D vitamini sentezi için kısa süreli güneş teması zorunlu iken, uzun süreli ve korumasız güneş ışınlarının görünürde kızarıklık, acı hissi, derinin su toplaması gibi rahatsız edici yan etkilere neden olduğunu belirten Dr. Can Mustafa Eren, “Ancak güneş ışınlarının uzun sürede görülen etkisi, adım adım hücresel yıkıma neden olmasıdır. Üstelik dünyada teşhis edilen tüm kanserlerin üçte birinin cilt kanseri olduğu belirtilmektedir” dedi.

İnsanların bazen keyfi, bazen de iş gereği güneş ışınlarına maruz kaldığını dile getiren Eren, “Çoğumuz bu ışınlardan bir şekilde korunmaya çalışıyoruz ancak, gerçekte ne kadar etkili konuyoruz?” diye sordu.

Güneş ışınlarına karşı mutlaka önlem alınması gerektiğinin altını çizen Dr. Can Mustafa Eren, şöyle devam etti:

"GÜNEŞE ÇIKMADAN 20 DAKİKA ÖNCE KORUYUCU KREM KULLANIN"

“Bir ürünün koruyuculuk değerini belirten SPF (Güneş koruma faktörü), ürünün ultraviyole ışınının yakıcı etkisine karşı cildi hangi düzeyde koruduğunu ya da güneş altında yanmaya başlamadan kalınacak süreyi ne ölçüde uzattığını gösterir. Örneğin SPF 15 olan bir ürün, koruma olmadığında yanığa neden olan ultraviyole değerinin 15 katı kadar koruma sağlar. Koruyucu olmadan cildimizde 10 dakikada oluşabilecek yanık hasarı, SPF 15 olan bir ürün ile (15x10) 150 dakikada olur. Ancak, yanlış bilinen bir şey de SPF değeri arttıkça aynı oranda korumanın artacağının sanılmasıdır. SPF 15 olan bir ürün yüzde 93 oranında korurken, SPF 30 olan bir ürün yüzde 97 oranında koruma sağlar. Unutulmaması gereken bir konu da hiçbir SPF değerinin yüzde 100 korumadığı ve etkili olabilmesi için güneşe çıkmadan en az 20 dakika önce sürülmesi gerektiğidir.”

Dr. Can Mustafa Eren, güneş altında uzun süre kalacak olanların güneş gözlüğü ve şapka takmayı ihmal etmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.