İSTANBUL - Ülkemizde kalp yetmezliği çeken kronik hasta sayısının 1 milyona yaklaştığı ve vakaların her geçen gün daha da arttığı belirtiliyor. Ancak uzmanlar, ciddi bir kalp krizi riskiyle karşı karşıya olan koroner arter hastalarının göğüste ağrı, baskı hissi, yokuş ya da merdiven çıkarken yorgunluk hissi gibi şikayetlere rağmen by-pass ameliyatı olmaktan korktuklarını söylüyor. Hastaların ameliyattan değil, ameliyat olmamaktan korkması gerektiğini söyleyen Kardiyovasküler Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Murat Mert, sıkıntı artıkça ameliyatın riskli hale geldiğine dikkat çekiyor.

Genel olarak klasik yöntemle, kalbi durdurarak ameliyat yaptıklarını belirten Prof. Mert, yöntem hakkında şunları söylüyor: “Bu şekilde yapılan ameliyatların sonuçlarının diğer alternatif yöntemlerle yapılan ameliyatlara oranla çok daha başarılı olduğunu bildiğimizden bu yöntemi tercih ediyoruz. Ancak bizim de çalışan kalpte de bu ameliyatı yaptığımız hastalarımız oluyor. Yöntem hastanın özelliklerine göre belirleniyor. Son yıllarda çok yeni bir yöntemle yapılan ameliyatlar ilgi çekici. Bizim de uyguladığımız ve gelecekte by pass cerrahisinde önemli yer tutacağına inandığımız Hibrid Cerrahi kalbin önündeki damara 4-5 cm’lik bir kesi ile biz by pass yaparken diğer iki damara kardiyolog arkadaşlarımız stent koyuyorlar. 3 damar hastası olan kişi 4-5 cm’lik bir kesi ile her üç damarı da yenilenmiş olarak 4-5 günde evine gidiyor. Bu yöntemle hasta kalp cerrahisi ve kardiyolojinin en gelişmiş olanakları birleştirilerek aynı hastada kullanılıyor.”

AMELİYATTAN SONRA KÖŞENİZE ÇEKİLİP OTURMAYIN
“Koroner by-pass ameliyatları hasta bir köşede otursun diye değil, bir an önce normal hayata dönsün diye yapılıyor” diyen Prof. Mert, amacın ameliyat olmuş birini artık kalp hastası statüsünden çıkarıp bir an önce normal hayatına döndürmek olduğunu söyledi. Mert’in verdiği bilgiye göre, hastalar ameliyattan sonra 5-6 gün hastanede yatıyor. Bir hafta da evde istirahat ettikten sonra hasta küçük yürüyüşlere, sokağa çıkamaya başlıyor. Bir, bir buçuk ay sonra da kademeli olarak normal hayatına dönebiliyor ve işlerine gidecek duruma geliyor.

AMELİYATTAN 20 GÜN SONRA CİNSEL HAYATA!
By-pass ameliyatı olan kişinin bir-bir buçuk ay sonra bütün aktivitesini geri kazanabildiğini belirten Prof. Mert, “Ameliyattan 20 gün sonra da kontrollü olarak cinsel hayatını yeniden kazanabilir. Tabii aşırı efor harcanmaması gerekir. İlaçlar kadar hatta daha önemli olan şey yürüyüş yapmak. Kısa kısa başlayıp kademeli olarak doktorun söylediği şekilde artırılacak yürüyüşler ilaçlar kadar etkili, hatta ilaçlardan daha önemli” uyarısında bulundu.

NORMAL HAYATA DÖNÜŞÜ HIZLANDIRAN ALTIN ÖNERİLER
Kardiyovasküler Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Murat Mert’in ameliyat sonrası normal hayata dönebilmek için dikkat edilecek noktalar hakkında söyledikleri ise şöyle:

• Kesinlikle sigara içmeyin: Sigara, by-pass hastaları için normal insandan daha zararlı. Çünkü kalbe yeni konan damarlar sigaraya kalbin kendi damarlarından daha duyarlı oluyor. Bu yüzden çok daha çabuk tıkanıyor. Sigaraya devam edenlerin by-pass ameliyatı olmalarının bir anlamı yok. Sigara içmeye devam ederlerse konan damarlar çok kısa sürede erkenden tıkanma riski altında oluyor. Ameliyat sonrası 10’uncu günden itibaren haftada 3-4 gün bir veya iki kadeh içkiye müsaade ediliyor.

• Kendinizle yarışmayın: Eve döndükten bir hafta sonra küçük yürüyüşlere başlanmalı. Hasta kendini rahat hissettiği kadar yürümeli. Yorulduğunda bırakmalı. Ameliyat sonrası akciğer kapasitesi sınırlıdır. Amaç küçük yürüyüşlerle bunu açmak, normal seviyeye getirmek. En tehlikeli şey kişinin kendiyle yarışması, kendini denemesi. “Yoruldum ama biraz daha idare edebilirim, biraz daha dişimi sıkayım” demek ameliyattan sonra yapılacak en büyük hata. Yavaş yavaş yürüyüşü tekrarladıkça bu mesafeler uzayacaktır. Amaç birinci ay sonunda haftada 5 gün en az 35-40 dakika yürünmesini sağlamak.

• Ağır diyetlere gerek yok: Ameliyat sonrası erken dönemde çok önemli bir yiyecek kısıtlaması yok. Hasta büyük bir ameliyat geçirdiği için cerrahi yaraları oluyor. İyileşme süreci için de bol protein ve kalori ihtiyacı doğuyor. Çok ağır yiyecekler olmadıkça, yüksek tansiyon ya da şeker hastası değilse çok ciddi bir yiyecek kısıtlaması yapılmıyor. Üç ve dördüncü aylarda hastanın bütün testlerini yeniden görüp şekerine, kolesterolüne göre bir diyet programı veriliyor.