İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencileri 'kadavra' dersini, Alman bilim adamı ve anatomist Gunther von Hagens'in ''plastinasyon'' yöntemiyle yaptığı insan beden parçalarının bulunduğu ''Body Worlds-Orijinal Vücut Dünyası-Yaşam Döngüsü'' adlı sergide gerçekleştirdi.

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinliklikleri kapsamında, Thepartners ile İÜ'nün danışmanlığında Tophane'deki Antrepo 3'te 11 Haziranda açılan sergideki derse, Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden 3. sınıfta okuyan yaklaşık 90 öğrenci katıldı.

Aynı zamanda İÜ adına serginin danışmanı da olan fakültenin Anatomi Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Mehmet Üzel, öğrencilere hem sergiyi gezdirdi hem de parçaları kullanarak dersini anlattı.

Dr. Mehmet Üzel, bugün pratik saati olduğunu ve normalde öğrencilere laboratuarda ders verildiğini belirterek, yaklaşık 90 öğrenciyle hem dersi işlemek hem de sergiyi gezmek için geldiklerini söyledi.

''Bugün laboratuarda anlatacağımız dersin bir kısmını, örnek parçalar üzerinde burada anlattık. Bizim için değişik bir aktivite oldu'' diyen Üzel, sergide yer alan parçaların öğrencilerin de ilgisini çektiğini kaydetti.

Üzel, bugünkü dersin üreme ve çoğalma sistemleri üzerine olduğunu ve özellikle serginin üreme bölümünde organları birebir görerek dersi işleme imkânı bulduklarını ifade ederek, şöyle devam etti:

''Sergi, insanlara kendi bedenlerini tanıtıp, onun ne kadar muhteşem ve iyi bir sistem, bazen de ne kadar kırılgan ve hassas olduğunu gösterip, ona saygı duymalarını ve üzerine titremelerini sağlamayı amaçlıyor. Sergi, insanları, eğer vücutlarını birazcık kötü kullanıyorlarsa bundan vazgeçmelerini sağlamayı, bedenleri ve sağlıkları hakkında bilgi edinmelerine katkı sağlamayı hedefliyor.''

Serginin, ilk kez 1994 yılında Japonya'da açıldığını ve bugüne kadar birçok şehirde devam ettiğini anlatan Üzel, ''Sergiyi gezen her insan, mekândan tamamen bilinçlenmiş olarak çıkıyor, vücudunu daha iyi tanıdığını ve özen göstereceğini söylüyor'' dedi.

''PLASTİNASYON İÇİN İKNA ÇABAMIZ VAR''
Sergide yer alan beden parçalarının ''plastinasyon'' denilen bir yöntemle çürümez hale getirildiğini belirten Dr. Üzel, şu bilgileri verdi:

''Cerrahpaşa'da bu yöntem henüz kullanılmıyor. Üniversitenin yöneticilerini, bu konuda yatırım önceliği sağlamaları için ikna çabamız var. Amacımız, üniversite ve fakültede bu yöntemin hayata geçmesi. Türkiye'de Hacettepe Üniversitesi’nde küçük bir laboratuarda çalışılıyor. Orada küçük organların plastinasyonunu yapıyorlar. Ama burada serginin birçok örneği için daha özel ve büyük yatırımlar gerekiyor.


Şu anda, koruma yönteminde sıvılar kullanılıyor. Sıvıların içindeki maddeler, çalışan insana hem fiziksel hem de çalışma zorluğu getiriyor. Kimyasallar rahatsızlık verdiği için uzun süre çalışılamıyor. Plastinasyon yönteminde bunların hiçbiri olmuyor. Kokusuz, rahatça, çıplak elle tutulabilen ve özel bir saklama koşulu gerektirmeyen örnekler ortaya çıkıyor. Hem eğitim hem de araştırma için kullanılabiliyor. Avantajlı bir yöntem ve uzun yıllar saklanabiliyor. Bir kere plastinatları yaptıktan sonra, kırıp dökmedikçe, yakıp yıkmadıkça teorik olarak sonsuza kadar kalabiliyor.''

''KADAVRA BULMAK GİDEREK ARTAN BİR ZORLUK''
Dr. Mehmet Üzel, üniversitelerin kadavra bulma konusunda giderek artan zorlukla karşılaştığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

''Kimi yöneticiler, yanlış dinsel ön yargılardan dolayı buna sıcak bakmıyor. Anatomi Derneği olarak Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan 'kimsesiz cenazelerin kadavra olarak kullanılmasında dinen bir sakınca var mı?' diye görüş aldık. Aldığımız görüşlerin hepsinde 'Sorun yoktur' denilmesine rağmen halen aşırı hassas davranıyorlar. Hem öğrenciler hem de eğitim alan uzmanlık öğrencileri için kolaylık istiyoruz. Çünkü kadavra hem öğrencilerin kullandığı bir şey hem de cerrahi asistanlarının ilk ameliyatlarında üzerinde çalışılacak materyal oluyor. Bizim için çok önemli. İnsan üzerinde ilk defa ameliyat yapmak yerine kadavra üzerinde çalışmak daha doğru.''

ÖĞRENCİLER DE MEMNUN
Tıp Fakültesi öğrencisi Osman Özmaya, sergide dersi işlemenin çok faydalı olduğunu ifade ederek, dersin iki boyutlu işlendiğini, üçüncü boyutu göremediklerini, burada vücudu daha ayrıntılı görme imkânı elde ettiklerini söyledi.

Organların, kılcal ve ana damarların, kemiklerin yerlerini gördüklerini anlatan Özmaya, ''Kafamızda bir insan iskeleti canlandı'' dedi.

Sergide hayvanların da yer aldığını, özellikle atın çok dikkat çektiğini belirten Özmaya, ''İnsan ata benzediği için kadavra niyetine, insan bulunmadığı zaman kullanılabilir diye düşündük. Doktor olarak en azından anatomiyi bilelim ki tedaviyi de iyi yapalım'' diye konuştu.

SİGARAYLA TANIŞMIŞ AKCİĞERLERİN GÖRÜNTÜSÜ
Sergide, sigara içen ve içmeyen insanların akciğerlerinin de gösterildiğini kaydeden Özmaya, sigara ile ilgili gerçeğin bu etkinlikte gözler önüne serildiğini anlattı.

Özmaya, serginin sonunda ''Beslenmenizi düzeltin, hastalıkları önleyebilirsiniz'' mesajının alındığını söyledi.

Öğrenci Mehmet Yunus Meydan da serginin kendisini çok heyecanlandırdığını ifade ederek, ''Çok güzel yapılmış. Her şeyi bir bütün olarak görüyorsunuz, anatomi, patoloji, fizyoloji... Tıp fakültesi öğrencisi olmayan için çok güzel bir nimet'' dedi.

''Body Worlds'' sergisi, 17 Aralık tarihine kadar görülebilecek.