söyledi. Yakınları yardım etmek istemelerine rağmen Hepatit B taşıyıcısı oldukları için, çocukları da doku uyuşmazlığı nedeniyle Korkanç'a yardımcı olamadı. Kadavradan nakil olmak için sıraya yazılan Hüseyin Korkanç, trafik kazasında çocuklarını kaybeden ailenin verdiği organ bağışı kararıyla yeniden hayata tutundu.

Hasta eşini, Mersin'den Adana'ya motosikletle götürürken geçirdiği trafik kazasında beyin ölümü gerçekleşen Fatih Eğreti'nin (32) karaciğeri, Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Organ Nakil Merkezi'nde, Doç. Dr. Ünal Aydın başkanlığında gerçekleştirilen operasyonla Hüseyin Korkanç'a nakledildi.

''NAKİL BEKLEYEN HASTA ÇOK''
Hüseyin Korkanç, gazetecilere yaptığı açıklamada, hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmadığını, ailesi, dostları ve doktorlarının verdiği moralle ayakta kaldığını söyledi. Organ nakli bekleyen hastanın çok ancak kadavradan nakillerin bölgede az olduğunu ifade eden Korkanç, şöyle konuştu:

''Valiliklerden, müftülüklerden bütün il yöneticilerinden bu konunun üzerinde durmasını istiyorum, insanların bu konuda daha bilinçli olması gerekiyor. Organ bağışı çok önemli. Bir organın bir hayat kurtardığını herkes bilmeli. Ben de bağışlanan bir organ sayesinde ayaktayım. Bir nedenle yakınını kaybeden aileleri organ bağışında bulunmaya çağırıyorum. Organ bağışında bulunan aileye çok teşekkür ediyorum. En kısa zamanda kendilerini ziyaret etmek, başsağlığı dilemek ve onlarla kardeş aile olmak istiyoruz. Her elimi yüzümü yıkadığımda kalkıp, 'seni yeneceğim' diyordum. Ameliyat olduk, kurtulduk inşallah.''

Hüseyin Korkanç'ın eşi Zübeyde Korkanç da eşinin zorlu hastalığıyla yıllarca mücadele ettiklerini ancak ümitlerini kaybettikleri bir anda organ bağışıyla umutlarının yeşerdiğini dile getirdi. Organ bağışının yaygınlaşması için bundan sonra elinden gelen gayreti göstereceğini dile getiren Korkanç, ''Ben, ailem, yakınlarım, hepimiz organlarımızı bağışlıyoruz. Bu konuda dernek kurabilir ya da var olan bir derneğe de destek olabiliriz. Artık bütün görevimiz organ naklinin yaygınlaşması için çalışmak. Çok mutluyuz, doktorlarımıza çok teşekkür ediyoruz''

''YA ÖLÜM, YA NAKİL''
Ekibiyle birlikte ameliyatı gerçekleştiren Organ Nakil Merkezi Başkanı Doç. Dr. Ünal Aydın ise Hüseyin Korkanç'ın eşinin, canlıdan canlıya nakil olma ihtimalinin düşük olduğunu söylemeleri üzerine ağlayarak kendilerine geldiğini ve kendi organlarını bağışlayabileceğini söylediğini belirtti. Zübeyde Korkanç'ın eşi için kendi organını vererek ve çapraz nakli önerdiğini dile getiren Aydın, bunun da mümkün olmadığını ifade etti.

Karaciğer kanserlerinde, nakil yapıldığı zaman hastanın neredeyse normal yaşamına dönebildiğini, hastanın üçüncü kez ameliyat olması mümkün olmadığı için naklin zorunluluk haline geldiğini dile getiren Aydın, şöyle devam etti:

''Hastamız kansere karşı karaciğer nakliyle yeni yaşamına tutundu. Hastalar ya ölümü ya da organ naklini bekliyor. Bir düşünün, karşınızdaki insan akrabanız olmasa bile bir insan. Ya nakli ya da ölümü bekliyor. Ona hangisini vermek istersiniz? Organ bağışında bulunmak bu noktada çok önemli. Ölümü bekleyen bir kişiyi nakille hayata döndürebilirsiniz.''

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...