Kafkas Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Osman Engin, Türkiye'de yeni bir aile modelinin geliştiğini, ailenin önemli üyelerinden olan dede ve ninenin bu aile yapısı içinde yer almadığını söyledi.

Çocuk gelişimi açısından bakıldığı zaman dede ve nine figürlerinin çocuğun sosyal, psikolojik ve kültürel gelişimde vazgeçilmez bir noktada bulunduğunu ifade eden Engin, ''Dede ve nine modeli, geniş aileden çekirdek aileye geçişte sistemin dışına itildiği zaman önemli bir ekonomik kayba da neden oluyor. Günümüzün çekirdek aile modelinde anne ve baba çalışıyor, çocuk da tek başına kalıyor. Çocuk, 0-6 yaş arasında edinmesi gereken davranışları elde edemiyor ve tamamen yalnızlığa itilmiş oluyor'' dedi.

Engin, anne ve babanın mükemmelci, dede ve ninenin ise gelenekselci olduğuna değinerek, şunları kaydetti: ''Dede ve ninenin 50-60 yıllık tecrübe bahçesinin kahramanları torunlar. Torun hata yapabilir, hata yapsa da yine o bahçenin kralları ve kraliçeleri. Çocuk dede ve ninesini sığınacağı bir liman şeklinde görüyor. İşte bu yapının çocuğun sosyal, psikolojik ve kültürel yapısının gelişiminde çok önemli etkileri var. Aslında dede ve nine sistemin vazgeçilmez değerlerindendir. Dolayısıyla bu iki önemli figürün aile dışında bırakılmaması gerekiyor.''

''GENÇLERE DEDE VE NİNE FİGÜRÜ KAZANDIRILMALI''
Engin, dede ve nine figürünün gençlere eğitim sistemiyle kazandırılması gerektiğini, batı toplumlarında bu tür eğitim faaliyetlerinin büyük önem kazandığını söyledi. Türk toplumunda da bu eğitimlerin gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade eden Engin, ''Dede ve nine çocukların psikolojik ve sosyal gelişimine katkı sağlamalı. Çocukların teslim edilebileceği merhamet kucaklarının var olması lazım. O açıdan bunu çok önemsiyorum. Bu konuda çalışma yapan sivil toplum kuruluşlarına daha fazla çalışmalarını öneriyorum. Dede ve ninesinde uzakta büyüyen çocuklarının iletişim becerilerinin iyi olmadığı ortaya çıkıyor. Yani anne ve babasının çalıştığı bir ortamda ve çocuğa verilmesi gereken sosyal, psikolojik ve kültürel değerlerin verilmediği bir aile yapısında dede ve ninenin yokluğu gerçekten fark ediliyor'' dedi.